G├ťN├ťM├ťZ ├ľYK├ťC├ťLER─░ KL├éS─░K ┼×─░─░R─░ B─░LM─░YOR (soru┼čturma)

SORU┼×TURMA

Sorular: Yusuf Alpaslan ├ľzdemir (Pusulahaber/K├╝lt├╝r)
1-T├╝rk edebiyat─▒nda hik├óye anlatma bi├žimi son d├Ânemlerde bir hayli de─či┼čim/d├Ân├╝┼č├╝m ge├žirdi. Sizce, bug├╝n├╝n ├Âyk├╝c├╝l├╝─č├╝, mesaisini yeni aray─▒┼člarla m─▒, yoksa kendi klasiklerini olu┼čturma gayretiyle mi devam ettirecek?
2- Yahya Kemal, ÔÇťS├Ânmez seher-i ha┼čre kadar ┼čiÔÇÖr-i kadim/Bir me┼čaledir, devredilir elden eleÔÇŁ demi┼čti. Yirmi birinci y├╝zy─▒lda me┼čalenin ak─▒beti sizce ne haldedir?
3- ÔÇťEdebiyat Ele┼čtirisiÔÇŁ kavram─▒ndan ne anlamal─▒y─▒z? Yoklu─čundan bunca ┼čik├óyet edilen ele┼čtiri, r├╝┼čt├╝n├╝ nas─▒l ispat etmeli?

Asl─▒nda bu iki ba┼čl─▒k ay─▒ yaz─▒ konular─▒d─▒r. Biz burada bir ba─člam ili┼čkisi ile birle┼čtirerek vermeye ├žal─▒┼čaca─č─▒z. S├Âz├╝n├╝ etti─čimiz ba─člam; geli┼čerek devam eden, devam ederek kendini yenileyen T├╝rk hik├óyecili─čindeki de─či┼čim ve d├Ân├╝┼č├╝m├╝n maceras─▒nda, g├Âzle g├Âr├╝l├╝r hareketlenmeyi 1940ÔÇÖlara kadar g├Ât├╝rmemiz m├╝mk├╝nd├╝r. 1940ÔÇÖlarden sonra hik├óye anlatma gelene─čimiz, yeni ve daha farkl─▒ anlat─▒m imk├ónlar─▒n─▒n denenmesi s├╝recine girdi Bunda Postmodernist e─čilimin etkisi de oldu ku┼čkusuz; dolay─▒s─▒yla anlat─▒m, bu y├Ântemin verilerini de de─čerlendirmeye ald─▒. Bu konuda Sait Faik ├Ânemli bir ├ž─▒k─▒┼č yapt─▒. Bilge Karasu, Ferid Edg├╝, Cahit Zarifo─člu (─░ns), Rasim ├ľzden├Âren ile anlat─▒m imk├ónlar─▒ daha da geni┼čletildi. 1980ÔÇÖlerde g├Âr├╝n├╝r k─▒l─▒nan bu de─či┼čim 1990ÔÇÖlardan sonra mevcudu daha da zorlad─▒. 2000ÔÇÖlerden sonra hik├óyede kayda de─čer bir s─▒├žrama g├Âr├╝ld├╝. 1980ÔÇÖlerde, y─▒lda yay─▒mlanan hik├óye kitab─▒ say─▒s─▒ bir elin parmaklar─▒n─▒ ge├žmez iken son y─▒llarda yan─▒lm─▒yorsam y─▒lda ortalama 150-200 civar─▒nda hik├óye kitab─▒ yay─▒mlan─▒yor. Bu, hik├óye ad─▒na b├╝y├╝k bir atak ┼č├╝phesiz.

Nerede kemiyet ├Âne ├ž─▒karsa keyfiyet de yerinden ┼č├Âyle bir k─▒m─▒ldayarak hakl─▒ sorgulamas─▒n─▒ yapar. Parlayan bir hareket denetimsiz kal─▒rsa o hareketin istikametinde problemler belirir. Bize g├Âre filtrelemede (sans├╝r de─čil) vize ve otokontrolde bir problem var. Problemin giderilmesi de ele┼čtirinin r├╝┼čt├╝n├╝ ispat etmesine ba─čl─▒. Bunun i├žin de ├Âncelikle mevcut durumda yap─▒lmakta olan─▒n ne oldu─čunun ad─▒n─▒ y├╝ks├╝nmeden ve bir komplekse kap─▒lmadan dosdo─čru koymam─▒z gerekiyor. Buna ba┼čka vesilelerle de─činmi┼čtim; ortada ele┼čtirmenler de─čil de─činmenler ve m├╝sebbitler var. Tespit ├žal─▒┼čmalar─▒ ├╝niversite ├Â─črencilerinin bitirme tezleri veya y├╝ksek lisans ├žal─▒┼čmalar─▒ i├žin caridir. Ele┼čtirmenin i┼či bu olmamal─▒. ├ľncelikle; kanka g├╝zellemelerinin, de─činilerin, tespit ve tan─▒t─▒m ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒n ele┼čtiri olmad─▒─č─▒n─▒ tespit etmelidir. Konunun di─čer aya─č─▒nda, hik├óyenin, alan─▒nda yeti┼čmi┼č edit├Ârlerden mahrum bulunmas─▒ var. Bu sebeplerle sistemin dergilerde de yay─▒nevlerinde de iyi i┼čle(til)medi─čini d├╝┼č├╝nmekteyim. Elbette iyi edit├Ârlerimiz de var ancak gerekli denetimin yeterince yap─▒lmad─▒─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝n├╝yorum.

Yahya Kemal’den al─▒nt─▒lad─▒─č─▒n─▒z beyti, bendeniz ├Âyk├╝ye uyarl─▒yor ve diyorum ki anlatma gelene─čimiz s├Âzl├╝ d├Ânemden g├╝n├╝m├╝ze kadar elden ele devrederek devam ediyor. Geleneksel hik├óye i├žin iyelik eki kullan─▒rken Modern ├Âyk├╝ veya posmodern ├Âyk├╝ i├žin bir sahiplenmeyi i├žkin olan ÔÇôimiz ekini kullanmakta y├╝ks├╝n├╝yor dil. Sizde de ├Âyle mi bilmiyorum, bende ├Âyle. (ÔÇťModern ├Âyk├╝m├╝zÔÇŁ diye bir ifadeyi yads─▒yor iseniz sizde de ├Âyledir.) Bunun sebebini d├╝┼č├╝nmeliyiz. Bizce ÔÇťmodern ├Âyk├╝ÔÇŁ ve ÔÇťpostmodern ├Âyk├╝ÔÇŁ gibi nitelemeler/eklentiler ge├žici adland─▒rmalard─▒r ve bir evreyi anlamak i├žin i┼čimize yarayabilir ancak. ├ľtesi yoktur. Yar─▒n ba┼čka bir adland─▒rma bunlar─▒n ├Ân├╝ne ge├žebilir. Her durumda kal─▒c─▒ olan ┼čudur: K├Âkl├╝ bir anlatma gelene─čimiz var ve bunun mimar─▒ biziz. B├╝t├╝n eklentiler bu mimarinin ├ževresinde ve onu g├╝zelle┼čtirme ├žer├ževesinde olacakt─▒r. ─░kincisi; her d├Ânemde ├Âyk├╝y├╝ geli┼čtirecek olan ├Âyk├╝ tenkididir. Edebiyat ele┼čtirisinin i├žindedir elbette bu da.

Edebiyat ele┼čtirisinden benim anlad─▒─č─▒m metinlerin g├Âsterdiklerinin de─čil i┼čaret ettiklerinin; yazar─▒n biyografik kimli─činden ├žok edeb├« maceras─▒ i├žinde dokunan kimli─či ile eseri aras─▒ndaki ba─č─▒n ortaya ├ž─▒kar─▒lmas─▒, mukayeseli edebiyat verilerinden de yararlanarak eserin benzerlerinden (varsa) fark─▒n─▒n, dil ve anlat─▒m bak─▒m─▒ndan nerede ve nas─▒l durdu─čunun bize somut verilerle g├Âsterilmesidir. Eskiler ele┼čtirmene ÔÇťm├╝nekkitÔÇŁ diyorlard─▒. M├╝nekkit kavram─▒n─▒n i├žinde ele┼čtirinin yan─▒nda ayr─▒┼čt─▒rma, ├ž├Âz├╝mleme ve rehberlik s─▒fat─▒ da vard─▒r. ─░yi bir ele┼čtirmen ele┼čtiriyi de─čil analizi ve rehberli─či ├Âne ├ž─▒kar─▒r. Verili olmak kayd─▒yla elbette tenkidin i├žinde ele┼čtiri de vard─▒r. Hakkaniyetli ve adil bir ele┼čtirmenin notlar─▒ yazara ayna olur. ├ľyk├╝ yazar─▒, bug├╝nk├╝ de─činilerde kendisini de─čil ┼či┼čirilmi┼č g├Âlgesini g├Ârebiliyor ancak. Bu, yazar─▒ geli┼čtirmeyece─či gibi uzun vadede ├Âyk├╝y├╝ tutuklar. Bu problem ┼ču anda sivrilmi┼č hatlarla g├Âr├╝nm├╝yor olabilir ama ├Ân├╝nde sonunda tebar├╝z eder.

Kayda de─čer ele┼čtiri hi├ž mi yok, denebilir. Var tabii; bir k─▒m─▒ldama var ancak orada da ba┼čka bir ┼čey g├Âr├╝n├╝yor. Bu, konuya yakla┼č─▒mla ilgili. Bir g├Âr├╝┼če g├Âre (mealen); ÔÇťAnadoluÔÇÖyu anlatan kimi yazarlar modern ├Âyk├╝n├╝n verilerinden yararlanaca─č─▒m derken ona yabanc─▒la┼čt─▒lar. B├Âylece, geleneksel ├Âyk├╝ damar─▒m─▒zdan iyice kopmu┼č;┬á ÔÇśdertsizÔÇÖ, ÔÇśmilli olmayanÔÇÖ, psikolojisi bozuk insanlar─▒n i├ž k─▒vranmalar─▒n─▒ aktaran ÔÇśmarazi bir ├Âyk├╝ÔÇÖ ├ž─▒kt─▒ ortaya. Bu t├╝r metinlerin i├žinden ├ž─▒kamayan baz─▒ yazarlar, artistik yollara ba┼čvurarak vaziyeti kurtarmaya ├žal─▒┼č─▒yorlar.ÔÇŁ Ele┼čtiri ana hatlar─▒yla bu. Bu yakla┼č─▒m─▒ t├╝m├╝yle reddetmek m├╝mk├╝n de─čil. Ne ki burada sakil duran bir ┼čeyler var:

├ľncelikle hik├óyenin geldi─či noktay─▒ toptanc─▒ bir yakla┼č─▒lma buraya t─▒kamak isabetli de─čil. ├ľte yanda; insan, bireysel bunÔÇÖuyla, hayta ve hercai taraflar─▒yla, bilgeli─či ve serserili─či ile bir b├╝t├╝nd├╝r. ─░nsan─▒n bunÔÇÖunu anlatmay─▒, bu s─▒rada bilin├ž ak─▒┼č─▒ tekni─čine ba┼čvurmay─▒ alay konusu yapmak; deneysel aray─▒┼člar─▒, ├Âyk├╝n├╝n ula┼čt─▒─č─▒ anlat─▒m imk├ónlar─▒ndan yararlanmay─▒ ÔÇťartistlik yapmak” olarak de─čerlendirmek do─čru bir yakla┼č─▒m de─čil. Sanat bir yan─▒yla art-ist-ik bir faaliyet de─čil miydi? Bu g├Âr├╝┼č├╝ seslendiren ele┼čtirmenimiz bu konuda ├Ârnek al─▒nmas─▒ gereken yazarlar─▒n adlar─▒n─▒ da veriyor. Kimse falan veya filan ustan─▒n izinde yazmak zorunda de─čildir. Bizce do─čru olan orta yoldur: O da gelene─či ─▒skalamadan modern ├Âyk├╝n├╝n verilerinden de yararlanmakt─▒r[1].

And─▒─č─▒m─▒z yakla┼č─▒ma bak─▒yorum; faraza ÔÇť─░slami duyarl─▒l─▒─č─▒ bulunmayanÔÇŁ bir ├Âyk├╝c├╝n├╝n eserinde mukabeleye giden bir kad─▒n─▒n varl─▒─č─▒n─▒n duyurulmas─▒ ayaklar─▒n─▒ yerden kesiyor ve ÔÇťi┼čte arad─▒─č─▒m─▒z bu!ÔÇŁ diyebiliyor ele┼čtirmen. Konu bu kadar yal─▒nkat de─čil oysa. Burada bir kompleks de seziliyor do─črusu. Bu yakla┼č─▒m ─░slamÔÇÖ─▒, ├Âncelikleri aras─▒nda ba┼čat k─▒lan di─čer ├Âyk├╝c├╝lere de haks─▒zl─▒k olur. Anadolu insan─▒n─▒ anlatman─▒n t├╝rl├╝ yollar─▒ var ve bu yol hi├žbir zaman tek olmayacakt─▒r. ├ľnemli olan g├Âze sokmadan g├Âstermek ve sezdirmektir. Bundan da ├Âncesi dil ve anlat─▒m ba┼čar─▒s─▒d─▒r.

Sanatsal faaliyetin asl─▒, ÔÇťkendiÔÇŁ kalarak ├Âzg├╝r bir alanda dola┼čmakt─▒r. ─░nsan bir b├╝t├╝nd├╝r. B─▒rakal─▒m gen├ž yazar, insan─▒n bireysel bunÔÇÖunu da anlats─▒n Anadolu irfan─▒n─▒ da. Bunlar─▒ birbiri ile yar─▒┼čt─▒rmak do─čru de─čil. Bize g├Âre yap─▒lmas─▒ gereken yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Deneysel aray─▒┼člar─▒ yoklayanlar da bireyin ki┼čisel tarihini anlatan yazarlar─▒m─▒z da geleneksel anlat─▒ damar─▒na sad─▒k kalarak onu diri turanlar da do─čru yapm─▒┼člard─▒r.

Sonu├ž olarak bug├╝n├╝n ├Âyk├╝c├╝l├╝─č├╝ kendi klasiklerini olu┼čturma istikametinden ziyade de─čerler manzumemizi fazla da ├Ânemsemeden yeni aray─▒┼člara y├Ânelmi┼č gibi g├Âr├╝n├╝yor ve riskli bir alanda; sisli ve kaygan bir zeminde h─▒zla yol al─▒yor. Bu gidi┼čin bir kaza riski hep var. Gerek dil ve anlat─▒mda gerekse metnin dokusunda de─čerler manzumemize hakk─▒ verilir, kazaya da u─čranmazsa hay─▒rl─▒ da olabilir bu.

Buradan, ├Âyk├╝m├╝z├╝n eski ┼čiir ile ba─č(s─▒zl─▒─č─▒)─▒n─▒ irdelemek istiyorum: Yahya KemalÔÇÖin yukar─▒da ge├žen beytindeki ÔÇť┼čiÔÇÖr-i kadimÔÇŁ ifadesinde ┼čair ě╣ (ayn) harfini imlemek i├žin kesme i┼čareti koymu┼č olmal─▒d─▒r. Bu biraz da Latin harflerinin yetersizli─či ile ilgili. ÔÇť┼×iÔÇÖr-i kadimÔÇŁ imlas─▒ndan ├Âncelikle imgesel bir anlama yani ÔÇťeski aslanÔÇŁ anlam─▒na ula┼č─▒l─▒r. Bu durumda ifade uzak anlam─▒yla yani ÔÇśge├žmi┼č uygarl─▒─č─▒m─▒zÔÇÖla s─▒n─▒rlanm─▒┼č olur. ÔÇťS├Ânmez seher-i ha┼čre kadar ┼čiir-i kadimÔÇŁ dizesinde Klasik T├╝rk ┼×iiri kadar kadim uygarl─▒─č─▒m─▒z─▒n anlam─▒n─▒n da i├žkin oldu─čunu d├╝┼č├╝n├╝yorum. Eski ┼čiir, ÔÇťKarma ve anla┼č─▒lmaz bir dille, ─░ran ┼čiirinin g├Âlgesinde, y├╝ksek z├╝mreye hitap eden se├žkinci bir ┼čiirÔÇŁ gibi ├žok a─č─▒r ele┼čtirilere de u─črad─▒; ama sanat zaten se├žkincidir. Di─čer ele┼čtiriler hakk─▒nda ├žok yaz─▒ld─▒. Oraya girmeyece─čim. Divan ┼×iiri onca ele┼čtiriye ra─čmen klasiktir ve donan─▒ml─▒ bir ┼čiirdir. ┼×iir imgeyle yaz─▒l─▒yorsa (ki ├Âyledir) bu ┼čiirdeki imgesel zenginlik bug├╝n de a┼č─▒lm─▒┼č de─čildir. Ben ba┼čka bir ┼čey s├Âyleyece─čim: G├╝n├╝m├╝z ├Âyk├╝c├╝lerinin ├žo─ču Klasik ┼×iiri bilmiyor, okuyanlar da anlayam─▒yor, b─▒rak─▒yor. Bu ┼čiir ├╝zerinde ├žal─▒┼č─▒lmay─▒ gerektiriyor. G├╝n├╝m├╝z insan─▒ zor olandan ka├ž─▒yor, kolay─▒ se├žiyor. Konunun ├Âyk├╝yle ilgisi ┼ču: Bu ┼čiirde bir d├╝nya muhayyile var, mazmun var. Gen├ž ├Âyk├╝c├╝ler bu ┼čiiri bilmedikleri i├žin oradaki imgesel zenginlikten de maalesef yararlanam─▒yorlar; hatta baz─▒ usta isimlerin bile bu ┼čiiri bilmedi─čini biliyoruz. Bu, hik├óyecili─čimiz ad─▒na ├Ânemli bir kay─▒pt─▒r; fakat telafisi h├ól├ó m├╝mk├╝n bir kay─▒pt─▒r bu.

ÔÇť┼×iir-i kadimÔÇŁ ifadesinin i├žinde kadim medeniyetimizin de bar─▒nd─▒─č─▒na de─činmi┼čtik. Bir medeniyetimiz var elbette ve o medeniyetin mimarlar─▒; mimariden musikiye kadar g├╝zel sanatlar─▒n her ┼čubesine onun ilmeklerini atm─▒┼člard─▒r. Bu ilmekler, Tanp─▒narÔÇÖ─▒n ifadesiyle ÔÇťibadet eder gibiÔÇŁ┬á dokunmu┼čtur[2]. Bir tarih vermek istemezdim; ama ger├žek ┼ču ki uygarl─▒─č─▒m─▒z─▒n verilerine ├Âyle hoyrat davran─▒lm─▒┼čt─▒r ki -resmi d├╝zlemde- bir medeniyetimizin oldu─ču ve onun varl─▒─č─▒, bize katt─▒klar─▒, katacaklar─▒ ancak 80 y─▒l sonra ay─▒rt edilebilmi┼čtir. Bireysel ├ž─▒k─▒┼člarla fark edenler de a─č─▒r bedeller ├Âdemi┼člerdir. Bunu sanat─▒n diliyle ifade edenler ise zaman─▒nda yeterince anla┼č─▒lmam─▒┼člard─▒r; en az─▒ndan siyasal i├žeri─čin s─▒─č kab─▒na s─▒─čd─▒r─▒lmaya ├žal─▒┼č─▒lm─▒┼čt─▒r bu metinler. Bug├╝n bile keyfiyetin fark edili┼činde yer yer yakla┼č─▒m sapmalar─▒, g├Âzden ge├žirilmesi gereken noktalar vard─▒r. Bu ayr─▒ bir mesele tabii. Bu konuda irdeleyici taramaya devam edilmesi gerekiyor. Bu olursa yap─▒l─▒rsa ├╝mitvar olmak i├žin sebepler var art─▒k.
_______________________

(*) Bu yaz─▒ Konya’da yay─▒mlanan Pusulahaber K├╝lt├╝r sayfas─▒nda yay─▒mland─▒ 8.8.019
[1] Konuyla ilgili sadece ki┼čisel web sitemizde┬á yay─▒mlanan Otorite┬« Edebiyat ba┼čl─▒kl─▒ ├žal─▒┼čmam─▒za bak─▒labilir.
[2] Tanp─▒nar, Be┼č ┼×ehir, Derg├óh Yay─▒nlar─▒, 1992, s.132: ÔÇťCedlerimiz in┼ča etmiyorlar, ibadet ediyorlard─▒. Maddeye ge├žirmesini ─▒srarla istedikleri bir ruh ve imanlar─▒ vard─▒. Ta┼č, ellerinde canlan─▒yor, bir ruh par├žas─▒ kesiliyordu. Duvar kubbe, kemer, mihrab, ├žini, hepsi Ye┼čilÔÇÖde dua eder, MuradiyeÔÇÖde d├╝┼č├╝n├╝r ve Y─▒ld─▒r─▒mÔÇÖda harekete haz─▒r, g├Âklerin derinli─čine susam─▒┼č bir kartal hamlesiyle ovan─▒n ├╝st├╝nde bekler. Hepsinde tek bir ruh terenn├╝m eder.ÔÇŁ