EDEB─░YAT D├ťNYAYI DE─×─░┼×T─░R─░R mi?

ÔÇťYaya ├ľncelikli TrafikÔÇŁ ya da┬á EDEB─░YAT D├ťNYAYI DE─×─░┼×T─░R─░R mi?

Ne alaka? Yaya ├Âncelikli trafi─čin edebiyatla ilgisi ne ola? B├Âyle bir soru sorulmal─▒d─▒r. ├ľnce malumun ilam─▒na bakal─▒m: Bizde 2019ÔÇÖda -fark edilen demeyeyim haydi- g├╝ndeme getirilen ÔÇťyaya ├Âncelikli trafikÔÇŁ ger├žekli─či AvrupaÔÇÖda en az 50 y─▒ld─▒r caridir. (┼×imdi, b├Âyle dedim diye ÔÇśAvrupa hayran─▒ÔÇÖ yarg─▒lamas─▒na muhatap olabilirim.) D├╝nyan─▒n az ├žok geli┼čmi┼č her yerinde yayalar─▒n ge├žebilece─či yatay ├žizgilerle belirlenmi┼č alanlar vard─▒r. S├╝r├╝c├╝ buralardan temkinli ge├žer ve kar┼č─▒ya ge├žmek ├╝zere haz─▒rlanan bir yayay─▒ g├Âr├╝r g├Ârmez en az 5m ├Âtede durur. Hele de yaya hamle yapt─▒ ise zinhar yakla┼čmaz. Yasaklar─▒n delinmesinin bir h├╝ner veya art─▒ bir vas─▒f san─▒ld─▒─č─▒ bizde, kendisi i├žin tahsis edilmi┼č bu alanlar─▒ kullanmaya ├žal─▒┼čan yayalar─▒n can─▒n─▒ zor kurtard─▒─č─▒ da bir vak─▒ad─▒r. ├ľte yanda hi├žbir yaya da trafi─čin akt─▒─č─▒ yayalar i├žin bir i┼čaret bulunmayan bir yerden kar┼č─▒ya ge├žmek ├╝zere harekete ge├žmez. Gelelim bunun edebiyatla ilgisine:

Genelde sanat─▒n; ├Âzelde, g├╝zel sanatlar─▒n fonetik kolu olan edebiyat─▒n elbette bir amac─▒ vard─▒r. B├╝t├╝n adland─▒r─▒lm─▒┼č veya kodlanm─▒┼č i┼č, meslek ve bilim dallar─▒na bir ihtiyaca mebni olarak bir alan a├ž─▒lm─▒┼č ve bir hedef belirlenmi┼čtir. Konumuz tam da burada ÔÇťyaya ├Âncelikli trafikÔÇŁ ile ilgilidir. Yine malumu ilam: Trafik kurallar─▒n─▒, herhangi bir ├╝lke veya ├╝lkelerden birinde bir bilim adam─▒ veya falan ├╝lkenin ad─▒ belirli bir bilim heyeti belirlemi┼č de─čildir. Elbette bununla ilgili toplant─▒lar olmu┼čtur, kararlar al─▒nm─▒┼čt─▒r, uygulamalar olmu┼čtur; ama bunlara bir ad vererek ÔÇś┼čuÔÇÖ demek m├╝mk├╝n de─čildir. Demek ki bu kurallara, kurallar─▒n i├žinden ├ž─▒kan trafik i┼čaretlerine deneme-yan─▒lmalarla, yer yer ├Âdenmi┼č ac─▒ bedellerle ula┼č─▒lm─▒┼čt─▒r. O halde trafik, kendi kurallar─▒n─▒ yine kendisi belirlemi┼č; hatta bu kurallardan ne┼čet eden i┼čaretlerin adlar─▒n─▒ bile kendisi koymu┼č ve bu konuda insanlar─▒ istihdam etmi┼čtir diyebiliriz. Bu sebeple olmal─▒, trafik kurallar─▒ i├žin ÔÇťevrenselÔÇŁ s─▒fat─▒ yak─▒┼čt─▒r─▒lm─▒┼č ve bu kurallar ├╝zerinde (eskilerin tabiriyle┬ámuttefekun aleyh┬ábir h├╝k├╝mde) ortak bir mutabakat sa─članm─▒┼čt─▒r. Bu yarg─▒n─▒n da belirlenmi┼č, imlenmi┼č bir sahibi yoktur. Kimse ├ž─▒k─▒p da buna itiraz etmemi┼č ve kim s├Âyl├╝yor bunu diye de sormam─▒┼čt─▒r ┼čimdiye kadar. B├Âyle bir soru nas─▒l abes kar┼č─▒lan─▒rsa; bu kurallar nas─▒l ki s├╝re├ž i├žinde kendi yasalar─▒n─▒ koyup onu kullanacak olanlara kendisini dayatt─▒ysa; sanat da b├Âyledir. ┼×imdi konuyu a├ž─▒mlayabiliriz:

Sanat, kendi kullar─▒n─▒ kendisi belirler ve onu kendisi ile me┼čgul olanlara dayat─▒r. (Bu┬ádayatma┬ákelimesi, ├ža─čr─▒┼č─▒m─▒ ve duygu de─čerindeki zay─▒fl─▒k sebebiyle bana da sevimli gelen bir kelime de─čil ama burada, en az─▒ndan eri┼čti─čim zamanlarda g├Ârd├╝─č├╝ ilgi sebebiyle kullanaca─č─▒m.) Siz ┼č├Âyle veya b├Âyle sebeplerle mesela kurals─▒zl─▒k huyunuz depre┼čir de sanat─▒n yasalar─▒na uymazsan─▒z, ├╝retiminizin niteli─čine ili┼čkin bir problem ├ž─▒kar ortaya. (Buna de─činece─čiz). Bu ├žer├ževede, dayatanlar─▒n en g├╝zeli Tanr─▒ÔÇÖd─▒r. D├╝nyaya gelirken gelmek istemiyorum diyemedi─čimiz gibi Azrail g├Ât├╝rmek ├╝zere kolumuza girdi─činde de gitmek istemiyorum diyemeyiz. AllahÔÇÖ─▒n saniÔÇÖ ěÁěž┘ćě╣ s─▒fat─▒n─▒n insan taraf─▒ndaki yans─▒mas─▒ olan sanat da yine OÔÇÖnun H├ól─▒k ┬áě«ěž┘ä┘é ┬ás─▒fat─▒n─▒n insandaki izd├╝┼č├╝m├╝ olan ibdaÔÇÖ ( ěžěĘě»ě╣ veya┬á ěúěĘě»ěžěí) da bu d├╝zlemde bir dayatma ile ger├žekle┼čir. Bu dayatanlar, dayatanlar─▒n; dayatmalar da dayatmalar─▒n en makbul olan─▒d─▒r ku┼čkusuz. Bu sebeplerle; insan taraf─▒ndan gelebilecek her bask─▒ya, varl─▒─č─▒na m├╝dahale anlam─▒na gelebilecek dayatmalara ilk elde kar┼č─▒ ├ž─▒kan (kar┼č─▒ ├ž─▒kmas─▒ gereken) sanat├ž─▒, sanat─▒n bu dayatmas─▒ndan ho┼čnuttur; ├ž├╝nk├╝ eserini buna bor├žludur.

Di─čer bilim dallar─▒ndan farkl─▒ olarak g├╝zel sanatlar, kendi hedefini (ya da amac─▒n─▒) kendisi belirler, demi┼čtik. Sanat─▒n kendi kurallar─▒n─▒ yine kendisinin belirlemesi elbette ak┼čamdan sabaha olmam─▒┼č, bu, y├╝zy─▒llar─▒ bulan bir s├╝re├ž i├žinde ger├žekle┼čmi┼čtir. Bu ├Ânemli bir farkt─▒r. Bu ┼č├Âyle olmu┼čtur: Sanat, sanat├ž─▒n─▒n, -├že┼čitli m├╝lahazalarla- istedi─či gibi tasarruf edebilece─či bir alan de─čildir. S├Âz geli┼či, bir romanc─▒ kahraman─▒na, bir ressam zihninde kurgulad─▒─č─▒ nesneye, bir m├╝zik adam─▒ notalara istedi─či gibi m├╝dahale edemez. Elbette nihayetinde eserin yarat─▒c─▒s─▒d─▒r sanat├ž─▒; evirir, ├ževirir, yontar. Ne ki bunu; esere keyfi m├╝dahalelerle, ba┼čka deyi┼čle, sanat─▒n belirledi─či ├žizgilere, onun tabiat─▒na basa basa y├╝r├╝yerek ger├žekle┼čtiremez. ─░lk itiraz sanat─▒n kendisinden gelir ve ÔÇśdurÔÇÖ der.┬á Bu ikaz─▒ kulak ard─▒ eden sanat├ž─▒ da eseri de b├╝y├╝k yara al─▒r. Bu sebeple hi├žbir sanat├ž─▒ bunu g├Âze alamaz. Keyfiyete direnenler ├ž─▒karsa bunun bedelini ├Âdedikten sonra er ge├ž hizaya gelir. T─▒pk─▒ bizde 50 y─▒l sonra ÔÇťyaya ├Âncelikli trafikÔÇŁ kural─▒na 2019ÔÇÖlarda gelindi─či gibi. Evrensel dedi─čimiz ┼čey de budur ve sanat da evrenseldir.

┼×imdi soruyu soral─▒m: Kendi kural─▒n─▒, hedeflerini ve icra ┼čartlar─▒n─▒ kendisi belirleyen sanat─▒n hedefleri aras─▒nda toplumu de─či┼čtirmek var m─▒d─▒r? Penceremizi edebiyat d├╝zlemine ├žekip ├Âzelle┼čtirerek soruyu ┼č├Âyle de sorabiliriz: Edebiyat d├╝nyay─▒ de─či┼čtirir mi; ya da edebiyat─▒n b├Âyle bir hedefi var m─▒d─▒r? Bize g├Âre d├╝nyay─▒ de─či┼čtirmek veya toplumun ekonomik g├Âstergelerini yukar─▒ ├žekmek ya da trafik kurallar─▒na uymay─▒ temin etmek edebiyat─▒n amac─▒ da g├Ârevi de de─čildir. Edebiyat d├╝nyay─▒ de─či┼čtirmese bile onun karakterini d├Ân├╝┼čt├╝rebilir. Sanat; genelde d├╝nyay─▒, ├Âzelde e┼čyay─▒ anlamay─▒, anlamland─▒rmay─▒ ve o arada onu g├╝zelle┼čtirmeyi ama├žlar. Ba┼čka bir ifadeyle sanat, hakikate giden yolda bize pencereler a├žar. Bu pencerelerden sanat├ž─▒ olan da olmayan da istifade eder. Herkesin hakikati farkl─▒ olabilir, sanat├ž─▒n─▒n hakikat anlay─▒┼č─▒ da farkl─▒ olabilir; sonu├ž ayn─▒d─▒r: Sanat, bakt─▒─č─▒m─▒z her ┼čeye g├╝zel olan─▒n penceresinden bakmay─▒, i├žimizi g├╝zelle┼čtirmeyi, g├╝zel olan─▒ de─čil sadece fark─▒ da g├Ârmeyi hedefler. ─░├ži g├╝zelle┼čen bir insan, kazand─▒klar─▒n─▒ kaybetmedik├že, kolay kolay ├žirkin, kaba ve hoyrat olan bir eylemin i├žinde olmaz.

Sanat─▒n ├Ânceli─či yine sanatt─▒r. Bu, tam da, bir keyfiyeti anlatmak i├žin isabetli bir ifade olan ÔÇťyaya ├Âncelikli trafi─čeÔÇŁ benzer. Bu b├Âyledir diye trafi─čin kendisini ÔÇśyayalarla ili┼čkilerÔÇÖe hasretmek veya onunla s─▒n─▒rland─▒rmak nas─▒l yanl─▒┼č ise sanat─▒ da ÔÇťtoplumu ya da devleti imarÔÇŁ hedeflerine m├╝nhas─▒r k─▒lmak veya onunla ile s─▒n─▒rland─▒rmak da ├Âyle yanl─▒┼čt─▒r. Bu olacaksa hi├žbir zorlama ya da dayatma olmaks─▒z─▒n, kendi do─čal ak─▒┼č─▒ i├žinde ger├žekle┼čir. Sanat sosyal hayata bakan y├╝z├╝n├╝ ne ├Âncelikleri aras─▒na al─▒r ne de onu b├╝t├╝n├╝yle d─▒┼člar. Saha a├ž─▒l─▒rsa bunda sanat─▒n (o da de─či┼čtirmekten ├žok d├Ân├╝┼čt├╝rme i┼čleviyle) elbette etkili bir pay─▒ olabilir; ama onun amac─▒ da ├Âncelikleri de bu de─čildir. Bu olursa, bu kez sanat─▒n -dolay─▒s─▒yla edebiyat─▒n- ├╝retme kapasitesi daral─▒r ve tek bir alanla s─▒n─▒rland─▒r─▒lm─▒┼č olur. O sebeple; b├╝y├╝k devlet olabilmi┼č, insanl─▒─ča katk─▒ sunmu┼č b├╝t├╝n devletler; sanat─▒, sanat├ž─▒y─▒ ve sanat eserlerini birinci derecede ├Ânemsemi┼člerdir.

DEVAMI --››
─░NTERAKT─░F EDEB─░YAT D├ľNEM─░ (mi?)

├ľyk├╝ ve Ele┼čtiri Yeni Bir D├Âneme mi Giriyor?

Yer├╝st├╝ ve yeralt─▒ imk├ónlar─▒n─▒n sonuna kadar kullan─▒ld─▒─č─▒, yapay zek├ón─▒n ve s├╝personik u├žaklar─▒n g├╝ndeme girdi─či interaktif zamanlara erdik. Postmodernizmin verilerinin k├Ât├╝ kullan─▒m─▒ndan yapay bir anlat─▒ma (benim siborg* edebiyat dedi─čim anlat─▒ms─▒zl─▒k ki eski edebiyatta kar┼č─▒l─▒─č─▒ kelam-─▒ gam├╗zedir); i├žinden insan─▒n ├žekildi─či humonoid (insans─▒) bir ├Âyk├╝ye veya romana; bu ikisinin birle┼čimi diyebilece─čimiz simulakr bir edebiyata do─čru gidi┼č mi var diye sorgulanmal─▒d─▒r.[i] Bu sadece ├Âyk├╝ i├žin de─čil ┼čiir i├žin de d├╝┼č├╝n├╝lebilir. Buna bir i┼čaret olarak de─činip konuyu ele┼čtiriye a├žarak ba┼čka bir boyuta ge├žmek istiyorum.

Deneysel edebiyat─▒n yamac─▒nda k─▒m─▒lday─▒p duran┬ádijital edebiyat┬áya da bizim┬ádenetimli edebiyat dedi─čimiz interaktif (etkile┼čimli) edebiyat d├Ânemi mi g├Âr├╝n├╝yor ufukta? B├Âyle bir soru sorulmal─▒d─▒r.

Bize bunu ilk haber veren Mihail Bakhtin idi elbette. Edebiyat─▒m─▒zda bu d├Ânemi ilk g├Âren yazar, Hasan BoynukaraÔÇÖd─▒r. Konuyu risk alarak ilk omuzlayan; bu avangart ├ž─▒k─▒┼ča ilk ├Ânc├╝l├╝k eden yay─▒nc─▒ ise Adnan Mecit Y├╝ksel (Bilge K├╝lt├╝r Sanat)ÔÇÖi de anmam─▒z gerek.

Okuyucu bu metinlerle, daha ├Ânce Hasan BoynukaraÔÇÖn─▒n┬áHibrit Hik├óyelerÔÇÖi, sonra Mustafa EverdiÔÇÖnin┬áK─▒l├ž─▒kl─▒ Hik├óyelerÔÇÖi ile kar┼č─▒la┼čm─▒┼čt─▒. (Everdi daha sonra yine ayn─▒ yay─▒nevinden bu t├╝rde ikinci kitab─▒┬áMetropol M├╝cahidiÔÇÖni ├ž─▒kard─▒.) Bu hibrit (ala┼čman) metinler, metne okuyucuyu da katarak┬ádenetimli metin d├Ânemine girildi─čini de haber veriyor diyebiliriz.
Edit├Ârl├╝k, kimilerine g├Âre ÔÇťiÔÇÖrapta mahali┬á olmayan ├ÂnemsizÔÇŁ bir i┼č. Yaz─▒k ki bizde edit├Âr tashih i┼čleriyle u─čra┼čan, sa─ča sola ko┼čturan, reklam g├Ârevlisi gibi ├žal─▒┼čt─▒r─▒lan ÔÇś├Ânemsiz bir elemanÔÇÖd─▒r; dolay─▒s─▒yla yay─▒nevlerine edit├Âr dayanmaz. Oysa bir kitab─▒n yay─▒mlanmas─▒nda edit├Âr├╝n i┼člevi ├žok ├Ânemlidir. Bunu BeydabaÔÇÖdan Kelile ve DimneÔÇÖnin edit├Ârl├╝─č├╝n├╝ ├╝stlendi─čimde anlad─▒m bendeniz de. Kitab─▒n ├ževirisi Fars├ža asl─▒na sad─▒k kal─▒nd─▒─č─▒ i├žin bizim de─čerler manzumemize uymuyordu; dahas─▒ ayn─▒ anlama gelen c├╝mle tekrarlar─▒yla doluydu kitap. O kitaba harcad─▒─č─▒m zaman bir kitab─▒ yazmaya bedel idi. S├Âz├╝n buras─▒nda, bir kitab─▒n ├╝retim faaliyetinin sinema ile ├žok benze┼čen taraflar─▒ oldu─čunu s├Âyleyece─čim:

Sineman─▒n sanatsal boyutunun fark─▒nda olmayan s─▒radan seyirci y├Ânetmeni tan─▒maz, yap─▒mc─▒y─▒ ise merak bile etmez; sadece oyuncular─▒ konu┼čur o. Sineman─▒n sanatsal bir faaliyet oldu─čunu bilen seyirci ise g├Ârd├╝klerinin arka plan─▒n─▒ g├Âz ard─▒ etmez. O yap─▒mc─▒y─▒ ve y├Ânetmeni atlamaz. O bilir ki yap─▒mc─▒ filmin ├žekilmesinde ilk derecede irade sahibi ve ekonomik maliyeti ├╝stlenen ki┼čidir. Y├Ânetmen ise ├Âncelikle, yap─▒mc─▒y─▒┬áb├Âyle bir f─▒lmi neden ├žekmesi gerekti─čine ikna eden ve filmi; estetik, g├Ârsel, teknik, yerindelik vb. bak─▒mlar─▒ndan perde gerisinde kotaran ki┼čidir.┬á Ticari kayg─▒lar─▒ ├Âne ├žeken filmler hari├ž, sineman─▒n sanatsal boyutunu iyi bilen sinema ele┼čtirmeleri ve meseleyi bilen seyirci bir filme bu b├╝t├╝nl├╝kten bakar ve adland─▒rmalar─▒n─▒ da de─čerlendirmelerini de bu pencereden yapar. Yay─▒nc─▒l─▒k ile sinema aras─▒ndaki ili┼čki tam da buradad─▒r. Ayn─▒ ┼čey kitaplar i├žin de caridir: Yay─▒nc─▒y─▒ bir esere ikna eden ve onu mutfakta kotaran ki┼či yay─▒n y├Ânetmeni(edit├Âr)ÔÇÖdir. Yay─▒nc─▒, bazen bu ikisini de ├╝stlenebilir. Yazar, yay─▒nc─▒l─▒kta, sinemadaki senaristin ve oyuncunun konumundad─▒r. Bunun d─▒┼č─▒nda emektarlar vard─▒r; g├Ârsel y├Ânetmen (kapak tasar─▒m sanat├ž─▒s─▒) sayfa edit├Âr├╝, musahhih gibiÔÇŽ

Kurmaca metinlerle s─▒n─▒rl─▒ olmak kayd─▒yla ├žal─▒┼čt─▒─č─▒m yay─▒nevine edit├Âryal deste─čimiz var. Bu destek; hik├óyeye ivme kazand─▒rabilir miyim; yeni ve avangart ├ž─▒k─▒┼člara katk─▒m olabilir mi, na├žizane ke┼čfetti─čim gen├ž yetenekleri edebiyata kazand─▒rabilir miyim d├╝┼č├╝ncesi ile ba─člant─▒l─▒d─▒r. Bu d├╝┼č├╝ncemiz iki noktada u├ž verdi. Biri, gen├ž ├Âyk├╝c├╝ Recep Kayal─▒ÔÇÖn─▒n Nisan ba┼člar─▒nda ├ž─▒kan┬áTa┼č─▒n Dedi─či┬ákitab─▒ ile ├žok ├Ânemli bir ├ž─▒k─▒┼č yapmas─▒d─▒r. Bu kitab─▒ okuyanlar, abart─▒p abartmad─▒─č─▒m─▒z─▒ anlayacaklard─▒r. Di─čeri de 2018 sonlar─▒nda ve 2019 ba┼člar─▒nda interaktif edebiyat alan─▒nda devrim niteli─činde ├žal─▒┼čmalara imza at─▒lm─▒┼č olmas─▒d─▒r. Bu i┼čin bir hik├óyesi var:

Kurmacada usta bir isim olan dilbilimci (─░ngilizce) Prof.┬áHasan Boynukara┬ábir s├╝redir FacebookÔÇÖta hibrit hik├óyeler yaz─▒yordu. ─░lgin├ž olan bu hik├óyelere okuyucu da yorumlar─▒yla kat─▒l─▒yor ve hik├óyeyi denetliyordu. Benim ala┼čman dedi─čim bu hibrit-melez ├Âyk├╝lerin bir ├ž─▒k─▒┼č─▒n da habercisi oldu─čunu bu ├žal─▒┼čmalar yay─▒mlan─▒rken d├╝┼č├╝nm├╝┼čt├╝m. Hik├óyeler olduk├ža ilgi g├Âr├╝yordu. Bendeniz de bir├žok ├Âyk├╝ye yorumlar─▒mla kat─▒lm─▒┼čt─▒m okuyucu s─▒fat─▒mla. Ku┼čkusuz -tam b├Âyle olmasa da- bu tarza giden yolu Mihail Bakhtin (Karnaval kuram─▒yla) a├žm─▒┼čt─▒; fakat BoynukaraÔÇÖn─▒n hik├óyeleri BakhtinÔÇÖin ├Âng├Âr├╝s├╝n├╝n de ├Âtesinde idi. BoynukaraÔÇÖya bu hik├óyelerin yay─▒mlanmas─▒ gerekti─čini hep s├Âyledim; ama ├žal─▒┼čt─▒─č─▒m yay─▒nevi yoktu akl─▒mda. Adnan BeyÔÇÖin -yeniliklere a├ž─▒k olsa da- ucu belirsiz oldu─ču i├žin riske girmeyebilece─čini d├╝┼č├╝n├╝yordum. Her yay─▒nevi de bu i┼či ├╝stlenmeyebilirdi ├ž├╝nk├╝. Konu┼čal─▒m bir dedik. Yay─▒nc─▒ya konuyu a├žt─▒m. Dosyay─▒ bir g├Âreyim abi, dedi. Bunu deyince umutland─▒m. Konu┼čtuk. Konu┼čmam─▒zda alt yap─▒ haz─▒rlanm─▒┼čt─▒. Derken┬áHibrit Hik├óyeler┬áad─▒yla dosya geldi. Dosyay─▒ okur okumaz┬á karar verdi Adnan Bey: ÔÇťAbi ben bu dosyaya girece─čim. Bu ├žok farkl─▒ bir ┼čey. Edit├Ârl├╝─č├╝n├╝ ├╝stlenirsen ba┼člayal─▒m,ÔÇŁ dedi. Ba┼člad─▒k. Piyasaya h├ókim olan edebiyat duvarlar─▒ hen├╝z a┼č─▒lamam─▒┼č ise de kitap beklenen ilgiyi okurundan fazlas─▒yla g├Ârd├╝. Derken Mustafa Everdi┬á┬áK─▒l├ž─▒kl─▒ Hik├óyelerÔÇśi ne┼čretti. O hik├óyeler de sosyal medyada payla┼č─▒lm─▒┼č ve ola─čan├╝st├╝ ilgi g├Ârm├╝┼čt├╝. Kitap k─▒sa s├╝rede bitti. Everdi o h─▒zla┬áMetropol M├╝cahidiÔÇÖni yazd─▒. Bu eser de ├žok enteresan. ─░roni ustas─▒ Everdi,┬áMetropol M├╝cahidiÔÇÖnde ÔÇťi├žeriyeÔÇŁ derin ele┼čtiriler de getiriyor. O da ├ž─▒kt─▒ ve hak etti─či ilgiyi g├Ârece─činden hi├ž ku┼čkum yok.
Bu avangart ├ž─▒k─▒┼čtan ÔÇťsa─č─▒r sultanlar─▒nÔÇŁ hen├╝z haberi yok tabii.
Burada ad─▒ ge├žen emektarlar─▒n nas─▒l bir ├ž─▒k─▒┼ča imza att─▒klar─▒n─▒ en do─čru, zaman g├Âsterecektir ┼č├╝phesiz.

Bu kitaplarla ilgili sosyal medyadaki yorumcular─▒n ilgileri tazeli─čini h├ól├ó koruyor. Hemen her g├╝n yorumlar yap─▒l─▒yor. Kitaplar hakk─▒nda yazanlar─▒n veya yorumcular─▒n; -yazarlar─▒m─▒z─▒n eneÔÇÖlerini k├Âp├╝rtme yar─▒┼č─▒ndan uzakla┼čarak-; kitaplar─▒n asl─▒nda ne yapt─▒─č─▒na, i├žeri─čine, diline ve bi├žemine, metin okuma d├╝zlemine daha fazla y├Ânelmeleri; o arada eserin nesebini, edit├Âryal k├╝nyesini de atlamamalar─▒ gerekir. Bu hakkaniyetin de gere─čidir. Bu vesileyle yazarlar─▒m─▒z, kurguyu acaba fazlaca ‘ger├žek’ten mi yontuyorlar, diye d├╝┼č├╝nd├╝m. Everdi ve Boynukara, kurguyu hayalden yontmaya da y├Ânelirlerse daha farkl─▒ y├Ânsemeler┬á ve ufuklar belirecektir.

Bu ├žal─▒┼čmalar─▒n ├Âzelde ├Âyk├╝m├╝z, genelde edebiyat─▒m─▒z i├žin yeni ve hay─▒rl─▒ geli┼čmelere vesile olaca─č─▒n─▒ ve ├Âyk├╝de bir ├ž─▒─č─▒r a├žaca─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝n├╝yorum. B├╝t├╝n hik├óyelerin bu tarzda yaz─▒lmas─▒ gerekti─čini s├Âylemiyorum. Hay─▒r; s├Âyledi─čim bu de─čil; buna gerek de yok. Bu ├ž─▒k─▒┼č; ├Âyk├╝ye ufuk a├žacak ve okuyucu denetimli ba┼čka bi├žimlere kap─▒ aralayacakt─▒r. Bu ├žal─▒┼čmalar, ÔÇśben yazd─▒m olduÔÇÖ d├Ânemini kapatmakla kalmayacak e┼č zamanl─▒ olarak ele┼čtiriyi de etkileyip d├Ân├╝┼čt├╝recektir. And─▒─č─▒m─▒z hibrit ├Âyk├╝lerdeki okuyucu yorumlar─▒ bunu haber veriyor. Bu ger├žekle┼čirse, bir t├╝rl├╝ sa─čl─▒kl─▒ i┼člemeyen ele┼čtiri ba┼čka bir d├╝zlemde i┼člerlik kazan─▒r. Bu, ele┼čtiri ad─▒na da bir kazan├ž olur.

___________________________
(*) Burada ge├žen kavramlar─▒ edebiyat i├žin ├Âd├╝n├ž ald─▒─č─▒m─▒z yerler ve bunlar─▒n anlam ├žer├ževesi:
Cyborg (siborg)     : Biyolojik bir terim. Yapay zekâ ürünü olan. Mesela; elektronik, mekanik veya robot) kısımları olan nesnelere verilen isimdir.
Humonoid             : Teknolojik terim. İnsansı. İnsana benzeyen nesne hayvan veya robot. Bir cyborg türü.
Sim├╝lakr┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á : Bir ger├žeklik olarak alg─▒lanmak isteyen g├Âr├╝n├╝m. Alg─▒y─▒ yan─▒lsamaya u─čratan ┼čey. Simule etmek; ger├žek olmayan bir ┼čeyi ger├žekmi┼č gibi sunmak, g├Âstermek. S├╝m├╝le: Bir ┼čeyin ger├že─či de─čil k├╝├ž├╝lt├╝lm├╝┼č maket taklidi.┬á J. Baudrillard sosyolojiye aktarmal─▒ kulland─▒.┬áHipergerge├žkelik┬áde diyor Baudrillard buna Sim├╝lasyon ger├že─čin modellerde ÔÇťvarl─▒kÔÇŁ kazanmas─▒. Sim├╝lasyon, davran─▒┼člara┬á-m─▒┼č gibi yapmak┬áolarak yans─▒r.
Bu kavramlar edebiyat i├žin de aktarmal─▒ kullan─▒larak baz─▒ yorumlara ula┼č─▒labilir.

DEVAMI --››
N─░SAN AYI ETK─░NL─░KLER─░

1- Edit├Âr ve yazar ─░smail Turan, hik├óyelerimizle ilgili 12 Nisan 2019 Cuma g├╝n├╝ saat 15.00’te K─▒rklaereli ├ťniversitesi Uluslararas─▒ Rumeli Sempozyumu’nda “Recep Seyhan’─▒n Hik├óyelerinde Nesne-Birey ─░li┼čkileri” konulu bir bildiri sundu. Metin bilahere ├ťniversitenin hakemli dergisinde yay─▒mlanaca─č─▒ i├žin┬á ├žal─▒┼čman─▒n ├Ânceden ba┼čka bir yerde yay─▒mlanmas─▒n─▒n uygun olmayaca─č─▒ bilgisini ald─▒k. O sebeple k─▒sa s├╝re sonra S─░TEM─░ZDEN KALDIRILDI.
2- 17 May─▒s 12019 ├çar┼čamba g├╝n├╝ saat 10’da ├ťsk├╝dar Fatih Sultan Mehmet ├ťniversitesi T├╝rk Dili Edebiyat─▒ b├Âl├╝m├╝
├Â─črencileri ve kat─▒l─▒mc─▒ misafirlerin bulundu─ču Atikvalide’deki kamp├╝s salonunda EBUCEH─░L KAPRUZU ve 15 Temmuz konu┼čuldu.. Oturumu ilgili ├╝niversitenin Yeni T├╝rk Edebiyat─▒ b├Âl├╝m ba┼čkan─▒ Prof. ┼×aban Sa─čl─▒k y├Ânetti.

DEVAMI --››
─░STANBUL ├ľYK├ťLER─░[1]

┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á Bu ┼čehr-i Stanbul ki b├«-misl ├╝ behad─▒r
            Bir sengine yek pare Acem mülkü fedadır
                                                           Nedim

─░stanbul bizzat kendisi bir hik├óyedir; yakla┼č─▒k 1600 y─▒ll─▒k bir hik├óyedir bu. D├Ârt imparatorlu─ča (Roma, Latin, Bizans ve Osmanl─▒) ba┼čkentlik etmi┼č bu m├╝stesna ┼čehir,┬á ─░slamla┼čt─▒ktan sonra hik├óyeler ├╝retmeye devam etti. ┼×airin ifadesiyle ÔÇťa─člayan─▒ bile bahtiyarÔÇŁ olan ─░stanbulÔÇÖa bir kez gelen oraya bir daha gelmeden duramaz. ─░stanbulÔÇÖda bir kez ikamet eden i├žin ise oradan ayr─▒lmak derin bir ac─▒ demektir[1].
─░stanbul hasretini en g├╝zel anlatan hik├óyelerden biri Ziya Osman SabaÔÇÖn─▒n B─▒rakt─▒─č─▒m ─░stanbul adl─▒ hik├óyesidir. Anlat─▒c─▒n─▒n beklenmedik bir anda ba┼čka bir ile tayini ├ž─▒kar. ─░stanbulÔÇÖdan ayr─▒lacakt─▒r. Daha ayr─▒lmadan i├žine bir hasret ├ž├Âker[2].

DEVAMI --››
Samsun Anadolu Lisesi 1993 Y─▒ll─▒─č─▒’ndan

SAL (Samsun Anadolu Lisesi) 1993 Y─▒ll─▒─č─▒na yazd─▒─č─▒m─▒z not

┼×air B├ók├«, ÔÇťAvazeyi bu ├óleme Davud gibi sal/B├óki kalan, bu kubbede bir ho┼č seda imi┼čÔÇŁ diyor. ┼×imdi siz gittiniz ey ÔÇśm├╝rg├ónÔÇÖ. Geriye ho┼č bir seda kald─▒. D├╝nya b├Âyledir i┼čte. Halk─▒m─▒z ÔÇťyalan d├╝nyaÔÇŁ der. Anlaml─▒ bulurum bu s├Âz├╝. D├╝nyada fani oldu─čunu, baki olan─▒n yaln─▒zca Allah oldu─čunu (Allah bes/B├óki heves; Allah k├ófidir, gerisi bir hevesten ibarettir) kavrayabilseydi insano─člu; kavgalar g├╝r├╝lt├╝ler, kabal─▒klar asgariye inerdi.

DEVAMI --››
├ť├ç DUYURU (Kitaplara Ula┼č─▒m, Sosyal Medya hesaplar─▒m─▒z, G├╝venlik uyar─▒s─▒)

1- K─░TAPLARA NASIL ULA┼×IRIM? sorusunun cevab─▒ i├žin MEN├ť/HAKKINDA butonuna bak─▒n─▒z
2-Sosyal medya hesaplar─▒m─▒z (Facebook, twitter ve instagram) 19.1.2019 tarihinden itibaren ├žal─▒┼čt─▒─č─▒m─▒z yay─▒nevi BKS (Bilge K├╝lt├╝r Sanat) edit├Ârleri taraf─▒ndan y├Ânetilmektedir. Bu hesaplarda taraf─▒mdan yorum yap─▒lamamaktad─▒r
3-Ziyaret├žilerimiz, sitemizin linkinde sol tarafta┬ái┬ái┼čareti ve g├╝venlik uyar─▒s─▒ndan (g├╝venli de─čil┬áifadesi) vir├╝se ili┼čkin herhangi bir kayg─▒ duymamal─▒d─▒r.
Bu, ilgili firmadan┬áÔÇťssl┬ásertifikas─▒ÔÇŁ┬áalmay─▒┼č─▒m─▒zla ilgilidir. Firmalar ek ├╝cret i├žin bu t├╝r ÔÇťilave hizmetlerdeÔÇŁ bulunuyorlar.
Konu ile ilgili makale:
24 Temmuz 2018: Bug├╝n Google, Chrome 68ÔÇÖi kullanm─▒ma sunmaya ba┼člad─▒. Art─▒k GoogleÔÇÖ─▒n taray─▒c─▒s─▒ HTTPS ile korunmayan t├╝m web siteleri i├žin adres ├žubu─čunda ÔÇťG├╝venli De─čilÔÇŁ uyar─▒s─▒ verecek.
─░nternet taray─▒c─▒lar─▒, g├╝venli (HTTPS) ve g├╝venli olmayan (HTTP) sitelere yakla┼č─▒mlar─▒nda ani de─či┼čikler yap─▒yor. Google Chrome, bu de─či┼čikli─či Ocak 2017ÔÇÖde hayata ge├žirdi. Web sitesi g├╝venli─či konusunda harekete ge├žen Google Chrome, ┼čifre veya kredi kart─▒ bilgisi gibi ki┼čisel bilgi toplayan HTTP sayfalar─▒n─▒ ÔÇťg├╝venli de─čilÔÇŁ olarak lanse etmeye ba┼člad─▒ÔÇŽ
NOT: SE├çK─░LER/├ľyk├╝ Se├žkileri butonu alt─▒ndaki sayfaya ├╝├ž hikaye daha eklendi

DEVAMI --››
T├╝rk Edebiyat─▒ ─░simler S├Âzl├╝─č├╝

Kazakistan Ahmed Yesevi ├ťniversitesi/ T├╝rk Edebiyat─▒ ─░simler S├Âzl├╝─č├╝ /Recep Seyhan Maddesi

Kazakistan Uluslararas─▒ Ahmet Yesevi ├ťniversitesi’nde,T├╝rk edebiyat─▒na eserleri ile katk─▒ sunan T├╝rk d├╝nyas─▒n─▒n yazarlar─▒ i├žin bir heyet taraf─▒ndan biyografik ├žal─▒┼čma y├╝r├╝t├╝l├╝yor. ├çal─▒┼čmalar, ├ťniversite’nin sitesinde┬áT├╝rk Edebiyat─▒ ─░simler S├Âzl├╝─č├╝┬ába┼čl─▒kl─▒ buton alt─▒nda┬á bulunuyor. Yazar─▒n ad─▒n─▒ ve soyad─▒n─▒ ta┼č─▒yan ba┼čl─▒k; yazarlar─▒n Hayat─▒,┬áEserleri Ba─člam─▒nda Edebi Ki┼čili─či, Kaynak├ža ve Eserleri b├Âl├╝mlerinden olu┼čuyor.
T├╝rk Edebiyat─▒ ─░simler S├Âzl├╝─č├╝’de a┼ča─č─▒da linkini verdi─čimiz sayfada┬á bize de yer verilmi┼č.
├çal─▒┼čmaya katk─▒ sunan yazar, hik├óyeci Funda ├ľzsoy Erdo─čan’a te┼čekk├╝r ederim. RSeyhan


Ôľ║T├╝rk Edebiyat─▒ ─░simler S├Âzl├╝─č├╝ Linki i├žin buraya t─▒klay─▒n─▒z.

DEVAMI --››
DEL─░F─░┼×EK* -hik├óye-

Bir g├╝n demi┼čti ki Hac─▒ AzizÔÇÖin Mehemmet, ÔÇťKendisine ÔÇśDeliÔÇÖ dedirtmek i├žin az m─▒ u─čra┼čt─▒ bu kavasÔÇŽ
─░nce dalan, ├žak─▒ gibi bir adamd─▒. ┼×apkas─▒ ba┼č─▒nda kendisi gibi hep dimdik dururdu.
├ľne do─čru hamle yapar gibi y├╝r├╝r, keyfine uygun bir yere giderken su gibi akar; bir samanl─▒─č─▒n
k├Â┼česinden ya da kel bir tepenin ├╝zerinden kayar gibi a─čard─▒.
Uzun s├╝re kaybolurdu.

Koysak ve kuytu yerleri tercih ederdi gelip giderken. Bunun, aran─▒yor olmas─▒yla elbette bir ilgisi vard─▒.
Onu birileri arard─▒ hep; ya cenderme, ya bir alacakl─▒s─▒ ya da babas─▒ÔÇŽ
E─čer aran─▒yorsa arazide boyu a┼čan u├žsuz bucaks─▒z bir ├žay─▒r olurdu o veya i├žinde tilkilerin bile kayboldu─ču
s─▒k ├žal─▒l─▒klar olurdu da herkesin etraf─▒nda dola┼čt─▒─č─▒ ama bir t├╝rl├╝ bulamad─▒─č─▒ kutsal bir kayba d├Ân├╝┼č├╝rd├╝.
Arayanlar─▒n hi├žbiri de gerekli oldu─ču zamanlarda ona ula┼čamazlard─▒.

Bir yere giderken i┼čim var, derdi o kadar. Nereye gitti─čini, ┼čimdi nerede oldu─čunu, oradan ne zaman
d├Ânece─čini kendisinden ba┼čka kimse bilmezdi.

Bir yere giderken bir ke┼čfe ├ž─▒kar gibi gider; bir yerden gelirken bir m├╝lk├╝ fetihten d├Âner gibi gelirdi.

Gidi┼člerinde oldu─ču gibi d├Ân├╝┼člerinde de herkesin kulland─▒─č─▒ yollar─▒ kullanmazd─▒. Ya bir dereden
veya ├žitlerin arkas─▒ndan, bir orman─▒n diplerinden ya da b├╝klerin aras─▒ndan ans─▒z─▒n ├ž─▒k─▒p gelirdi.
Bunlar─▒n hangisinden ├ž─▒k─▒p geldi─čini, nerelerden ge├žti─čini kimse g├Ârmezdi.
Her nereden geliyorsa ans─▒z─▒n peyda olurdu ve yaln─▒z g├Âr├╝l├╝rd├╝ ├žoklukla.
Gidip kaybolmas─▒ gibi d├Ân├╝┼č├╝ de tart─▒┼čma konusu olurdu ├ževresinde. Niye g├Ârmedik, derlerdi
s├Âz gelimi onu ne zamand─▒r arayanlar, nereden ├ž─▒kt─▒ bu ┼čimdi, derlerdi.
Nerede duraca─č─▒n─▒, nerede ne yapaca─č─▒n─▒, o g├╝n├╝ hangi vukuatla tamamlayaca─č─▒n─▒ kendisi bile bilmezdi.

Belirlenmi┼č bir saat diliminde; s├Âz geli┼či ku┼čluk vakti, g├Âr├╝nmesi fizik olarak imk├óns─▒z birka├ž
yerde g├Âren olabilirdi onu. Taraflardan biri sabah k├Âydeydi derken di─čeri hay─▒r kasabadayd─▒, diyebilirdi.
Adamlar ve kad─▒nlar birbirine d├╝┼čerlerdi; oydu, hay─▒r, o de─čildi gibiÔÇŽ
Bir ba┼čkas─▒ onu o saatlerde k├Âye on kilometre uzakta Deve Bo─čaz─▒ÔÇÖnda g├Ârd├╝─č├╝n├╝ s├Âyleyebilir,
bunu s├Âyleyen, ├╝st├╝ne, kopuk jargonundan bir de yemin edebilirdi: ÔÇťAnam avrad─▒m olsun oydu!ÔÇŁ
Ayn─▒ anda hem g├╝l├╝p hem de a─člayabilen, safl─▒─č─▒yla maruf, melek y├╝zl├╝ annesi S├╝nd├╝s kad─▒n,
o─člunun bu h├óline kendince bir a├ž─▒klama getirmi┼čti: ÔÇťCin o─čul cin. O bir cin!ÔÇŁ

Ba┼č─▒ndan bela eksik olmaz, karakollardan beri gelmezdi.
Bu belalar─▒n ├žo─čunu da kendisi sat─▒n al─▒rd─▒.
Ona ├že┼čitli sebeplerle ├Âfkeli olanlara kal─▒rsa baba bedduas─▒ alm─▒┼čt─▒.
Onlara g├Âre, belan─▒n biri bitmeden di─čerinin kap─▒s─▒n─▒ ├žalmas─▒n─▒n sebebi burada aranmal─▒yd─▒.
K├Âyde ismini bilen azd─▒; hele yeni yeti┼čenler hi├ž bilmezdi. Delifi┼ček diye bilinirdi. Bazen de
ÔÇťDelÔÇÖa─čaÔÇŁ olurdu. Kendisine kal─▒rsa birinin i┼čine ko┼čtu─ču zamanlarda ÔÇťa─čaÔÇŁ, di─čer zamanlarda ÔÇťdeliÔÇŁ idi.

O y─▒llarda iki p─▒rp─▒rl─▒ bir karakol ├žavu┼ču, isterse, yan─▒na ald─▒─č─▒ iki cendermeyle koca bir k├Ây├╝ s├╝r├╝p
├ž─▒karabilirdi. Karakola d├╝┼č├╝p de orada sabahlamayan, b├╝z├╝kleri kabarmadan evine d├Ânebilen k├Âyl├╝ye
rastlamak m├╝mk├╝n de─čildi. Oysa Delifi┼čekÔÇÖin neredeyse g├╝nl├╝k yol u─čra─č─▒ h├óline getirdi─či karakollarda
onun sabahlad─▒─č─▒n─▒ g├Âren olmam─▒┼čt─▒. Her ne eder, eder, sabah ellerini ┼či┼čiren karakol ├žavu┼čuyla ak┼čam
dostluk kurmu┼č olurdu ve oradan kap─▒ya kadar u─čurlan─▒rd─▒. Bu duruma ba┼čkalar─▒ kadar kendisi de
┼ča┼č─▒r─▒rd─▒.
Onun i├žin s─▒k─▒nt─▒ olan, ├žavu┼člar─▒n s─▒k s─▒k tayininin ├ž─▒kmas─▒yd─▒. Yenisine kendisini kabul ettirinceye
kadar araya de─čnek fas─▒llar─▒ girebilirdi ├ž├╝nk├╝.
Ka├ž karakol ├žavu┼ču eskitti─čini ise tam olarak bilen yoktu.

Bir g├╝n, ba┼č─▒ hep dumanl─▒ olan yaylalar─▒n duman─▒, Delifi┼čekÔÇÖin ba┼č─▒na konaklad─▒. Konaklad─▒ da
gitmek nedir bilmedi dumanlarÔÇŽ
─░lk, koyun sa─čarken g├Ârm├╝┼čt├╝ onu.
O g├Âr├╝┼čte olan olmu┼čtu: G├Ârd├╝─č├╝ bir ├žift g├Âz de─čil de bir y─▒ld─▒r─▒m yal─▒m─▒yd─▒ sanki.
Bu kez onu tutuklayan karakol ├žavu┼ču de─čil; fettan bak─▒┼člard─▒.
Delifi┼čekÔÇÖin, b├╝t├╝n m├╝lk├╝n├╝ viran eylemi┼čti o bak─▒┼člar.
ÔÇť┼×eytan diyor ki ├žolu─ču ├žocu─ču terk et, al git ┼ču k─▒z─▒ÔÇŁ diye d├╝┼č├╝nd├╝ o anda.
Y├óri g├╝zel olan─▒n uyku girmezmi┼č g├Âz├╝ne. O gece uyku s─▒├žan deli─čine girdi.
G├Ârd├╝─č├╝nde akl─▒na d├╝┼čen o ilk f─▒s─▒lt─▒lar─▒ de─čerlendirmeye ald─▒ Delifi┼ček; fakat bir problem vard─▒:
Evli bir adam─▒n; -bu, yayla ├ži├žekleri gibi a├žm─▒┼č bir g├╝zel de olsa-┬á ikinci bir g├╝l├╝ koklamas─▒, t├Ârelere
de y├Ârenin alg─▒lar─▒na da ters bir i┼čti. Ne ki g├Ân├╝l bu; yasa t├Âre dinler mi?
ÔÇťEvli bir adam ├ó┼č─▒k olamaz diye bir kural m─▒ var? Varsa da kim koymu┼č bunu?ÔÇŁ diye d├╝┼č├╝nd├╝.
Kural─▒na t├╝k├╝r├╝r├╝m, dedi sonra; al─▒p ba┼č─▒n─▒ gitti onu tekrar g├Ârmeye.
G├Ârd├╝ de.
Narg├╝lÔÇÖ├╝n f─▒rlatt─▒─č─▒ bak─▒┼člarla tersi d├Ând├╝ tekrar.
O gece bir daha d├╝┼č├╝nd├╝ ve karar─▒n─▒ da verdi.
Meseleyi destinin ge├žti─či Hanik Kad─▒nÔÇÖa a├žt─▒. Konuya olumlu bak─▒yor ve ÔÇťK─▒srak gibi ma┼čallah k─▒z daÔÇŁ
diyordu kad─▒n. ÔÇťBiz neyiz hala?ÔÇŁ diyordu Delifi┼ček deÔÇŽ

K─▒z─▒n g├Ânl├╝ne girince y├╝r├╝y├╝┼č├╝n├╝n d├╝zeldi─či fakat ba┼č─▒nda hep dimdik duran ┼čapkan─▒n tere─činin az
biraz e─čildi─či dikkatlerden ka├žmam─▒┼čt─▒ Delifi┼čekÔÇÖin. Onu sevenlerden kimilerine g├Âre ┼čapkan─▒n e─čikli─či
bir fiyaka gere─čiydi. Bir ba┼čkas─▒ ise pa├žay─▒ kapt─▒rmas─▒na ba─čl─▒yordu bunu. Vaziyeti her ikisiyle
ili┼čkilendirenler de vard─▒.
─░stese verirler miydi?
G├Ân├╝l meselesinde ├žal─▒nan bir kap─▒n─▒n y├╝z├╝ne kapanmas─▒n─▒ kald─▒ramayabilirdi; lakin vaziyet de
ortadayd─▒.Eli bo┼č d├Ânme riskini g├Âze alamazd─▒.
Yasalar─▒ ve yasaklar─▒ hep delen Delifi┼ček i├žin ├žaresizlik diye bir ┼čey yoktu.
Tam burada, bir karar daha verdi Delifi┼ček:
─░stemeye gidip de y├╝z├╝n├╝ eskitmekten ise kendi y├Ântemlerini kullanmal─▒yd─▒.
O ak┼čamki bulu┼čmada kaville┼čtiler.
Kurdun ├žok sevdi─či havalardan birinde, Kara├Âmer TepesiÔÇÖnin eteklerinden dumanlar─▒n eksik olmad─▒─č─▒
bir g├╝n, at─▒n─▒n terkisine ald─▒─č─▒ gibi u├žurdu yayla k─▒z─▒n─▒ Delifi┼ček.
Olaya tan─▒k olan kad─▒nlar pe┼člerinden ku┼č gibi ├ž─▒─č─▒rd─▒lar ise de ba┼č─▒ dumanl─▒lar ├žoktan a┼čm─▒┼čt─▒ kehi.
O yayla senin bu k├Ây benim g├╝nlerce dola┼čt─▒ kahramanlar─▒m─▒z.
O arada bu ayr─▒ks─▒ i┼či ├ževresine a├ž─▒klamakta g├╝├žl├╝k ├žeken babas─▒ fena ├Âfkeliydi:
ÔÇťSef i┼člerini d├╝zeltmekten can─▒m yand─▒. G├Âz├╝me g├Âr├╝nmesin o deyyusÔÇŁ diyor, s├Âv├╝p say─▒yordu.
F─▒r─▒n ├Ânlerinde g├╝ng├Ârm├╝┼č kad─▒nlardan biri ├žocukluk d├Ânemine telmihle┬á ÔÇťDaha d├╝n kar─▒k ├žekilmi┼č
tarlada y├╝r├╝yemeyen s├╝m├╝kl├╝ s─▒racal─▒! ┼×ar┼čalak! Bir kar─▒y─▒ hak etmi┼č de ikincisi mi kalm─▒┼č!ÔÇŁ; di─čeri;
ÔÇť├çi├žek gibi kar─▒s─▒ var. ├çocuklar─▒ da pek bir sevimli!ÔÇŁ diyordu. Konu┼čurken a─čz─▒na bakt─▒ran Nami┼č Kad─▒n
daha sertti; ÔÇťOcaktan ─▒rak! Sap─▒tt─▒ m─▒ k─▒z bu Deli? Nedir ┼čimdi bunun yapt─▒─č─▒ hemi? O k├Âsn├╝l, z─▒rzoba
da ne demeli? Evli adama ka├žma neymi┼č! ├ľ─č├╝rsemi┼č mi ne bu, k─▒z!ÔÇŁ diyordu.

Hanik Kad─▒n gibi az da olsa destek olanlar da vard─▒. Konuya daha so─čukkanl─▒ yakla┼čanlara g├Âre ise bu
i┼č b├Âyle s├╝r├╝ncemede kal─▒rsa bir h─▒rg├╝r ├ž─▒kabilir, taraflar aras─▒nda kan akabilirdi.
Olan olmu┼čtuÔÇŽ Deli A─čaÔÇÖy─▒ sevenler araya girdi.
Sulh yanl─▒lar─▒, farkl─▒ a─č─▒zlarda; adam da─ča kald─▒rmam─▒┼č ya can─▒m, nik├óh─▒na alm─▒┼č; eski k├Âye yeni adet de
de─čil yani, diyorlard─▒.
Taraflar behemehâl sulh olmalıydılar.
Bu g├Âr├╝┼čte olanlar bask─▒n ├ž─▒kt─▒ da i┼č kazas─▒z belas─▒z tatl─▒ya ba─čland─▒.
─░ki evliydi art─▒k Delifi┼ček.
Kad─▒nlar─▒n─▒n biri k├Âyde, di─čeri yaylada idi ├žoklukla.
Bir yerden geldi─činde o ak┼čam, kad─▒nlardan hangisinde konaklayacaksa at─▒n kam├ž─▒s─▒n─▒ ona uzat─▒rd─▒.
Trakt├Âr d├Ânemine girilince bu kez anahtar─▒ verirdi.
Soluk solu─ča bir hayat ya┼čayan Delifi┼ček; k├Ây ve yayla aras─▒nda (Nami┼č Kad─▒nÔÇÖa g├Âre kad─▒nlar aras─▒nda)
mekik dokuyordu. Bu kez, vukuatlar sebebiyle de─čil ge├žim tela┼č─▒ ile ve kad─▒nlar─▒n aralar─▒ndaki meseleler
sebebiyle soluk solu─čayd─▒. Babas─▒; gelip ge├žen herkesin yolunu ├ževirip yediren, i├žiren, hat─▒r─▒ say─▒l─▒r biri;
fakat biraz aksi ve huysuz da bir adamd─▒. S├Âz geli┼či, arazide ÔÇťka├žakÔÇŁ koyun otlatan s├╝rek├žilere k├Ât├╝ yat─▒
s├Âzler s├Âyleyebilir, s├Âv├╝p sayabilirdi. ┼×ayet o s─▒rada, y├╝z s├╝rd├╝─č├╝ K├óbe ├Ân├╝ne duracak olursa ÔÇťsen az
├žekil hele yoldanÔÇŁ deyip sakal─▒na, ya┼č─▒na ba┼č─▒na falan bakmadan adama ana avrat d├╝md├╝z gidebilirdi.
B├Âyle, s├Âv├╝p sayd─▒─č─▒ s├╝rek├žilerden biri, babas─▒ ya┼č─▒ndaki adama el kald─▒rm─▒┼č, kafas─▒n─▒ yarm─▒┼čt─▒ ihtiyar─▒n.
Adam ne yaman bir belay─▒ sat─▒n ald─▒─č─▒n─▒ bilse zinhar yapmazd─▒ bunu ama olmu┼čtu i┼čte.
Delifi┼ček, bu i┼či adam─▒n yan─▒na b─▒rak─▒r m─▒yd─▒?
B─▒rakmazd─▒ da gecenin bir vaktinde, g├Âlgeleri bile par├žalayan itleri a┼č─▒p da duyanlar─▒ ┼ča┼čk─▒na ├ževirerek
adam─▒n ├žad─▒r─▒na dayanaca─č─▒n─▒ da kimse d├╝┼č├╝nemezdi do─črusu.
Delifi┼ček bu, kimsenin akl─▒na gelmeyeni yapar m─▒ yapard─▒!
Duyanlar, k├╝├ž├╝k dillerini yutmu┼člard─▒ ┼ča┼čk─▒nl─▒ktan.
Olamaz, diyorlard─▒. Her biri azman olan ay─▒ gibi k├Âpekleri nas─▒l atlatm─▒┼č olabilirdi?
O ├žad─▒rlar─▒ tan─▒yanlardan birine g├Âre; bo─čazlar─▒ sivri u├žlu, di┼č ge├žirilemez demir ├žangallarla korunan, g├╝n├╝n
her saatinde teyakkuzda bulunan koyun k├Âpeklerini a┼č─▒p da adam─▒n ├žad─▒r─▒ndan silah─▒n─▒ almak her babayi─čidin
de─čil er babayi─čidin k├ór─▒yd─▒. Delifi┼ček deli ise de bu kadar─▒n─▒ da yapamazd─▒.
Haydi, k├Âpekleri a┼čt─▒ diyelim; hemen herkesin silahl─▒ oldu─ču bir mek├óna ne c├╝retle ve nas─▒l yakla┼čabilirdi?
Yakla┼čt─▒ diyelim; adam─▒n haremine nas─▒l girebilirdi? Yok can─▒m, g├Âz var izan var, diyordu b├Âyle diyen adam.
Bir di─čeri daha keskin konu┼čuyordu: Silah, adam─▒n hemen yan─▒ ba┼č─▒ndaki tavus ku┼ču desenli ceviz
sand─▒─č─▒nda; sand─▒─č─▒n anahtar─▒ adam─▒n yast─▒─č─▒n─▒n alt─▒nda; adam, kar─▒n─▒n koynunda. C─▒kÔÇŽ Olmaz. Uydurma
bu! diyordu. Konuya kafa yoranlardan biri, onun k├Âpeklerin dilini bildi─čini; dolay─▒s─▒yla onlarla anla┼čm─▒┼č
olabilece─čini bile iddia etmi┼čti.

Babas─▒ arkas─▒ndan b─▒y─▒k alt─▒ndan k─▒s k─▒s g├╝l├╝p bu i┼če keyiflense de y├╝z├╝ne sert ├ž─▒km─▒┼čt─▒: ÔÇťSilah namustur.
Nas─▒l ald─▒ysan git ver adam─▒n silah─▒n─▒!ÔÇŁ
Delifi┼ček, bu hadise m├╝nasebetiyle aralar─▒ bir kez daha a├ž─▒lan babas─▒n─▒n g├Ânl├╝ne girmek i├žin kendisinden
pek beklenmeyen bir ad─▒m att─▒.
Arac─▒lar yoluyla bulu┼čtu adamla.
Tek gelsin ve silahs─▒z gelsin, diye uyarmay─▒ da ihmal etmemi┼čti.
O bulu┼čmada, adama silah─▒n─▒ teslim ettikten ve ÔÇťBir daha baban ya┼č─▒ndaki adamlara el kald─▒rmaÔÇŁ dedikten
sonra bir g├╝zel tozunu alm─▒┼čt─▒ adam─▒n yine de.

Kimine g├Âre bu ikinci evlilik onu bitip t├╝kenmeyen vukuatlardan kurtarm─▒┼č, savruk hayat─▒na bir d├╝zen
gelmi┼č; kimine g├Âre de oca─č─▒na incir dikmi┼čti. Bunun hangisi do─črudur bilinmez ama ortal─▒k ├žocu─ča gitmi┼čti.
Bu kaltaklara da bir h├ól oldu k─▒z, yar─▒┼ča girdiler bunlar ellaham, diyordu Nami┼č Kad─▒n.

Bir rivayete g├Âre 13, di─čerine g├Âre 16 ├žocuk vard─▒ ve ├žocuklar neredeyse birbiriyle emsal ya┼člardayd─▒.
├çocuklar─▒n s─▒ralamas─▒n─▒; hatta kad─▒nlar─▒n hangisinden olduklar─▒n─▒ kendisi bile kar─▒┼čt─▒rd─▒─č─▒ oluyordu bazen.
El att─▒─č─▒ her engeli bir yolunu bulup a┼čan Deli A─ča, kad─▒nlar─▒ a┼čamam─▒┼čt─▒ tabii.
Suyu tersine ak─▒tabilen Delifi┼ček, bu evlilikten sonra bacak kal─▒nl─▒─č─▒ndaki suyun y├Ân├╝n├╝ bile ├ževiremez olmu┼čtu.
O deli┼čmen, g├Âz├╝ kara Delifi┼ček gitmi┼č, yerine; uyumlu, sakin, ÔÇťzarars─▒zÔÇŁ uysal bir adam gelmi┼čti.

Ak┼čamlar─▒, trakt├Âr├╝n g├╝r├╝lt├╝s├╝ duyulur duyulmaz avlu kap─▒s─▒n─▒n kanatlar─▒n─▒ a├žmak i├žin birbirleriyle yar─▒┼č─▒rd─▒
kad─▒nlar─▒. Bu ak┼čam, B├╝y├╝k az gecikmi┼čti; merdivenin dibinde, K├╝├ž├╝─č├╝n hemen yamac─▒nda, ayakta
dikiliyordu. Delifi┼ček, arac─▒ park edip de istop ettikten sonra yanlar─▒ndan ge├žerken anahtar─▒ K├╝├ž├╝─če uzatt─▒:

ÔÇť┼×unu yerine as!ÔÇŁ
___________________________________________
*Bu hik├óye Muhayyel dergisinin 4’├╝nc├╝ say─▒s─▒nda yay─▒mland─▒ (A─čustos 2018)

DEVAMI --››
─░ST─░LA -├Âyk├╝

─░ST─░LA
Adam, s─▒rt ├žantal─▒ ba┼čka bir adama yakla┼č─▒p arad─▒─č─▒ bir adresi sormak istedi. S─▒rt ├žantal─▒ adam─▒n kula─č─▒nda kulakl─▒k vard─▒, adam duymad─▒. Adam onu bu h├ólde bulunca di─čerine y├Ânelecek oldu; ama onun da kula─č─▒nda kulakl─▒k vard─▒. Daha ├Âteki de b├Âyleydi. Kulaklar─▒ kapal─▒yd─▒ insanlar─▒n ve onlara i┼čittirmek neredeyse m├╝mk├╝n de─čildi. Bir an, sorusunu y├Âneltebilece─či kimse bulamay─▒┼č─▒n─▒n aksayan y├╝r├╝y├╝┼č├╝ ile bir ilgisi olup olmayaca─č─▒ ge├žti akl─▒ndan.Sonra bu d├╝┼č├╝ncesinin yersiz oldu─čunu d├╝┼č├╝nd├╝.
├çok ge├žmeden anlad─▒ ki insanlar─▒n kulaklar─▒ t─▒kal─▒yd─▒ ve i┼čitmekten men edilmi┼člerdi sanki.
Dahas─▒, kentte insanlar, birbirlerini g├Ârmedikleri ve i┼čitmedikleri kulelerde oturuyorlard─▒.
Binitler kenti istila etmi┼čti ve insanlar kendilerine yer bulamaz h├óle gelmi┼člerdi.

DEVAMI --››
“Esaret Edebiyat─▒”n─▒n Atlad─▒─č─▒ Sayfa: Teme┼čvarl─▒ Osman A─ča

ÔÇťEsaret Edebiyat─▒ÔÇŁn─▒n Atlad─▒─č─▒ Sayfa:┬áTEME┼×VARLI OSMAN A─×A
Orta├ža─č Avrupas─▒ndaki keskinle┼čmi┼č s─▒n─▒fl─▒ toplum katmanlar─▒nda ├Ânemli bir yeri olan esaret, izleyen y─▒llarda ├Ânce Bat─▒ Edebiyat─▒ÔÇÖna oradan da 19.yyÔÇÖ─▒n ortalar─▒nda AvrupaÔÇÖy─▒ takip eden T├╝rk edebiyat─▒na bula┼čt─▒. Telif olarak edebiyat─▒m─▒zda esaret konusunu i┼čleyen iki ├Ânemli eser var. Biri Ahmet MithatÔÇÖ─▒n 1870ÔÇÖte yazd─▒─č─▒ Esaret adl─▒ hik├óye, di─čeri Sami Pa┼čazade SezaiÔÇÖnin Serg├╝ze┼čt roman─▒(1888).

DEVAMI --››
TANKLARIN G├ľZ├ť NASIL K├ľR ED─░L─░R?

Tanklar─▒n G├Âz├╝ Nas─▒l K├Âr Edilir?

Evrensel bir temad─▒r: ─░nsan─▒n ├Âyle bir yeri vard─▒r ki oraya ili┼čirseniz, zay─▒f bilinen bir adam─▒n bile beklemedik bir g├╝ce ula┼čt─▒─č─▒n─▒ hayretle g├Âr├╝rs├╝n├╝z. Bu, hayvanlarda bile b├Âyledir. Bir hayvan─▒ k─▒st─▒r─▒rsan─▒z size beklemedi─činiz tepkiyi verebilir ve savunma mekanizmalar─▒n─▒ hi├ž tahmin etmedi─činiz yerlerden kullanarak ola─čan├╝st├╝ bir g├╝ce ula┼čabilir. Hayat─▒n─▒n en de─čerli varl─▒─č─▒na kastedildi─čini hissetti─či bir anda bir tavuk, bir y─▒lana kafa tutabilir; bir tav┼čan bir tilkinin fele─čini ┼ča┼č─▒rtabilir. ÔÇťBir ser├že bir kartal─▒ sallad─▒ vurdu yereÔÇŁ diyen Yunus san─▒r─▒m bu noktay─▒ anlatmak istiyordu.

15 Temmuz i┼čgal giri┼čimi b├Âyle bir yerine dokundu milletin; en olmad─▒k bir zamanda en vazge├žilmezine ili┼čti. ┼×unu d├╝┼č├╝nmeden edemiyor insan: Daha ├Ânce de iradesine defalarca ili┼čilmi┼čti bu milletin, o zamanlar neden bu tepkiyi g├Âstermedi? Konunun ├žok derin tahlilleri var ancak ┼ču kadar─▒n─▒ s├Âylemek m├╝mk├╝n san─▒r─▒m: Bilin├žlenme durumu ve demokrasiyi i├žselle┼čtirme konusu bir yana; millet korkutulmu┼čtu y─▒llarca. Korkuyordu evet. ├çok ├Âncesinde eli kolu ba─čl─▒yd─▒; tek parti vard─▒ ├╝lkede; dahas─▒ kahredici yoksulluk vard─▒. Devlet erk├ón─▒ kendisini milletin seyisi g├Âr├╝yordu. Se├žimler, devletin vesayet g├╝├žleri g├Âlgesinde ÔÇťbeni se├žÔÇŁ format─▒nda se├žimlerdi. ─░ktidarlar se├žiliyor fakat bir t├╝rl├╝ muktedir olam─▒yorlard─▒; ├ž├╝nk├╝ devletin eli sopal─▒ memur b├╝rokratlar─▒ iktidara ortak idiler. Bu k├Ât├╝ ┼čartlarda gerekti─činde cebir de kullan─▒lm─▒┼č ve millet sindirilmi┼čti.

DEVAMI --››
EBUCEH─░L KARPUZU HAKKINDA

Bu projede Neden Yer ald─▒m?
Roman, D&R’da Neden Bulunmuyor?
Roman─▒n Yaz─▒l─▒┼č Hik├óyesi

├ľncelikle belirtelim roman─▒n 1. bask─▒s─▒ t├╝kenmi┼č bulunuyor. Okuyucu ancak 2’nci bask─▒ya ula┼čabilecek. Bundan da ├Ânce roman─▒n yaz─▒l─▒┼č hik├óyesi:
15 Temmuz ihaneti herkes gibi beni de derinden etkilemi┼čti. O gece b├╝t├╝n bir tarihimizin en feci ihanetlerinden biri ya┼čanm─▒┼čt─▒. ─░hanetin faillerinin i├ž y├╝z├╝n├╝ az ├žok biliyordum. ─░├žlerinde de kalm─▒┼čt─▒m ama ÔÇťyan─▒m─▒zda olan fakat bizden olmayanlardan biriÔÇŁ etiketi ile ÔÇťmimliÔÇŁ oldu─čumun da fark─▒ndayd─▒m. Bu birikimi roman olarak yazabilirim diye d├╝┼č├╝n├╝yordum. B├Âyle bir ├žal─▒┼čma yapmay─▒ ilk akl─▒ma d├╝┼č├╝ren de o menfur olaydan dokuz ay ├Ânce yapt─▒─č─▒m K─▒rg─▒zistan gezisi oldu. AzazilÔÇÖin Kap─▒s─▒nda adl─▒ ├Âyk├╝ kitab─▒m─▒z K─▒rg─▒zcaya ├ževrilecekti. Konunun g├Âr├╝┼čmeleri olmu┼č ancak anla┼čma imzalama noktas─▒na gelmemi┼čti. Hem ayr─▒nt─▒lar─▒ g├Âr├╝┼č├╝r├╝m hem de bir ┼čey olmasa bile Cengiz AytmatovÔÇÖu ziyaret etmi┼č olurum diye d├╝┼č├╝nd├╝m.

DEVAMI --››
D├╝nya ile Anla┼čmak M├╝mk├╝n m├╝? Mutlu Olmak Talep Edilmeli mi? -deneme-

D├╝nya ile ili┼čkileriniz nas─▒l diye sorsak herhalde ├žo─ču insandan iniltilere varan s─▒zlan─▒┼člar i┼čitiriz. D├╝nya ile ge├žinemez ├žok insan. Aradaki problem, insan─▒n talepleriyle d├╝nyan─▒n karakterinin birbiriyle ├želi┼čmesidir. ├ťstelik ├želi┼čki ├žok derindir. Mutlu olmak d├╝nya ile uzla┼čmakt─▒r bir bak─▒ma, onunla bir s├Âzle┼čmeden ├ž─▒kmakt─▒r. Peki, d├╝nya ile uzla┼čmak m├╝mk├╝n m├╝d├╝r? D├╝nyan─▒n sizi ├ža─č─▒rd─▒─č─▒ yerleri denetlemek ┼čart─▒yla m├╝mk├╝n olabilir bu bizce.┬á Peki ama d├╝nya buna raz─▒ olur mu; kendini denetlettirir mi? ─░┼čte bu zor. Zorlu─ču ┼čuradan:┬á “s├Âzle┼čmeli personel” olarak bulunuyorsunuz d├╝nyada, kadrolu┬á de─čilsiniz. Bu ger├že─či halk feraseti ├žok iyi te┼čhis etmi┼čtir: ÔÇťYalan d├╝nyaÔÇŁ. Demek ki d├╝nyan─▒n ana karakteri yalan(c─▒) olmas─▒d─▒r. Bir yalanc─▒ ile uzla┼čmak da onu denetleme hakk─▒n─▒ elinizde bulundurarak, s─▒n─▒rl─▒ sorumlu bir ├žer├ževede olabilir ancak.

DEVAMI --››
Otorite┬« Edebiyat┬á/ recep seyhan-ele┼čtiri

G├╝├žl├╝ baban─▒n g├Âlgesinde ya┼čayan o─čullar ya da bask─▒n karakterli annenin yamac─▒nda silik ve muti ev k─▒zlar─▒, Freud ve talebelerinin (sonra psikanalistlerin) uzun s├╝re inceleme alanlar─▒ndan biri idi. H├ól├ó ├Âyledir. Bunu edebiyata uyarlarsak otorite┬«lerin g├Âlgesinde ortaya ├ž─▒kan edebi g├Âr├╝nt├╝, h├ól ve gidi┼če bir de bu pencereden bakmam─▒z─▒ gerekli k─▒l─▒yor.

DEVAMI --››
BALTA / recep seyhan – deneme

Kurtlarla kuzular─▒n dostluklar─▒na, tavuklarla tilkilerin muhabbetine ancak fabllarda rastlar─▒z; fakat ┼čecereleri ├žok farkl─▒ olsa da yollar─▒ s─▒kl─▒kla kesi┼čen iki nesne vard─▒r: Balta ve orman. Balta girmemi┼č ormanlar─▒ baltan─▒n ┼čerrinden emin k─▒lan ne olabilir? Bu sorunun cevab─▒n─▒ google bile bilmiyor. ┼×unu biliyoruz ama: Bu iki nesnenin aralar─▒ndaki ili┼čki, so─čuk sava┼č d├Ânemleri gibi ge├žmi┼čtir hep; tarih(leri) boyunca problemli olmu┼člard─▒r.

DEVAMI --››
Cemil Meri├ž An─▒s─▒na…

Kimli─čimi yo─čuran de─čerler vard─▒r ve onlar ba┼č─▒m─▒n ├╝st├╝ndedir. Kendimi bu milletin de─čerlerine ba─čl─▒l─▒k d─▒┼č─▒nda hi├žbir siyas├«, ÔÇśsosyo-kult├╝rel hatta edeb├« gruba -dergiler etraf─▒nda olu┼čan dergi cemaatlerine de- ait hissetmiyorum. Beynimin frekanslar─▒ hi├žbiri ile %100 uyu┼čmuyor. Sonu -c─▒-cu ile biten hi├žbir sosyal-siyasal k├╝menin i├žinde de─čilim. Etiketlerin, yap─▒┼čt─▒r─▒lm─▒┼č kimliklerin, rozet ve markalar─▒n beni asla ifade edemeyece─čini d├╝┼č├╝n├╝yorum. Bunu bana ├Â─čreten Cemil Meri├žÔÇÖe, Allah’tan rahmetler diliyorum.

DEVAMI --››
Kelam─▒n Kadri…

ÔÇó ├çocuklar gibi hep hayret makam─▒nday─▒m ben.

ÔÇó Ger├žek ham, kurmaca i┼členmi┼č bir hayatt─▒r.

ÔÇó ┼×a┼č─▒rmaktan de─čil ┼ča┼č─▒rmamaktan kork. ┼×a┼č─▒rmad─▒─č─▒n yerde hayat─▒n diriltici de─či┼čikliklerini de g├Âremiyorsundur ve her ┼čey s─▒radand─▒r.

ÔÇó Hayata neresinden bakars─▒n─▒z, bakt─▒─č─▒n─▒z yerde de oras─▒n─▒ g├Âr├╝rs├╝n├╝z.

ÔÇó┬áG├Âz├╝n├╝z neyi g├Âr├╝yorsa size onu g├Âsterir; g├Âr(e)medikleriniz i├žin ikinci g├Âz├╝n├╝z├╝ kullanman─▒z gerekir. Onunla da g├Âremezseniz ├╝├ž├╝nc├╝ g├Âze m├╝racaat ediniz.

 

DEVAMI --››
D├ť─×├ťN SALONU ├Âyk├╝ – recep seyhan

D├╝─č├╝n salonu, insanlar─▒n birbirlerine ne giydiklerini g├Âsterdikleri, giydi─či giysiyi g├Ârmeyenlerin g├Âzlerine sokmak i├žin g├Âz delici oklar icat ettikleri bir insan fuar─▒ gibiydi. Salonun orta yerine kurdelelerden bo┼čalan konfeti de─čil; insanlar─▒n ba─č─▒rsaklar─▒, ci─čerleri, mideleri; bedenlerinin bak─▒┼člar─▒ ├╝zerine ├žeken b├Âlgeleri; ka┼člar─▒, boyaya bat─▒r─▒lm─▒┼č derin bir dehlizden bakan g├Âzleriydi; sonra insanlar─▒n ├╝zerine abanan, bir d├╝─č├╝n├╝n keyfi de de─čil y├╝zleri ve kulaklar─▒ tahri┼č eden y├╝ksek yo─čunluklu m├╝zi─čin salonu istil├ó eden ses karma┼čas─▒yd─▒. M├╝zi─čin g├╝r├╝lt├╝s├╝ her ┼čeye h├ókimdi; masalara, masalardaki bardaklara, me┼črubat ya da i├žki ┼či┼čelerine, tabaklara, masa ├Ârt├╝lerine, sandalye k─▒l─▒flar─▒na, gelinin gelinli─čine, damad─▒n kravat─▒na, d├╝─č├╝n yak─▒nlar─▒n─▒n ├╝zerlerindeki konuk elbiselere, her ┼čeyeÔÇŽ

DEVAMI --››