ZONGO’NUN DE─×─░RMEN─░’nden se├žkiler

Zongo’nun De─čirmeni‘nden

Hi├ž g├Ârmedikleri ku┼člar girerdi o zaman─▒n ├žocuklar─▒n─▒n r├╝yalar─▒na. ├ľyle ki g├╝n ─▒┼č─▒maya ba┼člad─▒─č─▒nda ┼×ehrazatÔÇÖ─▒n anlatt─▒─č─▒ masal─▒n sonuna geldi─čini anlarlar; hatta o s─▒rada saray─▒n bah├žesinden gelen ku┼č seslerini bile i┼čitebilirlerdi. Bununla kalmazlar; Kafda─č─▒ÔÇÖn─▒n ard─▒ndan a┼čk vadisine do─čru s├╝z├╝len Z├╝mr├╝d├╝ankaÔÇÖy─▒; Ba─čdat medreselerinin kubbelerinden havaland─▒ktan sonra ├Ânce Ahlat ├╝zerinde y├╝kseklerden seslenen; oradan bat─▒ya do─čru kanat ├ž─▒rp─▒p S├╝leymaniyeÔÇÖde solukland─▒ktan sonra Tuna boylar─▒n─▒ ge├žerek Sultan MuradÔÇÖ─▒n KosovadaÔÇÖdaki makam─▒nda karar k─▒lan H├╝ma ku┼člar─▒n─▒; Belk─▒sÔÇÖtan Hz. S├╝leymanÔÇÖa haber getirmek ├╝zere Yemen semalar─▒nda ha bire kanat ├ž─▒rpan H├╝th├╝t ku┼čunu, MekkeÔÇÖnin etraf─▒ndaki da─člardan inerek EbreheÔÇÖnin ordusunu K├óbe ├Ânlerinde peri┼čan eden Ebabil ku┼člar─▒n─▒ da g├Ârebilirlerdi o zaman─▒n ├žocuklar─▒ r├╝yalar─▒ndaÔÇŽ(…)

Zongo bu odada kim bilir hangi d├╝┼čleri g├Ârd├╝, hangi d├╝┼člerden uyand─▒? Kim bilir, ka├ž kez u├žup gitti Ofelya buradan?
Demek, bu odada Ofelya i├žin a─člam─▒┼č, burada t├╝rk├╝ ├ž─▒─č─▒rm─▒┼č, burada bitmesini istemedi─či d├╝┼člerden uyanm─▒┼čt─▒ Zongo. G├Ârd├╝─č├╝m her ┼čey bir un ─▒l─▒kl─▒─č─▒ ve yumu┼čakl─▒─č─▒ i├žindeydi: Tavan bo┼člu─čunda duvardan duvara ├žaprazlama uzanan una belenmi┼č kal─▒n ah┼čap kolonlar, ├žeki├ž darbelerinin ├ž─▒kard─▒─č─▒ tiz seslerin duvarlardaki yank─▒s─▒, o s─▒rada oradaki b├╝t├╝n e┼čyan─▒n o sese kat─▒lmas─▒…
Sonra ke┼čk├╝l, bir kenarda y─▒─č─▒l─▒ un ├žuvallar─▒, deneyi havuzda tesviye etme tapan─▒;; yan tarafta, kap─▒s─▒ hep a├ž─▒k duran ah┼čap zerzeli o d├╝┼čler odas─▒ÔÇŽ
Sonra de─čirmenin alt─▒ndan ├žarpana ├žalarak akan sularÔÇŽ
Buras─▒ bir masal─▒n ya┼čand─▒─č─▒ bir mek├ón gibiydi bizim i├žin; ama o masal─▒n kahraman─▒ burada ya┼čam─▒┼čt─▒ i┼čte.
O arada akl─▒m, masal─▒ dokumaya ba┼člayan de─čirmenin ├žal─▒┼čt─▒r─▒lmas─▒nda idi.
O da oldu: Bir anda ┼čamatal─▒ bir oyunun ba┼člama komutu verilmi┼čti de insanlar ellerinde ka┼č─▒klarla, zillerle ta┼č─▒n ├╝zerinde oynamaya ba┼člam─▒┼člard─▒ sanki: ┼×─▒k─▒d─▒m ┼č─▒k─▒d─▒m t─▒k─▒ t─▒k, ┼č─▒k─▒d─▒m ┼č─▒k─▒d─▒m t─▒k─▒ t─▒kÔÇŽ (…)

ÔÇťDal─▒nda olgunla┼č─▒p kuruyan, kurda ku┼ča yem olmaya haz─▒r bir meyve gibiyim ┼čimdi. Y├╝ksek y├╝ksek yaylalardan kesildim, gecesi ayd─▒nl─▒k ┼čehire gitmekten kesildim, araziye gitmekten kesildim. Ah─▒r bile bana kap─▒s─▒n─▒ kapad─▒. D├╝nya; ovas─▒yla, yaylas─▒yla, topra─č─▒yla beni terk etmeye ba┼člad─▒. ─░yisi mi toprak beni b─▒rakmadan onu d├Ân├╝┼čt├╝reyim.ÔÇŁ(…)

ZongoÔÇÖnun bunlar─▒ b├Âyle i├žinde dokuyup durdu─ču bir mart ay─▒n─▒n sonlar─▒yd─▒.
Bu geli┼čme ├╝zerine konu kom┼ču ile dayan─▒┼čarak kirli beyaz ta┼č─▒ ka─čn─▒larla getirtti k├Âye.
G├╝nlerce i┼čledi o ta┼č─▒ kap─▒ ├Ân├╝nde.
Ta┼č son h├ólini ald─▒─č─▒nda de─čirmen in┼čaat─▒ da sona yakla┼čm─▒┼čt─▒.
De─čirmen tamamland─▒ktan sonra, ├ževresi ├žocuklar─▒n -├Âzellikle Kelek SamiÔÇÖnin- mek├ón─▒ h├óline gelmi┼čti. Zongo; ┼čems siperli serpu┼č idi zihinlerde, bir par├ža de─čirmen ta┼č─▒, ├žocuklar─▒n aras─▒na kar─▒┼čm─▒┼č unlu i┼č abas─▒, a├ž─▒k pembe burunlu Pekinez ve pe┼činden hi├ž ayr─▒lmayan alaca kuzu idi. O kuzuyu da D─▒ng─▒l HamitÔÇÖten alm─▒┼čt─▒.
Bu arada Efendi de cuma g├╝nleri d─▒┼č─▒nda ilk kez halk─▒n aras─▒na kar─▒┼čm─▒┼č ve evden a┼ča─č─▒ya inmi┼čti. (…)

ÔÇťBak Zongo! Her insan, d├╝nyada ciltsiz, tek n├╝sha ve okunmam─▒┼č bir kitapt─▒r. Bu kitab─▒n tashihi yine kendisi taraf─▒ndan yap─▒labilir ancak; fakat ikinci bask─▒s─▒ katiyen yap─▒lamaz.ÔÇŁ Ne demek istedi─čini tam anlamad─▒m tabii; fakat s├Âz de akl─▒mdan hi├ž ├ž─▒km─▒yordu. Ne ilgiyse, Yanakl─▒ ile ├çavu┼čzade kafam─▒n bir yerinde bulu┼čtular. B├Âyle oldu i┼čte…(…)
Hamit, SamiÔÇÖnin; Sami ise (hay─▒r koyunlar─▒n de─čil) sadece kendisinin duydu─ču bir sesin pe┼činde idi. O sesi duydu─čunda onu kimse tutamazd─▒. SamiÔÇÖnin duydu─ču sesi tespit etmek i├žin az u─čra┼čmam─▒┼čt─▒r D─▒ng─▒l; ne ki yedi k├Ây├╝n cinci hocas─▒na ula┼čt─▒ysa da bir sonu├ž elde edememi┼čtir.

├ľl├╝ Sesleri Korosu

Kimsenin konu┼čmad─▒─č─▒ bir dile ├ževrilmi┼č bir kitap gibiydim. Kendimi d├╝┼člerle bezenmi┼č bir denizde y├╝z├╝yor buluyordum ├žok zaman. R├╗y-─▒ zemine s─▒─čm─▒yor ve g├Âklere y├╝kseliyordu d├╝┼člerim. ├çok ge├žmeden d├╝┼člerimin kanad─▒na bir u├žak ├žarp─▒yor ve o u├žak d├╝┼člerimi par├žal─▒yor ve her yer bir d├╝┼č oluyordu sonra.

Annem de bir d├╝┼č oldu.

Sol memenizin iki parmak alt─▒nda, ├žam kozala─č─▒ ┼čeklinde bir par├žaÔÇŽ

Onu hi├žbir g├Âz├╝n kullanmad─▒─č─▒ mek├ónlarda arad─▒m. Ula┼čt─▒─č─▒m mek├ónlarda sadece tozumsu, yar─▒ saydam, gaz ve buhar tabakas─▒ndan m├╝te┼čekkil, ak─▒┼čkan ve devingen bir sis vard─▒. ─░nsanlar─▒n y├╝z├╝, yoklu─čun i├žinde bir belirip bir kayboluyordu. Onlar i├žinde ge├žmi┼č y├╝zy─▒llardan, i├žinde ya┼čan─▒lan zamana ka├ž─▒p gelmi┼č hissi uyand─▒ran yakalar─▒ yukar─▒ kalk─▒k, g├Âzleri kan ├žana─č─▒na d├Ânm├╝┼č, parmaklar─▒ bacaklar─▒ ile yar─▒┼čan adamlar; etekleri r├╝zg├órda u├žu┼čan, y├╝zlerinin kal─▒b─▒ ├ž─▒kar─▒lm─▒┼č da oraya ba┼čka bir deri ge├žirilmi┼č gibi a├ž─▒k fildi┼či renginde peltele┼čmi┼č kad─▒nlar g├Âr├╝yordum. Ellerindeki b├╝y├╝k bir ta┼čla daha k├╝├ž├╝k bir ta┼č─▒ par├žalamaya ├žal─▒┼čan, ayaklar─▒ kir ve pas i├žinde ├žocuklar g├Âr├╝yordum. Y├╝zleri gerilmi┼č ve elleri b├╝y├╝k oluyordu bu ├žocuklar─▒n. Onlar─▒n ├žocuk oldu─čunu ka┼člar─▒ndan ve giysilerinden anl─▒yordunuz. Geride toz bulutu b─▒rakarak ge├žip giden ara├žlar g├Âr├╝yordum sonra. (…)

Bozbulan─▒k ak─▒nt─▒lar var i├žimde. Bu sebeple; kullan─▒lmam─▒┼č, kimseyle payla┼čmad─▒─č─▒m uzun c├╝mleler kuruyorum hep ona dair. C├╝mlelerimi kimseyle payla┼čam─▒yorum. Su├ž c├╝mleleri oluyor bunlar genelde, kendime bile duyurmad─▒─č─▒mÔÇŽ Fakat ne oluyorduysa her nerede olsam c├╝mlelerimin rengi beni ele veriyordu. Dolay─▒s─▒yla kurdu─čum her c├╝mle beni ait oldu─čum yerden biraz daha kopar─▒yordu. Kurdu─čum her c├╝mleyle ├╝zeri sararm─▒┼č yapraklarla d├Â┼čeli, alt─▒ kaygan, kat─▒ ama yap─▒┼čkan bir bata─ča bat─▒yordum sanki. Sonra g├╝nlerdir ├╝fl├╝k ├žal─▒p duran Karancalos F─▒rt─▒nas─▒ÔÇÖn─▒n ard─▒ndan do─čan k─▒┼č g├╝ne┼či gibi i├žimin k├Ârfezleri ─▒┼č─▒yor birden, dar sokaklar─▒ geni┼čliyor, d├╝┼člerim ├ži├žekleniyor ve bir imbisat h├óline ge├žiyordum. Bir geni┼člikÔÇŽ ─░┼čte o zaman -bulundu─ču yerden- annem de sesleniyordu bana ismimin son hecesini uzatarak. Bu sesi ├žok net duyuyordum. O s─▒rada, ufukta reng├órenk bulutlar, yery├╝z├╝nde olmayan bir ├╝lkenin haritas─▒n─▒ ├ž─▒karm─▒┼č oluyorlard─▒. ─░┼čte o zaman o beliriyordu birden ve bulutlar─▒n i├žinden bana do─čru y├╝z├╝yordu.

Bu ad─▒m─▒ kar┼č─▒l─▒ks─▒z b─▒rakamazd─▒m.(…)

Dertlerini size iletmek istemeyen bir hastay─▒ iyile┼čtirmeye ├žal─▒┼čan bir tabipten daha talihsiz kimse yoktur. Beni g├Âzlemleyen biri, dertlerini ya┼čatmak ve korumak i├žin sava┼čan bir bireyin ├Âzel alan─▒na zorla girmeye ├žal─▒┼čan bir zorba; onu da bir zorba taraf─▒ndan k─▒st─▒r─▒lm─▒┼č bir tutsak sanabilirdi. Do─črusu, ben de; ├Â─črenmeye talip olmayan bir talebeye zorla ├Â─čretmeye ├žal─▒┼čan talihsiz bir ├Â─čretmen gibi hissediyordum kendimi. Bana, kendisini k─▒st─▒rd─▒─č─▒m─▒ sanan bir zavall─▒ym─▒┼č─▒m gibi bak─▒yordu. Bunu seziyordum. Bir an ├Ânce ├ž─▒kmak istiyordu g├Âzlem odamdan.

Herkes gibi d├╝┼č├╝nmedi─čimin fark─▒nday─▒m: ├ço─čunluk i├žin ortak payda olan zemin, benim uzak durdu─čum yer olabiliyor: Mesela herkes bir hastan─▒n bekledi─činin sa─čl─▒k oldu─čunu d├╝┼č├╝n├╝r; ama ben oradan uzakla┼čarak onun ba┼čka bir ┼čeyi bekledi─čini d├╝┼č├╝n├╝yorum. Hastan─▒n sa─čl─▒─č─▒na kavu┼čtu─ču andan itibaren bir ihtimali bekledi─čini d├╝┼č├╝n├╝yorum mesela; bilinmeyen bir gelecekte kavu┼čtu─ču ┼čeyi kaybetme ihtimalini ya da ba┼čka bir hastal─▒─č─▒n onu kap─▒da bekledi─čini… Bu bekleyenler ve bekledikleri benim beklediklerimle farkl─▒l─▒k arz etse de ÔÇťbekleyenÔÇŁ olma d├╝zleminde ortak bir noktam─▒z var; ama ben ona ne dendi─čini de bilmiyorum.(…)

Buraya gelirken kap─▒n─▒n d─▒┼č─▒nda b─▒rakt─▒─č─▒m ├Âteki kendim ile i├žeri ald─▒─č─▒m beriki kendimin ayn─▒ ki┼či oldu─čunu san─▒yorsunuz siz. Oysa buraya girerken sizin g├Ârd├╝─č├╝n├╝z beriki kendimi kesip bi├žtim ben, onu yontup ba┼čka bir kendim elde ettim. Bu g├Ârece varl─▒─č─▒m─▒ bilmiyorsunuz ve her iki kendimi de ayn─▒ ki┼či san─▒yorsunuz. Size anlatamad─▒─č─▒m tam da buras─▒. Dahas─▒ var: Bu ikisi d─▒┼č─▒nda, benim, bile isteye olu┼čturdu─čum kamu ├Ân├╝ndeki sosyal varl─▒─č─▒m da var. Bazen istemeyerek benim katk─▒ verdi─čim, d─▒┼čar─▒ya yans─▒yan g├Âr├╝nt├╝lerimden veya g─▒yab─▒mda ba┼čkalar─▒n─▒n olu┼čturdu─ču benimle ilgili baz─▒ verilerden derlenerek elde edilmi┼č derleme varl─▒─č─▒m var bir de. Bunlar─▒n d─▒┼č─▒nda; BenÔÇÖe ve bana ra─čmen, sosyal medya ortamlar─▒nda beni hi├ž g├Ârmemi┼č, g─▒yab─▒mda tan─▒yan insanlar─▒n kafas─▒nda bile isteye olu┼čturdu─čum sanal varl─▒─č─▒mdan ise hi├ž s├Âz etmiyorum.(…)

Tekrar kolay gelsin, dedim.

Adam kolaysa ba┼č─▒na gelsin, dedi.

Ba┼č─▒ma geldi zaten, dedim.

├ľyleyse bu konuda tecr├╝belisin.

Hay─▒r, tecr├╝bem yok ben de tam bunu soracakt─▒m.

Neyi?

Siz kutlu bir adams─▒n─▒z.

Neden?

─░nsanlar─▒n pisliklerini s├╝p├╝r├╝yorsunuz.

─░┼čim bu benim.

├ľyle mi?

Evet.

─░├žimdeki ├ž├Âpleri de s├╝p├╝rebilir misiniz?

Benim b├Âyle bir g├Ârevim yok.

Sonra bir anda ay─▒ld─▒ g├Ârevli ve neee! dedi, ÔÇśeÔÇÖ sesini uzatarak.

Bunun i├žin size eme─činizin kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒ ├Âdemeye haz─▒r─▒m, dedim.

Sen galiba ka┼č─▒n─▒yorsun sabah sabah. S├╝p├╝r├╝r├╝m, hem de b├╝t├╝n pisliklerini s├╝p├╝r├╝r├╝m de sen gel hele ┼č├Âyle yamac─▒ma!

Bunu derken di─čer elindeki gerece sopa konumu ald─▒rm─▒┼čt─▒.(…)

Nas─▒ls─▒n, dedim ben arkada┼člar─▒ temsilen. Bizimle pek ilgilendi─či s├Âylenemez. Orada on dakika boyunca hep sustuk. Aram─▒zda s├╝k├╗tun diliyle, sus├ža konu┼čuyorduk. Her bak─▒┼č de─či┼čtirmesinde di─čerimize bak─▒yor ve g├Âz g├Âze geldi─či herkese g├╝l├╝ms├╝yordu.(…)

Ba┼č─▒m─▒ arkama ├ževirdi─čimde, yan─▒ ba┼č─▒mdayd─▒: ├çocuklar hayret makam─▒ndad─▒rlar hep. Hayretiniz ├žocuklar gibi olsun,ÔÇŁ dedi. Zili incelerken y├╝z├╝mde bir hayranl─▒k ifadesi oldu─čunu da b├Âylece anlam─▒┼č oldum. Ne diyece─čimi ┼ča┼č─▒rm─▒┼čt─▒m ve ├Ân├╝me bak─▒p sustum. Son zamanlarda ├žocuklar gibi her ┼čeye ┼ča┼č─▒r─▒yordum ve ben ┼ča┼č─▒rmalar─▒mda hep susar─▒m zaten.(…)

O g├╝n bug├╝nd├╝r rahat kay─▒plara kar─▒┼čm─▒┼čt─▒r.

Aramak i├žin ├ž─▒kt─▒─č─▒m yolda benim kayb─▒m─▒ bulmamdan de─čil, belki kayb─▒m─▒n beni bulmas─▒ndan s├Âz edilebilir. Bunun fark─▒ndayd─▒m. Bana hediye etti─či kap─▒ zili (hay─▒r, koyun zili) de bunun fark─▒nda idi. ┼×├Âyle de s├Âylenebilir: Beni i├žeri buyur eden, o, arad─▒─č─▒m─▒ buldu─čumu d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝m kap─▒n─▒n kanatlar─▒, a─č─▒rlamak ├╝zere de─čil u─čurlamak ├╝zere a├ž─▒lm─▒┼čt─▒. Halbuki onunla kar┼č─▒la┼č─▒nca arad─▒─č─▒m─▒ buldu─čumu d├╝┼č├╝nm├╝┼čt├╝m ilkin. Oysa ben g├Âzleri g├Âzlerime dokununca, g├Ârd├╝─č├╝m yerde kanatlar─▒ a├ž─▒lan kap─▒dan ├ž─▒k─▒p (do─črusu girip) gitmi┼čtim.

O g├╝n bug├╝nd├╝r ben art─▒k Ben de─čilim. Hakk─▒mda konu┼čanlar─▒n s├Âzleri de Benimle ilgili de─čildir; ├ž├╝nk├╝ onlar BenÔÇÖi tan─▒m─▒yorlar.

Delifi┼čekÔÇÖten

Bir g├╝n, ba┼č─▒ hep dumanl─▒ olan yaylalar─▒n duman─▒, Delifi┼čekÔÇÖin ba┼č─▒na konaklad─▒. Konaklad─▒ da gitmek nedir bilmedi dumanlarÔÇŽ
─░lk, koyun sa─čarken g├Ârm├╝┼čt├╝ onu.
O g├Âr├╝┼čte olan olmu┼čtu: G├Ârd├╝─č├╝ bir ├žift g├Âz de─čil de bir y─▒ld─▒r─▒m yal─▒m─▒yd─▒ sanki.
Bu kez onu tutuklayan karakol ├žavu┼ču de─čil; fettan bak─▒┼člard─▒.
Delifi┼čekÔÇÖin, b├╝t├╝n m├╝lk├╝n├╝ viran eylemi┼čti o bak─▒┼člar.
ÔÇť┼×eytan diyor ki ├žolu─ču ├žocu─ču terk et, al git ┼ču k─▒z─▒ÔÇŁ diye d├╝┼č├╝nd├╝ o anda.
Y├óri g├╝zel olan─▒n uyku girmezmi┼č g├Âz├╝ne.

O gece uyku s─▒├žan deli─čine girdi.

Kestane A─čac─▒n─▒n R├╝yas─▒n─▒ Beyan EderÔÇÖden

─░nsanlar, g├Âky├╝z├╝n├╝ t─▒rmalayan tu─čyan y├╝zl├╝ binalara giydirmi┼člerdi ruhlar─▒n─▒. ┼×ehrin, insan─▒ bo─čan kementleri vard─▒, urganlar─▒ vard─▒, g├Âr├╝nmeyen k─▒tal malzemeleri vard─▒. Yolu ┼čehre d├╝┼čm├╝┼č a─ča├žlar, burada ├žile dolduruyorlard─▒ ve ormanlardaki a─ča├žlar─▒n bundan haberleri bile yoktu.

Babam─▒n o a─čac─▒n dibinde do─čdu─ču, hatta onun dal─▒nda b├╝y├╝d├╝─č├╝ bana iletildi─činde veya bana iletilenleri anlad─▒─č─▒mda ilk mektebe ba┼člam─▒┼čt─▒m. O a─ča├ž ile, hayalimde payla┼čt─▒─č─▒m zamanlardan akl─▒mda kayda de─čer birka├ž k─▒r─▒nt─▒ kalm─▒┼čt─▒r sadece. Onlardan biri, bebeklik ├ža─č─▒nda, babam─▒n dal─▒na as─▒lm─▒┼č kunda─č─▒n─▒ sallamak ├╝zere oraya gitti─čimi kurgulam─▒┼č olmamd─▒.

FloraÔÇÖn─▒n ├ç─▒ng─▒raklar─▒

├ť├ž ki┼čilik bir taburduk biz. Kan─▒ y├╝─čr├╝k, re├žinesi s├╝t dolu nisan dallar─▒ idik. Kuruldu─čumuz kavak dallar─▒nda, aheste esen yellerle sal─▒n─▒p dururduk sa─ča sola. FloraÔÇÖn─▒n ├ž─▒ng─▒raklar─▒ mevzusuna kadar bir ┼čik├óyetimiz de yoktu bundan. Yelimizi seviyorduk zahir. O yelin bazen h─▒zlan─▒p ├žat─▒lar─▒ yerinden eden bir boraya d├Ân├╝┼čmesi ise hi├ž hesab─▒m─▒zda yoktu. (…)

Ad─▒n─▒ tam olarak telaffuz eden yoktu. Lora derlerdi kestirmeden. G├Âzleri bir acayip imi┼č bu LoraÔÇÖn─▒n. O kadar ├žirkin imi┼č ki baz─▒ aileler korkar diye ondan ├žocuklar─▒n─▒ bile sak─▒n─▒yorlard─▒. K├Ây i├žine pek ├ž─▒kmaz, kimseye gelip gitmezdi; hatta -say─▒lar─▒ az olsa da- onunla konu┼čmay─▒ hatta g├Ârmeyi bile u─čursuzluk sayanlar vard─▒. Bundan haberli miydi bilmiyorum; ama ad─▒n─▒ telaffuz edemeyenler ÔÇťg├óvurÔÇŁ diyorlard─▒ ona. Hayat─▒mda hi├ž g├óvur g├Ârmemi┼čtim. G├óvurlar nas─▒l bir insand─▒, bizden farklar─▒ nelerdi? ├çirkinli─činin g├óvur olmas─▒yla bir ilgisi var m─▒yd─▒? Birine k─▒z─▒nca ÔÇśg├óvur d├Âl├╝ÔÇÖ derdi Halit amcam. B├╝y├╝kanamdan da duymu┼čtum; yaramazl─▒k edince ÔÇťg├óvurluk etmeyinÔÇŁ demi┼čti bize. Bu g├óvur meselesi de meraklar─▒m aras─▒ndayd─▒.

O gece hep onu d├╝┼č├╝nd├╝m. G├Ârebilecek miydim acaba? Sanki biri zamanlar─▒ bir ├žuvala doldurup ka├ž─▒racakt─▒; sanki ba┼č─▒na bir hal gelecek ve onu bir daha g├Âremeyecektik. Zihnimde kayna┼č─▒p duran titrek hayallerin niye ilk s─▒ras─▒na yerle┼čti bu konu bilmiyorum; ama i├žimde bu kadar harlanm─▒┼čken harekete ge├žmeliydim. Ge├žtim de.(…)

Yok, gibi ya┼č─▒yordu. Onunla kimse ilgilenmedi─či gibi kimse de onun ┼čik├ór─▒nda de─čildi. ├ľyle ├žirkin ki diyordu Vahide teyze; insan bakam─▒yor, g├Âz g├Âze gelemiyor. Zaten g├Âzlerini g├Ârmek de neredeyse m├╝mk├╝n de─čil, diyordu. G├╝ldane teyzeye kal─▒rsa g├Âzlerine bak─▒lamay─▒┼č─▒ i├žindeki kinle ilgiliydi.

Merak─▒m─▒ kam├ž─▒layan ┼čeyler vard─▒: Neye idi kini? Kim ne yapm─▒┼čt─▒ ona? Gitti─či yerlere ne zaman gider, yolu nerelerden ge├žer, evine ne zaman d├Âner; kimse g├Ârmezdi. O evde nas─▒l ya┼čad─▒─č─▒n─▒ da tam olarak kimse bilmiyordu.(…)

Onu g├Ârmeliydim; ├ž─▒ng─▒raklar─▒n─▒, kilise ├žan─▒n─▒ sonra. ─░lla y├╝z├╝n├╝. G├ÂzleriniÔÇŽ Dedikleri kadar ├žirkin miydi? Kap─▒s─▒n─▒n ├Ân├╝nde oldu─čunu duydu─čum k├╝p├╝ de g├Ârmeliydim. ─░├žinde ne vard─▒ acaba? Bunlar─▒ acayip merak ediyordum ┼čimdi.

Bu kez iyi bir gerek├žemiz vard─▒ ve onu g├Ârece─čimden umutluydum. (…)

Eyvah, dedim; yand─▒n Muttalip!

Ka├žmak para etmezdi.

Muttalip, anas─▒ ├Âlm├╝┼č tay gibi ba┼č─▒ yerde, elleri ├Ân├╝nde, ad─▒mlar─▒n─▒ s├╝r├╝yerek yan─▒na vard─▒: Hac─▒, kula─č─▒n─▒n birinden tuttu bunun, itin g├Ât├╝ne sokup ├ž─▒kard─▒: ÔÇťHaf─▒z-─▒ KurÔÇÖan olman─▒n hat─▒r─▒ var. O hat─▒r─▒ ya─čma etme. H─▒z─▒r belledik seni, h─▒nz─▒r ├ž─▒kma. Anlad─▒n m─▒? Bir daha onun bunun yeliyle b├Âyle ├žocukluk yapma; kulaklar─▒ndan asar─▒m seni. HimmetÔÇÖi al─▒p gideceksin ve o kad─▒ndan ├Âz├╝r dileyeceksin. Haydi git ┼čimdi!ÔÇŁ dedi.

Kulaklar─▒ d├╝┼čm├╝┼č enik gibi oradan uzakla┼č─▒p yan─▒m─▒za d├Ând├╝ Muttalip.

 

DEVAMI --››
SESLER─░ DELEN B─░R SES

SESLER─░ DELEN B─░R SES

(…) Orta yerde derin bir sessizlik vard─▒. O s─▒rada, b├╝t├╝n bir k├Âye; evlerin sa├žaklar─▒na, avlu giri┼člerine, kap─▒ e┼čiklerine, k├Ây i├žindeki tozlu yollara, hayvan e─čreklerine, as─▒rl─▒k dut a─ča├žlar─▒n─▒n dallar─▒na, tavuk pinekliklerine, seren b├Â─č├╝rlerine, samanl─▒k diplerine katmanl─▒ kavisler ├žizerek yay─▒lan o sessizli─čin tan─▒ms─▒z sesini herkes duydu. ─░┼čini a┼č─▒n─▒ b─▒rak─▒p ayn─▒ ama├žla oraya toplanan kavruk y├╝zl├╝ insanlar, o irkiltici sesin icra etti─či bir m├╝nzevi dinletiye kulak kesilmi┼č gibiydi. Gerilmi┼č bir sessizli─čin sarkac─▒nda as─▒l─▒ kalm─▒┼č bir y├╝rek burkac─▒yd─▒ hissedilen. Belki de tam tersiydi; kulak frekanslar─▒n─▒n alg─▒lama s─▒n─▒rlar─▒n─▒ a┼čan bir ses vard─▒ da o sesi kimse duymuyordu. Belki de b├╝t├╝n bunlar─▒n d─▒┼č─▒nda ba┼čka bir ┼čeydi; b├╝t├╝n sesleri bast─▒ran, sesleri delen bir sesin oraya abanmas─▒yd─▒ ya┼čanmakta olan. (Devam─▒ …)

DEVAMI --››
AZAZ─░L’─░N KAPISINDA

AZAZ─░L’─░N KAPISINDA

(…) Muhayyilemin zaman─▒n dehlizlerinde dola┼čma g├╝c├╝n├╝ g├Ârmek beni deh┼čete d├╝┼č├╝r├╝yordu: Bir sabah kalkt─▒─č─▒mda ya g├╝ne┼či do─čmam─▒┼č bulursam? Ya geceler bir daha gelmezse? Ya ak┼čam konu┼čtu─čum dili sabah kaybedersem? Ya denizler ta┼č─▒p okyanuslar d├╝nyay─▒ istil├ó ederse? Y─▒ld─▒zlarda neler ya┼čan─▒yordu? B├╝y├╝kbabama oralarda bir yerlerde rastlayabilir miydim? (Devam─▒ …)

DEVAMI --››
D├ť─×├ťN GECES─░ (├çak─▒ adl─▒ hik├óyeden)

(…) Bir cumartesi gecesi bir akrabam─▒z─▒n d├╝─č├╝n├╝ne kat─▒lm─▒┼čt─▒m. Babam, i├žkili d├╝─č├╝nlere ÔÇťharamÔÇŁ oldu─ču gerek├žesiyle hi├žbir surette kat─▒lmazd─▒; velev ki bu bir yak─▒n─▒m─▒z─▒n d├╝─č├╝n├╝ olsun. D├╝─č├╝n i├žkiliydi. S─▒rf ay─▒p olmas─▒n diye kerhen de olsa bu t├╝r d├╝─č├╝nlerde bulunmam─▒z gerekiyorsa evi temsilen beni g├Ârevlendirirdi babam. (Devam─▒ …)

DEVAMI --››
B├ľYLE OLDU ─░┼×TE- ├Âyk├╝

B├ľYLE OLDU ─░┼×TE

Hi├ž haz─▒r oyunca─č─▒m olmad─▒ benim; oyuncaklar─▒m─▒ kendim yapt─▒m:
Kara lasti─čimin birini -ya da ikisini birden, i┼č yo─čunlu─čuna g├Âre art arda- araba yap─▒p i├žinde kum ta┼č─▒d─▒m ÔÇś┼čantiyemeÔÇÖ. Bu arada yabani tevek saplar─▒ da direksiyonum oldu tabi├«. (Ya┼č tevek g├Âceklerini kolan gibi ├Âr├╝p simit ┼čekline getir, al sana direksiyon) A─č─▒r y├╝k alt─▒nda inleyen ┼čantiye arabalar─▒m─▒n ┼čose yoku┼člar─▒ndan d├╝zl├╝─če ├ž─▒k─▒nca vitesini de─či┼čtirdim: ÔÇťUvvvvvvvvvnnn!ÔÇŁ (Devam─▒ …)

DEVAMI --››
─░ST─░LA -├Âyk├╝

─░ST─░LA
Adam, s─▒rt ├žantal─▒ ba┼čka bir adama yakla┼č─▒p arad─▒─č─▒ bir adresi sormak istedi. S─▒rt ├žantal─▒ adam─▒n kula─č─▒nda kulakl─▒k vard─▒, adam duymad─▒. Adam onu bu h├ólde bulunca di─čerine y├Ânelecek oldu; ama onun da kula─č─▒nda kulakl─▒k vard─▒. Daha ├Âteki de b├Âyleydi. Kulaklar─▒ kapal─▒yd─▒ insanlar─▒n ve onlara i┼čittirmek neredeyse m├╝mk├╝n de─čildi. Bir an, sorusunu y├Âneltebilece─či kimse bulamay─▒┼č─▒n─▒n aksayan y├╝r├╝y├╝┼č├╝ ile bir ilgisi olup olmayaca─č─▒ ge├žti akl─▒ndan.Sonra bu d├╝┼č├╝ncesinin yersiz oldu─čunu d├╝┼č├╝nd├╝.
├çok ge├žmeden anlad─▒ ki insanlar─▒n kulaklar─▒ t─▒kal─▒yd─▒ ve i┼čitmekten men edilmi┼člerdi sanki.
Dahas─▒, kentte insanlar, birbirlerini g├Ârmedikleri ve i┼čitmedikleri kulelerde oturuyorlard─▒.
Binitler kenti istila etmi┼čti ve insanlar kendilerine yer bulamaz h├óle gelmi┼člerdi. (Devam─▒ …)

DEVAMI --››
─░SKELEDE ├Âyk├╝ recep seyhan

Kimse y─▒llarca g├Ârmemi┼č, kimse fark─▒na varmam─▒┼č, orada, iskelenin giri┼činin hemen sa─č k├Â┼česinde unutulmu┼čtu sanki. Sadece bu da de─čil; unutanlar onu orada unuttuklar─▒n─▒ da unutmu┼člard─▒.

Ayaklar ak─▒yordu hemen ├Ân├╝nden; birbirine iltifat eden, telefonla konu┼čan, konu┼čurken kar┼č─▒s─▒ndan gelene son anda ├žarpmamak i├žin ani bir gerdan k─▒v─▒r─▒┼čla savu┼čup giden, i├žinden ├Âyk├╝ler akan, y├╝zlerine sirke d├Âk├╝lm├╝┼č hareketli ├Âl├╝ler ge├žiyorduÔÇŽ (Devam─▒ …)

DEVAMI --››