YALÇIN DORUK

RECEP SEYHAN’─▒n ‘─░SKELEDE’ H─░K├éYES─░NDE TEKTON─░K ANLAM KATMANLARI

Recep Seyhan hik├óyeleri s├Âz konusu oldu─čunda bir okur olarak tuhaf bir ├žekim g├╝c├╝yle kar┼č─▒la┼č─▒r─▒z. ─░lgin├žtir hangi hik├óyesini okumaya kalksak bazen m─▒knat─▒s demiri bazen de demir m─▒knat─▒s─▒ ├žekiyormu┼č gibi bir hissiyat belirir bizde. Bazen metin tuhaf bir ┼čekilde kendini bize sevdirirken bazen de biz tuhaf bir ┼čekilde metni severiz. Metal ├çubuklar─▒n Dans─▒ÔÇÖnda da kendimizi bu ├žekim g├╝c├╝nden alamad─▒k. Mant─▒─č─▒n, birtak─▒m sosyo-psikolojik yasalar─▒n hatta fizi─čin, termofizi─čin ve ontolojik felsefenin z─▒tl─▒─č─▒ndan gebe kalan say─▒s─▒z metafor vard─▒r Seyhan’─▒n hik├óyelerinde. Bize g├Âre ortalama bir okur Seyhan’─▒n hikayelerini bu metafor yo─čunlu─čundan dolay─▒ s─▒k─▒c─▒ bulabilir veya gen├ž bir okur bir dahaki sefere okurum tembelli─činin de maniplesiyle Seyhan’─▒ okumay─▒ ileri bir tarihe erteleyebilir; yahut da hafifs─▒klet entelekt├╝el bir okur kendi eksi─činin fark─▒na var─▒p ortas─▒klet bir entelekt├╝alizme ula┼čt─▒─č─▒nda “Gel bakal─▒m Seyhan, seninle bir kez daha cebelle┼čelim.” diyebilir. Biz de bu ├žal─▒┼čmam─▒zda Seyhan’─▒n ─░skelede adl─▒ hik├óyesini laboratuvar─▒m─▒za al─▒p hik├óyenin arka plan─▒na inerek ├žok iddial─▒ olmamakla birlikte┬á okura y├Ân g├Âstericilik a├ž─▒s─▒ndan bir kavray─▒┼č geli┼čtirmeye ├žal─▒┼čaca─č─▒z.

├ľncelikle ┼čunu belirtelim ki: B├╝y├╝k anlat─▒lar devrinin ge├žmi┼čte kalmas─▒, bir├žok toplumsal formasyonun i┼člevini yitirmesi ve onun alt sistemlerinin ÔÇťby kapitalismÔÇŁ (taraf─▒ndan) ├ž├Âkertilmesiyle birlikte kurmaca t├╝rlerinde de ciddi t─▒kan─▒kl─▒klar─▒n olu┼čtu─ču kan─▒s─▒nday─▒z. Bu t─▒kan─▒kl─▒─č─▒ a┼čma anlam─▒nda ├že┼čitli kuramc─▒lar taraf─▒ndan “Yazar─▒n ├Âl├╝m├╝nden metinleraras─▒l─▒k kuram─▒na, post yap─▒salc─▒l─▒ktan Lacanc─▒ teorilere, Freudyen ┼čablonlardan metni imgesel okuma teknikleri[1]“ne kadar bir├žok yakla┼č─▒mla eserler yaz─▒lmaya, yorumlanmaya ve de─čerlendirilmeye ba┼čland─▒. Diyalektik bir ili┼čkiler a─č─▒nda ya┼čad─▒─č─▒m─▒z g├Âz ├Ân├╝ne al─▒nd─▒─č─▒nda T├╝rk edebiyat─▒ da bu t─▒kan─▒kl─▒ktan ciddi bi├žimde etkilenmi┼č g├Âr├╝n├╝yor. Bu s├╝re├žte alan─▒ daralan yazar iki ┼č─▒kk─▒n d─▒┼č─▒ndaki tercih haklar─▒n─▒ kaybetmi┼če benziyor. Yazar,┬á gelenek├ži yap─▒n─▒n dar habitat─▒ i├žerisinde dura─čan bir ├Âzne olarak (belki ├Âzne bile olamayarak) kendi kendini sorgulamaktan bile mahrum; yenilikten korkan, ge├žici pohpohlama ve ├Âvg├╝ diktas─▒n─▒n hegemonyas─▒na boyun e─čecektir veya tekrara d├╝┼čerek yava┼č yava┼č kendi hazin ├ž├Âk├╝┼č├╝n├╝ izleyecektir. ├çizgisini bulan yazar ise ├ža─č─▒n meta tandansl─▒ ├žekim g├╝c├╝ne, ileri tekni─čin ve makinenin kalabal─▒klar─▒ sersemleten hipnozuna kar┼č─▒ kendi gelene─činin orijinalli─čini koruyarak sanat─▒n─▒ b├╝y├╝k bir metafora d├Ân├╝┼čt├╝recektir. B├Âylelikle su ba┼člar─▒n─▒ tutan devlere, ├ža─č─▒n insani olmayan yakla┼č─▒mlar─▒na ve arg├╝manlar─▒na kar┼č─▒ kafa tutarak sadece geleneksel okur kitlesini de─čil; sersemletilmi┼č derin kalabal─▒klar─▒ da kaleminden d├Âk├╝len pioner, avangart, sars─▒c─▒ ve ├Âzg├╝n sanat─▒yla uyaracakt─▒r.

Recep Seyhan’─▒n ikinciyi tercih edenlerden oldu─čunu d├╝┼č├╝n├╝yoruz ve kendi gelene─činin a─č─▒r bask─▒s─▒ alt─▒nda i┼činin zor olaca─č─▒ kanaatindeyiz. San─▒r─▒m o da bu durumun fark─▒nda. Zaten “─░skelede” adl─▒ ├Âyk├╝s├╝ ba┼čta olmak ├╝zere bir├žok hik├óyesine[2] az veya ├žok sinen ba┼čkald─▒r─▒ (Anar┼čizm olarak da okunabilir) bu durumun ispat─▒ niteli─čindedir. Yeri gelmi┼čken M.┬á FaucaoultÔÇÖun “Ulu Bir ReddÔÇÖin tek bir mek├ón─▒, ba┼čkald─▒rman─▒n tek bir ruhu, t├╝m ayaklanmalar─▒n yuvas─▒ ve sorgulay─▒c─▒n─▒n kat─▒ks─▒z yasas─▒ yoktur[3]” ifadesinden hareketle ┼čunu s├Âyleyebiliriz: Ba┼čkald─▒r─▒y─▒ sadece soka─ča, alana, herhangi bir ideolojiye veya “izm”e indirgemek bu noktada bizi Seyhan’─▒n hik├óyelerindeki dik ba┼čl─▒l─▒─č─▒ bir agresiflik olarak de─čerlendirme hatas─▒na d├╝┼č├╝rebilir.

Seyhan, ÔÇť─░skeledeÔÇŁ adl─▒ ├Âyk├╝s├╝nde insan─▒n de─či┼čmeyen ger├že─čini s─▒radanla┼čt─▒rmadan bir d├Ân├╝┼č├╝me u─čratarak ├ž─▒kar─▒yor kar┼č─▒m─▒za. Bu ├Âyk├╝de de ├ža─č─▒n yozla┼čm─▒┼č de─čerleri taraf─▒ndan ├ž├Âkertilerek veya a─č─▒r bir yenilgiye u─črat─▒larak g├Âr├╝n├╝┼čte ÔÇťyok edilenÔÇŁ kahramandan, ┼čuurlu bir ├Âzne olarak varolu┼ča s─▒├žrayan somut ve ger├žek kahramana ge├ži┼čin izleri var. ├ľyle ki dilin en temel unsuru olan ve k├╝lt├╝r ta┼č─▒y─▒c─▒l─▒─č─▒ misyonunu kaybetmeye ba┼člayan geleneksel “├Âzne”nin ├ža─č─▒n yozla┼čm─▒┼č de─čerlerine ├žarp─▒p kendi kendine yabanc─▒la┼čt─▒─č─▒ kritik noktada kendi i├ž dinamizminden ve toplumsal ┼čuuralt─▒nda yer alan ─░slami hassasiyetin ve milli pragmatizmin itelemesiyle deformasyondan s─▒yr─▒l─▒p ├Âz├╝ne d├Ânmesi ve tarihsel misyonunu tekrar ├╝stlenmesi ve oradan evrensele a├ž─▒lmas─▒ gibi bir durum s├Âz konusu ─░skeledeÔÇÖde.

SeyhanÔÇÖ─▒n bu hik├óyesinde imlemek istedi─čimiz di─čer bir husus ise hik├óyede yer alan anlam katmanlar─▒ndaki fay hareketlili─čidir. Burada Seyhan, Nietzscheci bir tav─▒rla ÔÇťPar├žalay─▒n ey g├Âren g├Âzler, ki┼čiler par├žalay─▒n eski levhalar─▒ par├žalay─▒n[4]ÔÇŁ nevinden bir cesaretle geleneksel tek anlaml─▒l─▒─ča kararl─▒ca sald─▒r─▒yor ve metinde anlam─▒n s├╝rekli ve kesintisiz olarak ├žo─čalmas─▒na zemin haz─▒rl─▒yor.

Bu ├Âyk├╝y├╝ se├žmemizin temel sebeplerinden biri de; ├Âyk├╝de t─▒n─▒sal bir gizemin ve ┼čizoid bir ┼č├╝phenin t├╝m c├╝mlelere sinmesidir. ├ľyk├╝de anlat─▒c─▒-yazar, gelenekteki ┼čuursuzla┼čt─▒r─▒lm─▒┼č ve birey olamam─▒┼č bilinci, mek├ónsal ve zamansal fa┼čizmden a┼č─▒r─▒p bir anlamda onu ÔÇťyersizyurtsuzla┼čt─▒rarak[5]ÔÇŁ bilin├žli ve ├Âzg├╝r bir yerli bireye d├Ân├╝┼čt├╝rmeyi ba┼čarm─▒┼č g├Âr├╝n├╝yor. Seyhan’─▒n ├Âyk├╝de ustaca ba┼čard─▒─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝m├╝z bir ba┼čka husus ise kahraman─▒,┬á├Ârt├╝k ba┼čkald─▒r─▒ yoluyla var olan asimetrik sistemden koparmas─▒d─▒r. Bu tektonik sallant─▒, hik├óye metninin tekrar tekrar okumas─▒yla a├ž─▒─ča ├ž─▒kabiliyor. F. Guattari ve G. DeleuzeÔÇÖ├╝n kapitalizmi alt edecek yeg├óne tepkinin ┼čizofreni oldu─ču ve onun y├╝celtilmesi gerekti─či g├Âr├╝┼č├╝[6] baz al─▒nd─▒─č─▒nda anlat─▒c─▒-yazar, ┼čizoid bir ┼č├╝pheyle, sistemin ├žarklar─▒na kar┼č─▒ iyi mevzilenmi┼č g├Âr├╝n├╝yor.

├ľyk├╝, ┼ču c├╝mlelerle ba┼čl─▒yor:

ÔÇťKimse y─▒llarca g├Ârmemi┼č, kimse fark─▒na varmam─▒┼č,orada, iskelenin giri┼činin hemen sa─č k├Â┼česinde unutulmu┼čtu sanki. Sadece bu da de─čil; unutanlar onu orada unuttuklar─▒n─▒ da unutmu┼člard─▒.ÔÇŁ

├ça─ča spesifik ve ironik bir ele┼čtiri getiren bu ├Âyk├╝, yorumun yorumu olabilecek bir ├ž─▒k─▒┼čla devam ediyor: ÔÇťUnutanlar unuttuklar─▒n─▒ da unutmu┼člard─▒.ÔÇŁ Yazar, tam da burada, Katmerli bir yozla┼čm─▒┼čl─▒k ve semirmi┼č bir duyars─▒zl─▒k diyebilece─čimiz bir tespite yer veriyor ve anlamsal grafi─či y├╝kseltiyor: ÔÇťAyaklar ak─▒yordu hemen ├Ân├╝nden; birbirine iltifat eden, telefonla konu┼čan, konu┼čurken kar┼č─▒s─▒ndan gelene son anda ├žarpmamak i├žin ani bir gerdan k─▒v─▒r─▒┼čla savu┼čup giden, i├žinden ├Âyk├╝ler akan, y├╝zlerine sirke d├Âk├╝lm├╝┼č hareketli ├Âl├╝ler ge├žiyordu.ÔÇŁ Metinde kullan─▒lan dalg─▒nl─▒k, duyars─▒zl─▒k, bo┼č verme ve savu┼čup gitme edimleri g├Âz ├Ân├╝ne al─▒nd─▒─č─▒nda ├Âyk├╝yle ilgili anlam hareketlili─či ve imgesel r├Âlativizm ├╝zerine onlarca kuramsal ├ž├Âz├╝mlemelere gidilebilir. ├ľrne─čin mek├óndaki ÔÇťhareketli ├Âl├╝lerinÔÇŁ kim oldu─ču hususu okura b─▒rak─▒lm─▒┼č durumda. Peki, kimlerdir bu ÔÇťhareketsiz ├Âl├╝lerÔÇŁ? Birbiri ard─▒na sessizce y─▒k─▒lan de─čerler mi; ayart─▒lm─▒┼č insan topluluklar─▒ m─▒; histerik bir megalomaniyle dikkat ├žekmeye ├žal─▒┼čan ve var olmayan kuru kalabal─▒klar m─▒; yoksa Freudyen bir yakla┼č─▒mla t├╝m d├╝rt├╝lerini iltifata ve telefona yans─▒tarak bast─▒ran cinsel nesneler mi? Onlarca katmana a├ž─▒k bir c├╝mleÔÇŽ Buradan ┼ču sonucu ├ž─▒karabiliriz san─▒r─▒m: Seyhan ┼čabloncu okuru pek hazzetmiyor sanki. O, serazat okurlar─▒ seviyor gibiÔÇŽ

├çok anlaml─▒l─▒─č─▒n, anlam tabakalar─▒n─▒n i├ž i├že ge├žti─či ─░skelede ├Âyk├╝s├╝ne mikro metin analizi y├Ântemiyle yakla┼čt─▒─č─▒m─▒zda metindeki c├╝mleler daha da mu─člakla┼č─▒yor ve birbiri ard─▒na s─▒ralanan dalgalar gibi okuru bir sonraki anlam dalgas─▒n─▒n gizemine y├Ânlendiriyor. Bu anlam denizinin dalgalanmas─▒ ve anlam─▒n a├ž─▒─ča ├ž─▒kmas─▒ ise ancak okur taraf─▒ndan emek isteyen bir kod ├ž├Âz├╝m├╝yle m├╝mk├╝n g├Âr├╝n├╝yor. ┼×├Âyle ki:

ÔÇť├ç├Âmelmi┼č oldu─ču o k├Â┼čeden gelip ge├ženleri seyrediyordu s─▒rt─▒n─▒ iskeleye dayam─▒┼č olarak. K├Â┼čeye ili┼čmemi┼čti de sanki oraya biri gelip yap─▒┼čt─▒rm─▒┼čt─▒ onu, orada ├Âyle k─▒m─▒lt─▒s─▒z ve sessiz sadece duruyordu. G├Âzleri, derin bir kuyunun i├žinde gizlenmi┼čti sanki; oradan bir t├╝rl├╝ se├žilemeyen, mahiyeti de bilinmeyen uzak k├Â┼čelere bak─▒yordu.ÔÇŁ

S─▒rt─▒n─▒ iskeleye dayanan─▒n kimli─či belli de─čil. Yazar bize modern bir Bay X sunuyor. ─░skele burada hangi ger├žekli─čin imgesidir? ─░skeleye yaslanan ki┼či ile iskele aras─▒nda nas─▒l bir kontak vard─▒r? ─░skele ├ža─č─▒n ac─▒mas─▒zl─▒─č─▒na direnen son do─čal kale midir veya yeni de─čerler ├╝retme anlam─▒nda sonsuzlu─ča a├ž─▒lan bir kap─▒ m─▒d─▒r? ─░skele y├╝ksek bina oligar┼čisinin sindirdi─či bir yaban─▒l m─▒d─▒r? Yazar bunu belirginle┼čtirmiyor. ─░skele tam anlam─▒yla bir son mudur? Deniz/anne imgesi d├╝┼č├╝n├╝ld├╝─č├╝nde iskelede bekleyen Bay X anne karn─▒na ├Âzlem duymakta ve anneye d├Ân├╝┼č├╝ yani intihar─▒ m─▒ arzulamaktad─▒r? Bay X; tekni─čin cinnetinden ka├žm─▒┼č ve ┼čehri terk etmi┼č, manevi de─čerlerin etkisizle┼čtirilmesi ile ├Âzne olu┼ču bile kaybetmi┼č Cioran gibi bir ÔÇťEzeli Ma─člupÔÇŁ mudur?[7] Bay X ├žok mu ├╝mitsizdir; ba┼čka ├žare kalmam─▒┼č m─▒d─▒r veya iskele onun i├žin bir mola yeri midir?

Her metnin yazara y├Ânelik bir y├╝z├╝ de vard─▒r: SeyhanÔÇÖ─▒n ├Âznelli─čini ta┼č─▒d─▒─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝m├╝z Bay X, orada bir nefes al─▒p kendi kendini yokluyor veya yenilenip g├╝├ž depoluyor. Bu durumda ─░skele, -Descartes├ž─▒ bir sorgulama ile- ÔÇť├Âyleyse bir kez daha var─▒mÔÇŁ diyen bir ┼čuurun tekrar ├ža─č─▒n ac─▒mas─▒z de─čerleriyle sava┼čaca─č─▒ talim yeri midir? Bay X, SeyhanÔÇÖ─▒n libidosunun psikanalitik uzant─▒s─▒ m─▒d─▒r diye d├╝┼č├╝nebiliriz. ─░skeledeki ├ž─▒k─▒nt─▒ ve denizin geometrik ┼čekli g├Âz ├Ân├╝ne al─▒nd─▒─č─▒nda denizi bir baba fig├╝r├╝ olarak de─čerlendirmek de m├╝mk├╝nd├╝r. Bu durumda iskele objesi, kahraman─▒m─▒z i├žin, ÔÇťilksel baban─▒n a─č─▒r ku┼čatmas─▒na kar┼č─▒ bir isyan mek├ón─▒ÔÇŁ m─▒d─▒r? Yoksa iskele, Lacanc─▒ evrensel arzunun en somut nesnesi midir veya ├Âznenin bilin├žli denetiminin alt bir katman─▒ da yazar-anlat─▒c─▒, kahraman─▒n agresifli─čini orada bir ba┼čkald─▒r─▒ya m─▒ d├Ân├╝┼čt├╝rm├╝┼čt├╝r? Yoksa ┼čairin dedi─či gibi ÔÇťart─▒k demir almak g├╝n├╝ ├žoktan gelmi┼čÔÇŁ de Bay X me├žhule a├ž─▒lman─▒n amir h├╝km├╝n├╝ m├╝ imzalamaktad─▒r orada? Ge├želim…

ÔÇťDikkatle bakarsan─▒z bir yere bak─▒p bakmad─▒─č─▒ndan da emin olam─▒yordunuz, hatta e─čilip yerinde inceleme yapmazsan─▒z bir g├Âzleri olup olmad─▒─č─▒n─▒ kestirmek de zorduÔÇŁ diyor anlat─▒c─▒. Bay X belki de koca bir medeniyetin herhangili─če d├Ân├╝┼č├╝m├╝n├╝ ve kendi tarihsel miras─▒na kar┼č─▒ g├Âzlerinin k├Âr olmas─▒n─▒ ve mek├ón-zaman d├╝zleminde var olan reddimiras─▒ imgeliyor bize.

Metin ilerledik├že anlam katmanlar─▒, sarmal ve diyalektik bir zeminde daha da derinle┼čiyor: ÔÇťAsker postal─▒na benzeyen ayakkab─▒lar─▒na bak─▒yordu uzun uzun; sonra ayakkab─▒n─▒n gev┼čemi┼č ba─čc─▒klar─▒ ile oynuyorduÔÇŁ c├╝mlesinde; yazar─▒n, anti-Osmanl─▒c─▒, jakoben s├Âylemlere bir reddiye g├Ânderdi─čini ya da; kendisiyle yap─▒lan s├Âyle┼čilerden 28 ┼×ubat s├╝recinde ya┼čad─▒─č─▒n─▒ bildi─čimiz[8] travmatik ma─čduriyetin izlerini seziyoruz. Buradan bak─▒ld─▒─č─▒nda, kahraman─▒n asker postal─▒ giymesini, bir g├╝├ž istemi ya da ÔÇťcell├ód─▒na ├ó┼č─▒kl─▒kÔÇŁ psikolojisinin d─▒┼čavurumu olarak da d├╝┼č├╝nmek m├╝mk├╝n ise de; postal─▒n ba─čc─▒klar─▒n─▒n gev┼ček olmas─▒, anlat─▒c─▒n─▒n tarihsel bak─▒┼č─▒n─▒n kendisine kazand─▒rd─▒─č─▒ vicdani duru┼čun bir simgesi olarak ├ž─▒k─▒yor kar┼č─▒m─▒za. Buradan bak─▒nca, SeyhanÔÇÖ─▒n kendisini ma─čdur edenlere kar┼č─▒, onlarla el s─▒k─▒┼čmay─▒ d├╝┼č├╝necek bir merhametin izd├╝┼č├╝mleri olarak okumak da m├╝mk├╝n; hatta Yunusvari bir ÔÇťD├Âvene elsiz gerek/s├Âvene dilsiz gerekÔÇŁ dervi┼člik imlerinin bulgusuna da rastlamak m├╝mk├╝n.

ÔÇťBakt─▒─č─▒ yerde mor sal─▒lar, benzi atm─▒┼č cumartesiler ge├žiyordu,ÔÇŁ ifadelerinde; kahraman─▒n ayakkab─▒lar─▒n─▒n ba─čc─▒klar─▒na d├╝─č├╝mlenen evrensel merhamet bir kez daha kar┼č─▒m─▒za ├ž─▒k─▒yor. Fakat burada, anlat─▒c─▒n─▒n, toplumun arkeolojisinde ├žok ├Ânemli bir yer tutan “cuma”y─▒ atlayarak ÔÇścumartesiÔÇÖne gitmesi SeyhanÔÇÖ─▒n ontolojik ├╝rpertileri olarak ├ž─▒k─▒yor kar┼č─▒m─▒za. ┼×├Âyle ki; Seyhan’─▒n ÔÇťAynaÔÇÖn─▒n h├╝k├╝mranl─▒─č─▒ndan s─▒yr─▒l─▒p Ba┼čkaÔÇÖs─▒n─▒ anlama ve ├Âtekiyle empati kurmaÔÇŁ[9] insicam─▒n─▒n tetiklemesiyle yazar─▒n kendi mazlumiyetiyle ├Âzde┼čle┼čtirdi─čini d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝m├╝z d├Ânemin Cumartesi Annelerine bir sahip ├ž─▒kma duyarl─▒l─▒─č─▒ olarak da okunabilir. Bu yorumumuz yazar─▒n M├╝sl├╝man duyarl─▒l─▒─č─▒na da uygundur. Yine Augsburg Notlar─▒ÔÇÖndan anlad─▒─č─▒m─▒za g├Âre kendisine zul├╝m bir Sal─▒ g├╝n├╝ tebli─č edilmi┼č ve d├Ân├╝┼č├╝ de bir cumartesi g├╝n├╝ ger├žekle┼čmi┼čtir. Burada da bast─▒r─▒lm─▒┼č korkunun etkisiyle anlat─▒m─▒n derin bir ├╝rpertiye d├Ân├╝┼čt├╝─č├╝n├╝ g├Âr├╝yoruz.

O d├Ânemde tavr─▒n korkulu ve bedel isteyen bir hamle oldu─ču d├╝┼č├╝n├╝ld├╝─č├╝nde ├Âyk├╝n├╝n kahraman─▒n─▒n eylemi bir ba┼čkald─▒r─▒ya d├Ân├╝┼č├╝yor:ÔÇťBir anda kanatlar─▒n─▒ ├ž─▒rp─▒p hareketlenen ├ževik bir kartal gibi yekindi ve aya─ča kalkt─▒.ÔÇŁ Ba┼čkald─▒r─▒, kontrol edilebilir bir d├╝zeyde ilerliyor:ÔÇťKendisine iyice yakla┼čt─▒─č─▒ anla┼č─▒lan tehlikeye do─čru sald─▒r─▒ya ge├žecek gibi ileri at─▒ld─▒ fakat sald─▒rmad─▒. Sadece kendisinin g├Ârd├╝─č├╝ bo┼čluktaki “yokÔÇŁ yakas─▒n─▒ toplar gibi ellerini yukar─▒dan kavu┼čturdu ve di┼člerinin aras─▒ndan ‘Sen benim kim oldu─čumu biliyor musun lan !’ diye ba─č─▒rd─▒.ÔÇŁ

├ľyk├╝de ┼čizoid ┼č├╝phenin bir arketipe d├Ân├╝┼čt├╝─č├╝ bu a┼čamada ÔÇťLan!ÔÇŁ diye ba─č─▒r─▒yor Bay X ve bu ba─č─▒r─▒┼čla da a├ž─▒k-argo yap─▒lar─▒ ├Ârt├╝k ideal s├Âylemlere ve anlamlara d├Ân├╝┼čt├╝rmeye ba┼čl─▒yor. Metnin bu noktas─▒nda Bay X, modernizmin yakas─▒na yap─▒┼čan kadim bir gelene─čin buharla┼čmaya ba┼člayan geleneksel tepkisini ortaya koyuyor. Bu tav─▒r, kapitalizmi protestonun ta kendisi oluyor sanki:

Sen benim kim oldu─čumu biliyor musun lan?
Lan: Gelene─če sald─▒ran her ┼čey.
Sen benim kim oldu─čumu biliyor musun lan?
Lan: Babaya isyan─▒n ama├žs─▒z sesi.
Sen benim kim oldu─čumu biliyor musun lan?
Lan: Bast─▒r─▒lm─▒┼č cinsellik.
Sen benim kim oldu─čumu biliyor musun lan?
Lan: Yazar─▒n ├Âzne olmaya yeltenen bir bireyi.
Sen benim kim oldu─čumu biliyor musun lan?
Lan: Seyhan’ ─▒ AlmanyaÔÇÖda da rahat b─▒rakmayan ÔÇťb├╝y├╝k abi ya da muktedirÔÇŁ.
Sen benim kim oldu─čumu biliyor musun lan?
Lan: Yazardaki ÔÇťnarsizminÔÇŁ a├ž─▒─ča ├ž─▒kmas─▒
Lan: Modern ├Âncesinin bozulan b├╝y├╝s├╝
Lan: HegelÔÇÖin ifadesiyle ÔÇťEfendinin ├Âl├╝m├╝yle k├Âlelerin ba┼čka bir k├Âle taraf─▒ndan kumanda edilmesiÔÇŁne g├Âsterilen asil tepki.
Nihayet yazar─▒n kimli─činden ┼ču sonuca da ula┼čabiliriz:ÔÇťLanÔÇŁ: ÔÇťEy insanlar! B├╝t├╝n yery├╝z├╝ndeki nimetlerimden helal olmak, temiz olmak ┼čart─▒yla yiyin. Fakat ┼čeytan─▒n ad─▒mlar─▒na uymay─▒n. ├ç├╝nk├╝ o size belli bir d├╝┼čmand─▒r. 82/168ÔÇŁ[10] ayetini hat─▒r─▒na getiren bir ┼čuurun Allah’a s─▒─č─▒n─▒┼č─▒ ve ┼×eytana reddiyesi.
Kavga devam ediyor. Burada yazar, anlam tabakalar─▒n─▒ ustal─▒kla i├ž i├že ge├žiriyor ve okuru bu y├Ânde ├žoklu d├╝┼č├╝nmeye davet ediyor: ÔÇťDolay─▒s─▒yla oradan ge├žen bir iki ki┼či d─▒┼č─▒nda kimse onun bu ba─č─▒r─▒┼č─▒n─▒ duymad─▒ ve ÔÇśYokÔÇÖ ile kavgas─▒n─▒ ay─▒rma giri┼čimi de olmad─▒. “Yok” olan kahraman neyin nesi, ne ad─▒na, kim ad─▒na bizi me┼čgul ediyor? Bu da okura┬á b─▒rak─▒lm─▒┼č; okur YokÔÇÖa veya Bay XÔÇÖe istedi─či anlam─▒ y├╝kleyebilir: ÔÇťSay─▒n Yok = sonsuz anlamÔÇŁ diyebilir. Bu noktada, Bay Yok, okurun emir eri bi├žiminde bir ├Âznel varÔÇÖa d├Ân├╝┼č├╝yor. Bu durumda hik├óyenin ÔÇŁ├Âznel varÔÇŁ─▒ ile ÔÇť├Âznel yokÔÇŁunun kavgas─▒nda Bay Yok ba┼čkald─▒r─▒ taraf─▒nda duruyor.
Metnin kahraman─▒ bu sefer: ÔÇťBen adam─▒ lime lime do─črar, sonra par├žalar─▒n─▒ mart─▒lara yem ederim lan !ÔÇŁ diye y├╝kleniyor di─čer kahramana do─čru. Bu noktada ise tektonik sallant─▒ zirveyi tamamlayarak hafifliyor ve art├ž─▒ ┼čoklar ba┼čl─▒yor. Bunu ┼č├Âyle ifade ediyor anlat─▒c─▒: ÔÇťBu s─▒rada, ses tonunu d├╝┼č├╝rerek, beni istedi─či zaman kullanabilece─či bir e┼čya san─▒yor, diye sokurdand─▒ÔÇŁ.
Kahraman─▒m─▒z zay─▒f d├╝┼čmeseydi ke┼čke; insanl─▒k ad─▒na tercihte bulundu─ču, evrensel iyi ad─▒na ├ž─▒k─▒┼čta bulundu─ču bu arzuyu daha da y├╝kseklere ├ž─▒karabilseydi diye d├╝┼č├╝nemeden edemiyorsunuz. Fakat olmuyor ve Bay XÔÇÖin “yok” olan ba┼čkald─▒r─▒s─▒, evrensel iyi olan ve ahlak─▒ da y├╝celtecek olan ba┼čkald─▒r─▒, s─▒radan bir bak─▒┼ča d├Ân├╝┼č├╝yor. ├ľyk├╝n├╝n, yazara y├Ânelik bu son a┼čamas─▒nda yazar─▒n kahramanlar─▒n─▒ yok etmesinden ÔÇťeve d├ÂnmesindenÔÇŁ hareketle ┼čunu d├╝┼č├╝n├╝yoruz: Yorumumuz do─čruysa Seyhan, yenilgiyi kabul etmi┼č fakat s├Âz├╝n├╝ de s├Âyleyip geri ├žekilmi┼čtir.┬á ÔÇťTekme savurdu─ču bo┼čluktaki o ÔÇśyokÔÇÖ da yoktu; ikisi de kaybolmu┼člard─▒.” c├╝mleleri ise bize zaman─▒ ve d├╝nyay─▒ ├Âzetliyor. Ancak buna ra─čmen bu ├Âyk├╝de SeyhanÔÇÖda var olan yazarl─▒k sezgisi ve ├Âng├Âr├╝s├╝ metindeki ├žokanlaml─▒l─▒kla birle┼čince okura ciddi bak─▒┼č a├ž─▒lar─▒ kazand─▒racak bir ┼č├Âlene d├Ân├╝┼č├╝yor.

Anla┼č─▒lan Seyhan yukar─▒da bahsetti─čimiz o geri ├žekildi─či noktadan tek ba┼č─▒na ve kayg─▒l─▒ bir ┼čekilde derin ufuklar─▒ izlemeye yeri ve zaman─▒ geldi─činde ufuklarda olan bitenleri okurlar─▒yla payla┼čmaya devam edecekÔÇŽ (─░LG─░L─░ ├ľYK├ť BU SAYFANIN SONUNDADIR)


[1] R. Barthes, F. Saussure, F. Guattari, G. Deleuze, J. Derrida, M. Faucault, U. Eco, I. Calvino…
2] Gece ─░zleri, Hunfesin Topaklar─▒, C├╝mle, Da─č ├ľyk├╝leri, G├╝ne┼čin Do─čdu─ču Yerde, AzazilÔÇÖin Kap─▒s─▒nda vb…[3] Michel Foucault, Cinselli─čin Tarihi, Ayr─▒nt─▒ Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul 2015
[4] F. Nietzsche, B├Âyle S├Âyledi Zerd├╝┼čt, s. 226 ─░thaki Yay─▒nlar─▒ 11, ─░stanbul 2012
[5] Gilles Deluze, ─░ki Delilik Rejimi, Ba─člam Yay─▒nc─▒l─▒k, ─░stanbul 2009
6] G. Deleuze, F. Guattari, Anti ├ľdipus Kapitalizm ve ┼×izofreni 1,Bilim ve Sosyalizm Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul 2012
[7] 7. E. M. Cioran, Ezeli Ma─člup, Metis Yay─▒nc─▒l─▒k, ─░stanbul 2007
8] ├ç├Âp Kovas─▒ndaki Resimler (Augsburg Notlar─▒), ─░ncir Yay─▒nc─▒l─▒k, Kayseri, 2017, s. 225, 236,
[9] Emmanuel Levinas, Fikir Mimarlar─▒ Dizisi, s.7, Say Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul,2012
10] Bakara Suresi, 168.Ayet.
Ôľ║Bu yaz─▒ T├╝rk Edebiyat─▒ dergisinde yay─▒mlanm─▒┼čt─▒r. KaynakÔľ║┬áT├╝rk Edebiyat─▒,┬á Kas─▒m 2018, say─▒ 541, sayfa┬á76-80

─░SKELEDE
Kimse y─▒llarca g├Ârmemi┼č, kimse fark─▒na varmam─▒┼č, orada, iskelenin giri┼činin hemen sa─č k├Â┼česinde unutulmu┼čtu sanki. Sadece bu da de─čil; unutanlar onu orada unuttuklar─▒n─▒ da unutmu┼člard─▒.
Ayaklar ak─▒yordu hemen ├Ân├╝nden; birbirine iltifat eden, telefonla konu┼čan, konu┼čurken kar┼č─▒s─▒ndan gelene son anda ├žarpmamak i├žin ani bir gerdan k─▒v─▒r─▒┼čla savu┼čup giden, i├žinden ├Âyk├╝ler akan, y├╝zlerine sirke d├Âk├╝lm├╝┼č hareketli ├Âl├╝ler ge├žiyorduÔÇŽ
├ç├Âmelmi┼č oldu─ču o k├Â┼čeden gelip ge├ženleri izliyordu s─▒rt─▒n─▒ iskeleye dayam─▒┼č olarak.
K├Â┼čeye ili┼čmemi┼čti de sanki oraya biri gelip yap─▒┼čt─▒rm─▒┼čt─▒ onu, orada ├Âyle k─▒m─▒lt─▒s─▒z ve sessiz sadece duruyordu.
G├Âzleri, derin bir kuyunun i├žinde gizlenmi┼čti sanki oradan; bir t├╝rl├╝ se├žilemeyen, mahiyeti de bilinmeyen uzak k├Â┼čelere bak─▒yordu.
Dikkatle bakarsan─▒z bir yere bak─▒p bakmad─▒─č─▒ndan da emin olam─▒yordunuz, hatta e─čilip yerinde inceleme yapmazsan─▒z bir g├Âzleri olup olmad─▒─č─▒n─▒ kestirmek de zordu.
Bak─▒┼člar─▒n─▒ uzaklardan ├žekti─činde asker postal─▒na benzeyen ayakkab─▒lar─▒na bak─▒yordu uzun uzun; sonra ayakkab─▒n─▒n gev┼čemi┼č ba─čc─▒klar─▒ ile oynuyordu.
D├╝┼č├╝nd├╝m ki bakt─▒─č─▒ yerden mor sal─▒lar, benzi atm─▒┼č cumartesiler ge├žiyordu, ayakkab─▒n─▒n ba─čc─▒klar─▒na dola┼č─▒p kalan saatler, g├Âzlerinin feri ├žekilmi┼č zamanlar, bulutlar─▒ yerinde donmu┼č bir g├Âky├╝z├╝; sonra sararm─▒┼č ikindiler, lambalar─▒ yanmayan ak┼čamlar ge├žiyordu; g├Âr├╝l├╝p unutulmu┼č r├╝yalar, d├╝┼členmi┼č gelecek zamanlar, sonra bir t├╝rl├╝ gelmeyen o zamanlarda kullan─▒lamayan tasavvurlar ge├žiyordu.
Paltodan bozma kaban g├Âr├╝n├╝ml├╝ uzun ceketi is pas i├žindeydi ve uzun, da─č─▒n─▒k, siyah sa├žlar─▒ ya─č─▒r ba─člam─▒┼čt─▒.
Bir anda kanatlar─▒n─▒ ├ž─▒rp─▒p hareketlenen ├ževik bir kartal gibi yekindi ve h─▒┼č─▒mla aya─ča kalkt─▒. Kendisine iyice yakla┼čt─▒─č─▒ anla┼č─▒lan tehlikeye do─čru sald─▒r─▒ya ge├žecek gibi ileri at─▒ld─▒ fakat sald─▒rmad─▒. Sadece kendisinin g├Ârd├╝─č├╝ bo┼čluktaki yokÔÇÖun yakas─▒n─▒ toplar gibi ellerini yukar─▒dan kavu┼čturdu ve di┼člerinin aras─▒ndan ┬áÔÇťsen benim kim oldu─čumu biliyor musun lan?ÔÇŁ diye ba─č─▒rd─▒.
Onun oradaki varl─▒─č─▒n─▒ ilk kez g├Ârenler, kavga tonunda ├ž─▒kan bu sesten tarafa, kayg─▒ verici bir bak─▒┼čla, mahalline y├Ânelir gibi de─čil de r├╝zg├ór─▒n ├žat─▒dan d├╝┼č├╝rd├╝─č├╝ bir ├žangala ya da her nas─▒lsa oraya savrulup t─▒ng─▒rdayan bir at─▒k e┼čyaya bakar gibi anl─▒k bir g├Âz kaymas─▒yla bakt─▒lar. Esasen, bakanlar─▒n bak─▒┼č─▒ da sesin geldi─či yere odaklanacak d├╝zeyde bir bak─▒┼č de─čildi.
Dolay─▒s─▒yla oradan ge├žen -bir iki ki┼či d─▒┼č─▒nda- kimse onun bu ba─č─▒r─▒┼č─▒n─▒ duymad─▒ ve ÔÇśyokÔÇÖ ile kavgas─▒n─▒ ay─▒rma giri┼čimi de olmad─▒.
ÔÇťBen adam─▒ lime lime do─črar, sonra par├žalar─▒n─▒ mart─▒lara yem ederim lanÔÇŁ diye k├╝kredi bu kez yokÔÇÖa do─čru.
Yerinde efelenerek ┼č├Âyle bir esnedi; sonra birka├ž ad─▒m ileri ├ž─▒kt─▒ ve sunturlu bir k├╝f├╝r e┼čli─činde yokÔÇÖa do─čru bir tekme daha savurdu.
O s─▒rada s─▒radaki hamleler i├žin gerilmi┼č bir yay gibi her an tetik durumdayd─▒.
├ľyle bir s├╝re ba─č─▒r─▒p ├ža─č─▒rd─▒, sonra geri yerine d├Ând├╝ ve ├ž├Âmeldi tekrar.
Bu s─▒rada, ses tonunu d├╝┼č├╝rerek, beni istedi─či zaman kullanabilece─či bir e┼čya san─▒yor, diye sokurdand─▒.
YokÔÇÖa olan ├Âfkesini bir s├╝re bak─▒┼člar─▒yla s├╝rd├╝rd├╝ oradan; sonra az ├Ânceki derin suskunlu─čuna g├Âm├╝ld├╝.
K─▒sa bir me┼čguliyetim oldu o arada, sonra bakt─▒m ki yerinde yok.