─░ST─░LA -├Âyk├╝

─░ST─░LA
Adam, s─▒rt ├žantal─▒ ba┼čka bir adama yakla┼č─▒p arad─▒─č─▒ bir adresi sormak istedi. S─▒rt ├žantal─▒ adam─▒n kula─č─▒nda kulakl─▒k vard─▒, adam duymad─▒. Adam onu bu h├ólde bulunca di─čerine y├Ânelecek oldu; ama onun da kula─č─▒nda kulakl─▒k vard─▒. Daha ├Âteki de b├Âyleydi. Kulaklar─▒ kapal─▒yd─▒ insanlar─▒n ve onlara i┼čittirmek neredeyse m├╝mk├╝n de─čildi. Bir an, sorusunu y├Âneltebilece─či kimse bulamay─▒┼č─▒n─▒n aksayan y├╝r├╝y├╝┼č├╝ ile bir ilgisi olup olmayaca─č─▒ ge├žti akl─▒ndan.Sonra bu d├╝┼č├╝ncesinin yersiz oldu─čunu d├╝┼č├╝nd├╝.
├çok ge├žmeden anlad─▒ ki insanlar─▒n kulaklar─▒ t─▒kal─▒yd─▒ ve i┼čitmekten men edilmi┼člerdi sanki.
Dahas─▒, kentte insanlar, birbirlerini g├Ârmedikleri ve i┼čitmedikleri kulelerde oturuyorlard─▒.
Binitler kenti istila etmi┼čti ve insanlar kendilerine yer bulamaz h├óle gelmi┼člerdi.

Son damla barda─č─▒ ta┼č─▒rd─▒: Adam, o kenti terk etti, uzak kasabalardan birinin ba┼č─▒ndaki da─člara gitti.
Da─č─▒n yamac─▒n─▒ yonttu, orada kendisine bar─▒nak ya da ma─čara evi yapt─▒.
Bir miktar koyun, eve bir k├Âpek ald─▒. Koyunlara a─č─▒l, k├Âpe─čine bar─▒nak yapt─▒.
Zamanla, da─č─▒n eteklerinde meyveleri g├╝zel kokan ba─člar kurdu.
Kasabada pazar─▒n kurulu oldu─ču baz─▒ g├╝nlerde, koyunlar─▒ndan gerekti─či kadar─▒n─▒ g├Ât├╝r├╝p sat─▒yor, d├Ân├╝┼čte de evine az─▒k getiriyordu.
Adam, avlanmak amac─▒yla da─č i├žlerine a├ž─▒ld─▒─č─▒ bir g├╝n, da─čda dola┼čan bir tav┼čan g├Ârd├╝.
Tav┼čan bir b├╝k├╝n dibinde kabu─čuna ├žekilmi┼čti ve karn─▒ s─▒k aral─▒klarla inip kalk─▒yordu.
Tav┼čan─▒n kendisine farkl─▒ bir yiyecek olabilece─čini d├╝┼č├╝nerek sessizce yere yatt─▒.
Kendini ├žal─▒l─▒klar aras─▒na gizledi, av─▒n─▒ hedef ald─▒ ve av t├╝fe─čiyle bir el ate┼č etti.
Hayvan ka├žt─▒ ve g├Âzden kayboldu. Adam, isabet ettiremedi─čini d├╝┼č├╝nd├╝, hay─▒fland─▒.

Ertesi g├╝n da─čda dola┼č─▒rken tav┼čan─▒ yuvas─▒n─▒n ├Ân├╝nde ac─▒ i├žinde k─▒vran─▒r h├ólde buldu.
Adam─▒ g├Âr├╝nce tav┼čan─▒n yavrular─▒ inden i├žeri ka├ž─▒┼čt─▒lar.
Yakla┼čmas─▒na ra─čmen tav┼čan ka├žmam─▒┼čt─▒.
Usulca yakla┼čt─▒, onu eliyle bile yakalayabilece─čini d├╝┼č├╝nd├╝.
O s─▒rada, hayvan─▒n bir g├Âz├╝ne sa├žma isabet etti─čini ve g├Ârmedi─čini fark etti.
Bir kula─č─▒ndan da kan gelmi┼čti.
Adam, derin bir pi┼čmanl─▒k duydu ve su├žluluk duygusu i├žinde, ne yapaca─č─▒n─▒ da bilemeden bir s├╝re ├Âyle bekledi.
Eve var─▒nca o gece uyuyamad─▒, k├Âr tav┼čan r├╝yalar─▒na girdi.
Adam, sabah erkenden da─ča gitti.
Yavrular inindeydiler fakat tav┼čan yoktu.
Anne tav┼čan─▒n ├Âlm├╝┼č olma ihtimali ile kahroldu.
Beklemeliydi.
Orada saatlerce gelmesini bekledi hayvan─▒n.
Derken tav┼čan g├Âr├╝nd├╝. Sekerek inine girdi. Adam, yava┼č├ža yakla┼čt─▒.
Tav┼čan─▒ kuca─č─▒na, yavrular─▒ da terkisine al─▒p evine g├Ât├╝rd├╝. Onlara ba─čda mini bir ev yapt─▒. Yeni misafirleri, k├Âpe─či Ala┼č ile ve k├Âr koyun NazarÔÇÖla,┬á kuzularla tan─▒┼čt─▒rd─▒.
Yavrular ├Ânlerine koydu─ču yiyeceklerden az ├žok yeseler de anne tav┼čan hi├žbir ┼čey yemiyordu.
Uzaktan gizlice izledi onlar─▒.
Sonra g├Ârd├╝ ki kendisi yuva civar─▒nda iken hayvan hi├žbir ┼čey yemiyor; oradan uzakla┼čt─▒─č─▒ndan emin oldu─ču bir zamanda ├Ânce siftinmeye ba┼čl─▒yor, sonra yeme─čini yiyordu.
Anne tav┼čan─▒n yemek yiyebilece─či saatte bir daha orada olmamaya ├Âzen g├Âsterdi.
K├Âr tav┼čana bir isim buldu: ├çizgi. Art─▒k hep ├çizgi diye sesleniyordu ona.
├çok ge├žmeden ├çizgi ile Nazar iyi bir arkada┼č oldular.
Ertesi sabah kalkt─▒─č─▒nda g├Âky├╝z├╝ bulutlarla kapl─▒yd─▒.
Bir s├╝re sonra g├Âk renkten renge girmi┼č, ├žok ge├žmeden de g├╝n ortas─▒nda her yer kararm─▒┼čt─▒.
Derken kurtlar uzaklarda ulumaya ba┼člad─▒.
Bir s├╝re sonra kurtlar─▒n ulumas─▒na k├Âpe─či Ala┼č da kat─▒ld─▒.
Tecr├╝beleri ona zelzele olabilece─čini s├Âyledi.
Akl─▒na bu ihtimal gelince ma─čara evinin kendisi i├žin emniyetli olmayabilece─čini d├╝┼č├╝nd├╝. Yan─▒na bir ┼čeyler al─▒p geceyi az ├Âtede, a├ž─▒k alanda, da─č─▒n yamac─▒nda ge├žirmek istedi.
Arazide y├╝r├╝rken toprakta bir tuhafl─▒k hissetti; toprak k─▒m─▒ld─▒yordu sanki.
Topraktaki devinim g├Âzle g├Âr├╝l├╝r bir h├ól al─▒nca olanlar─▒ anlamaya ├žal─▒┼čt─▒.
Kayg─▒land─▒─č─▒ gibi bu bir deprem de─čildi ama toprakta da bir hareketlilik vard─▒.
Zemini e┼čelemeyi d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝ bir s─▒rada topraktan larva ile kurt├žuk aras─▒ iri, beyaz b├Âcekler ├ž─▒kmaya ├žal─▒┼čt─▒─č─▒n─▒ fark etti.
G├Ârd├╝klerini topra─č─▒n ve i├žindekilerin uyand─▒─č─▒na yorumlad─▒.
Mevsim dirili┼č mevsimidir, m├╝mk├╝nd├╝r diye d├╝┼č├╝nd├╝.
Olur ya diye kendisine teyit etti bu ilk akl─▒na geleni.
Bu son c├╝mleyi kendisi de i┼čitti.
Kayal─▒k bir alan se├žmi┼čti, geceyi orada ge├žirecekti.
Y├╝r├╝d├╝.
Gece, g├╝nd├╝z├╝ ├Ârterken Ay da da─č─▒n arkas─▒ndan dev bir sini gibi y├╝kseldi.
K─▒sa s├╝rede a─ča├ž diplerinde g├Âlgeler olu┼čtu.
Aya bakt─▒.
Orada elinde baston olan bir adam g├Ârd├╝.
AyÔÇÖdaki bu g├Âr├╝nt├╝, y─▒llar ├Ânce ge├žirdi─či bir kazada bir s├╝re koltuk de─čne─čine mahk├╗m oldu─ču g├╝nleri hat─▒rlatt─▒ ona. O kaza, ona aksayan bir ayak b─▒rakm─▒┼čt─▒.
Sabah, kula─č─▒na ula┼čan garip ve uzak seslerle uyand─▒.
Duydu─ču sesler, yer yer uzak bir ┼čamatay─▒; yer yer de muzaffer bir ordunun co┼čkulu mar┼člarla k─▒┼člas─▒na d├Ân├╝┼č├╝n├╝; ya da uzun s├╝redir yollarda olan bir kervan─▒ vard─▒─č─▒ menzilde kar┼č─▒layanlar─▒n hararetli kutlamalar─▒n─▒ veya b├╝y├╝k bir kenti tarihin bir diliminde fetheden bir fatihin y├╝zy─▒llar sonra ├Âte d├╝nyadan ┼čehre geli┼činin co┼čkulu t├Ârenlerle kar┼č─▒lanmas─▒n─▒ and─▒r─▒yordu.
Kalkt─▒, d─▒┼čar─▒ ├ž─▒kt─▒.
─░lk duyan bir insan─▒n i├žini birdenbire ─▒ss─▒zla┼čt─▒ran ve ac─▒tan seslerdi bu sesler…
Kula─č─▒n─▒ yere yat─▒rd─▒, kulak kabartt─▒ tekrar:
Evet evet, i┼čitti─či sesler, muzaffer bir ordunun velveleli bir ┼čenlik i├žinde kente d├Ân├╝┼č├╝n├╝ and─▒r─▒yordu daha ├žok.
Anl─▒k bir esinti ile ─░srafilÔÇÖin sur borusu sanki bu sesler, diye d├╝┼č├╝nd├╝.
Sonra, sanki ─░srafilÔÇÖin sur borusunu i┼čitmi┼čsin de, dedi i├žinden; bu kar┼č─▒ d├╝┼č├╝nceyle ilk d├╝┼č├╝ncesini tekzip etti.
─░nsana ├╝rk├╝nt├╝ veren sesler, helezonik ses dalgalar─▒ h├ólinde gittik├že b├╝y├╝y├╝p yay─▒l─▒yordu.
Ger├žek ┼čuydu:
┼×imdiye kadar duymad─▒─č─▒ tuhaf ve uzak bir ses korosu eve do─čru h─▒zla yakla┼č─▒yorduÔÇŽ
Derken, g├Âz├╝n se├žebildi─či uzakl─▒kta, k─▒m─▒ldanan karalt─▒lar g├Ârd├╝.
Uzaklara bakt─▒, daha fazla dikkatle, iyice bakt─▒ÔÇŽ
G├Âzlerine inanamad─▒ ilkin ama g├Ârd├╝kleri deh┼čet vericiydi:
Ak┼čam g├Ârd├╝kleri larvalar b├Âcek olarak arz─▒n y├╝zeyine ├ž─▒km─▒┼člard─▒.
Milyarlarca b├Âcek, ┼čimdiye kadar duymad─▒─č─▒ bir ses e┼čli─činde ma─čara evine do─čru geliyordu.
Ko┼čar ad─▒m y├╝r├╝d├╝: Evine b├Âceklerden ├Ânce ula┼čmal─▒yd─▒.
Bir an b├Âceklerin i├žeri dolu┼čtu─čunu d├╝┼č├╝nd├╝: Her yer b├Âcekti ve kendisine yer kalmam─▒┼čt─▒. D─▒┼čar─▒ ├ž─▒kmak istese ├ž─▒k─▒lacak gibi de─čildi. ─░├žeride kalsa, kendisine b├Âceklerden olu┼čan bir mezar yapm─▒┼č olacakt─▒.
O s─▒rada b├Âceklerin y├╝z├╝ne g├Âz├╝ne t─▒rman─▒┼člar─▒n─▒ tasavvur etti.
Ger├že─čin tam da b├Âyle olmad─▒─č─▒na ┼č├╝kretti bir an ve bu tasavvurdan ├žabucak uzakla┼čt─▒ sonra.
H─▒zla i├žeri girdi ve kendince ├Ânlemler alarak kap─▒s─▒n─▒ penceresini s─▒k─▒ca kapad─▒.
Pencereden bakt─▒:
Da─č─▒n yama├žlar─▒, kayal─▒klar, g├Âr├╝┼č alan─▒na giren her yer milyarlarca b├Âcekle doluydu.
Ye┼čillik nam─▒na ├Ânlerine ne ├ž─▒karsa yiyip bitiriyorlard─▒.
A─ča├žlara t─▒rman─▒yorlar, ula┼čt─▒klar─▒ her a─čac─▒ k─▒sa s├╝rede ├ž─▒r├ž─▒plak b─▒rak─▒yorlard─▒.
Ba─č─▒nda tomurcu─ča duran ├╝z├╝mlerden eser kalmad─▒─č─▒ gibi geride tek bir telek b─▒rakmam─▒┼člard─▒.
Ula┼čt─▒klar─▒ ye┼čilliklerin yapraklar─▒n─▒ birka├ž dakikada yok ediyorlar; meyveleri oyuyorlar, dallar─▒n ├Âzsuyunu i├žiyorlard─▒.
O arada bir b├Âl├╝─č├╝ h─▒zla eve do─čru geliyordu b├Âceklerin.
Evden i├žeri giremeseler de kendisi i├žin d─▒┼čar─▒ ├ž─▒kabilecek bir durum da yoktu.
Koyunlar, a─č─▒lda, ayak diplerindeki karalt─▒lardan ├╝rkm├╝┼čler sa─ča sola ka├ž─▒┼č─▒yorlard─▒.
Yavru tav┼čanlar, a─č─▒zlar─▒n─▒ gevip duruyorlar, kendilerince tehlikeyi anlatmaya ├žal─▒┼č─▒yorlard─▒.
B├Âcekleri ilk g├Ârd├╝─č├╝nde hayal etti─či g├Âr├╝nt├╝ -evin istilas─▒ d─▒┼č─▒nda- ayn─▒yla kar┼č─▒s─▒ndayd─▒.
Hesab─▒nda kasabaya inmek ve birka├ž koyun satarak erzak almak vard─▒.
Bir anda her ┼čey alt├╝st olmu┼čtu.
O ┼čekilde, d─▒┼čar─▒ ├ž─▒kamadan ├žaresizce olanlar─▒ seyretti.
Geceyi bu ┼čekilde kayg─▒ i├žinde ge├žirdi.
Erzak─▒ zaten azalm─▒┼čt─▒, i┼čgal uzun s├╝rerse a├žl─▒kla kar┼č─▒ kar┼č─▒ya kalabilirdi.
Ertesi sabah kalkt─▒─č─▒nda b├Âceklerin g├Âmlek de─či┼čtirdiklerini ve kanatland─▒klar─▒n─▒ g├Ârd├╝.
Kanad─▒na kan pompalayan her b├Âcek u├žup gidiyordu.
Buna sevindi.
Derken, birka├ž saat i├žinde hi├žbir b├Âcek kalmam─▒┼čt─▒.
B├Âcekler ├žekildi─činde, a─ča├žlar ├ž─▒r├ž─▒plakt─▒; orman─▒n bir ba┼č─▒ndan di─čer ucu g├Âr├╝lebiliyordu.
Vakit ge├žirmeden birka├ž koyun al─▒p kasaban─▒n yolunu tuttu.
O da ne?
Bu kez kasabay─▒ i┼čgal etmi┼člerdi. Her yer kanatl─▒ b├Âceklerle doluydu.
─░nsanlar neye u─črad─▒klar─▒n─▒ ┼ča┼č─▒rm─▒┼člard─▒. Neler yap─▒labilece─čine dair kimsenin bir fikri yoktu.
Kimse kimden ┼čik├óyet├ži olaca─č─▒n─▒ bilmedi─či gibi nereye ba┼čvuraca─č─▒n─▒ da bilmiyordu.
├ťstelik muhtemel ba┼čvuru merkezleri de kanatl─▒ b├Âceklerle doluydu.
Kasabada, koyunlarla zor bir g├╝n ge├žirdi; fakat insanlar─▒n ileti┼čim kanallar─▒ yine de a├ž─▒kt─▒.

─░nsanlar, ertesi sabah kalkt─▒klar─▒nda ya┼čad─▒klar─▒ yeri ├Âl├╝ b├Âcekler kasabas─▒ olarak buldular.
B├Âceklerin bir g├╝n s├╝ren e┼čle┼čme d├Âneminin ard─▒ndan da─čdaki a─ča├žlara yumurtalar─▒n─▒ b─▒rakt─▒ktan sonra kanatlan─▒p ┼čehre indiklerini ve burada da ├Âm├╝rlerinin t├╝kendi─čini d├╝┼č├╝nd├╝.

┼×imdi yapmas─▒ gereken i┼če bakmal─▒yd─▒.
Koyunlar─▒n─▒ satm─▒┼čt─▒; fakat k├Âr koyunu alan olmam─▒┼č, hayvan elinde kalm─▒┼čt─▒.
Kendi taraf─▒nda olanlar i├žin, iki k├Âr ile bir topala kald─▒ kalanlar, diye d├╝┼č├╝nd├╝.
Adam bunlar─▒ d├╝┼č├╝n├╝rken o gece beklemedi─či bir ┼čey oldu: A─č─▒l─▒ kurtlar bast─▒.
S├╝r├╝ h├ólinde geldikleri i├žin evin tek k├Âpe─činin yapabilece─či bir ┼čey kalmam─▒┼čt─▒.
Kurtlar, koyunlarla yavru tav┼čanlar─▒ telef etmi┼čler, k├Âr tav┼čan ile k├Âr koyunu da s─▒rtlay─▒p g├Ât├╝rm├╝┼člerdi.