B├ľYLE OLDU ─░┼×TE- ├Âyk├╝

B├ľYLE OLDU ─░┼×TE

Hi├ž haz─▒r oyunca─č─▒m olmad─▒ benim; oyuncaklar─▒m─▒ kendim yapt─▒m:
Kara lasti─čimin birini -ya da ikisini birden, i┼č yo─čunlu─čuna g├Âre art arda- araba yap─▒p i├žinde kum ta┼č─▒d─▒m ÔÇś┼čantiyemeÔÇÖ. Bu arada yabani tevek saplar─▒ da direksiyonum oldu tabi├«. (Ya┼č tevek g├Âceklerini kolan gibi ├Âr├╝p simit ┼čekline getir, al sana direksiyon) A─č─▒r y├╝k alt─▒nda inleyen ┼čantiye arabalar─▒m─▒n ┼čose yoku┼člar─▒ndan d├╝zl├╝─če ├ž─▒k─▒nca vitesini de─či┼čtirdim: ÔÇťUvvvvvvvvvnnn!ÔÇŁ

Sonra kabaktan ┼čap─▒ldakl─▒ s├╝rgit arabas─▒ yapt─▒m. H─▒zland─▒─č─▒nda ÔÇť┼čap─▒lt ┼čap─▒ltÔÇŁ ritmik ses ├ž─▒kar─▒rd─▒ ve ben o sese bay─▒l─▒rd─▒m. H─▒zarc─▒ Dilaver emminin yard─▒m─▒yla hayalimi s├╝sleyen o, d├Ârt tekerle─či de parlak ┼čifatla kapl─▒, d├╝menli tahta arabaya da ula┼čt─▒m sonunda; k├Ây├╝n ├╝st ba┼č─▒ndan ta alt ba┼č─▒na araba ile indim.

Annemin dokudu─ču kilim ya da cicim at─▒klar─▒ndan elde etti─čim ├žaputlar─▒ toplay─▒p top yapt─▒m. ├ľyle tel├ó┼čl─▒yd─▒m ve ├Âyle ├žok i┼čim vard─▒ ki g├Âren yanaklar─▒mdaki canl─▒l─▒ktan ├ódeta kan damlad─▒─č─▒n─▒ fark edebilirdi. Asrisan├« vakitlerinde, o vaziyette dar sokaklarda top ko┼čturdum soluk solu─ča. Ak┼čam─▒n darald─▒─č─▒n─▒ fark etmedim, o s─▒rada eve ├ža─čr─▒lar─▒ da duymad─▒m ├žok zaman.

┼×azimet halam─▒n bana i┼čittirecek ┼čekilde ÔÇťBu y─▒l boyu uzad─▒ k─▒z bu yalak ├ža─čan─▒nÔÇŁ dedi─či y─▒ld─▒. (Yaylaya ├ž─▒kt─▒─č─▒m─▒z─▒n ├╝├ž├╝nc├╝ g├╝n├╝nde de ÔÇťbenzine kan geldi bak hele ├ža─čan─▒nÔÇŁ derdi ┼×azimet halam)┬á G├╝rgen a─čac─▒ndan dodi de yapm─▒┼čt─▒m ama bu bana pahal─▒ya mal olmu┼čtu. Sa─č aya─č─▒ma keser ka├ž─▒rm─▒┼čt─▒m ve ayakkab─▒m kanla dolmu┼čtu. B├╝y├╝k annem ├žaput yakm─▒┼čt─▒ sonra kan─▒ durdurmak i├žin. Aya─ča kalkar kalkmaz de─čne─če ba─člad─▒─č─▒m bir sicim veya uzun ince ├žaputla verdim sopay─▒ dodiye; s─▒─č─▒r ├žobanl─▒─č─▒nda ge├žen ├Âl├╝ zamanlar─▒m─▒n h─▒nc─▒n─▒ dodiden ├ž─▒kard─▒m,┬á y├╝z├╝ne y├╝z├╝ne ┼čaklatt─▒m dodinin; o s─▒rada ÔÇť├çocuklu─čumun co┼čkusunu araya girip bir ┼čekilde elimden alan de─čil misin sen?ÔÇŁ diyordum sanki dodinin ┼čahs─▒nda s─▒─č─▒r ├žobanl─▒─č─▒na.

Sonra de─čneklerim s├╝vari oldu, onlar─▒ hayalimin da─člar─▒na s├╝rd├╝m…

Sonra s├Â─č├╝t dal─▒ndan zip├ži yapt─▒m; S├Â─č├╝tl├╝ DereÔÇÖye do─čru serazat ├Âtt├╝rd├╝m zip├žiyi.

├çok zaman da ├Ârme ya da ┼čilte ile kovaland─▒m etrafa verdi─čim rahats─▒zl─▒ktan ├Ât├╝r├╝.

Birka├ž arkada┼č─▒m varsa lokomotifime vagon oldu; gelincik tarlalar─▒ndan ge├žtim, g├Â─č├╝ delip ge├žen tepeleri a┼čt─▒m; yery├╝z├╝nde olmayan ├╝lkelere yolculuk yapt─▒m o trenle.

Sonra k─▒┼č geldi; sa├žaklar buz tuttu, sabah─▒n ayak de─čmemi┼č kar y├╝zeyine ayakkab─▒lar─▒m─▒n resmini ├ž─▒kard─▒m; yetinmedim s─▒rt ├╝st├╝ne uzan─▒p kollar─▒m─▒ ve ayaklar─▒m─▒ da a├žt─▒m, boyumun ├Âl├ž├╝s├╝n├╝ ald─▒m. Okula burnum k─▒pk─▒z─▒l ula┼čt─▒m; okulda kalemimi ortadan ikiye b├Âl├╝p kulland─▒m; silgim de o s─▒rada boynuma kolye gibi as─▒lm─▒┼čt─▒. Ak┼čamlar─▒, gaz l├ómbas─▒n─▒n refakatinde y├╝z├╝n koyun uzan─▒p yer sofralar─▒nda ders ├žal─▒┼čt─▒m. (T├╝kenmez kalemlerin kokusu beni kendine ├žekse de birka├ž y─▒l daha ge├žmesi gerekti ona kavu┼čmak i├žin.)

Kocaman adam oluncaya kadar kuma┼č tak─▒m elbisem ya da beyaz g├Âmle─čim ve bir ayakkab─▒m da olmad─▒ hi├ž benim. Askerli─či hi├ž bitmeyen day─▒m─▒n g├Ânderdi─či h├óki renk kuma┼čtan kasaban─▒n tek terzisi ┼×akir emmiye diktirilen -ama ├╝zerimde ba┼čkas─▒na ait gibi duran- o kocuk da i├žime ─▒l─▒mad─▒; kocu─ču ┼č├Âyle doya doya giyemedim. Birka├ž y─▒l ├Ânce boynumda ├ž─▒kan ┼čirpence t├╝r├╝ ├ž─▒ban gibi o kocuk da okulda alay konusu olmu┼čtu ├ž├╝nk├╝. Sonra taamm├╝den ÔÇťkaybettimÔÇŁ k─▒rlarda o kocu─ču.

Sonra benim, ┼č├Âyle ellerimi belime koyup da geriye do─čru yaylanarak k─▒r─▒k ├Ân di┼člerimin aras─▒ndan d─▒┼č d├╝nyaya dondurulmu┼č g├╝l├╝c├╝kler g├Ânderdi─čim ve o s─▒rada kolumda saat varsa onu ├žekimin merkezine yerle┼čtirdi─čim (mesela sol elimi ├ženeme dayanak yapmak gibi) siyah beyaz ├žocukluk foto─čraf─▒m da olmad─▒ hi├ž. Kasaban─▒n tek foto─čraf├ž─▒s─▒ ve biz ├žocuklar─▒n ÔÇťfoterliÔÇŁ dedi─čimiz S─▒rr─▒ AmcaÔÇÖn─▒n, ayakl─▒ foto─čraf makinesinin kar┼č─▒s─▒na ge├žip de bir ÔÇť─░stanbul hat─▒ras─▒ÔÇŁ da ├žektiremedim h├óliyle; ta ki Mehmet ├Â─čretmen refakatinde gitti─čim kasabada ilkokul diplomas─▒ i├žin bir resim gerekinceye kadar. Kasabada haftal─▒k pazar─▒n kuruldu─ču bir pazartesi g├╝n├╝yd├╝. S─▒rr─▒ Amca o g├╝n, ├Âzel kesilmi┼č siyah elbise kolundan sa─č kolunu i├žeri dald─▒r─▒p; ba┼č─▒n─▒ da karanl─▒k bir dehlize sokmu┼čtu. Sonra i├žeride g├Âzleriyle gizemli bir yolculuk yapt─▒─č─▒n─▒ ve o ├ólemdeki canl─▒lardan foto─čraf dev┼čirdi─čini d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝m o k├Âr├╝kl├╝, ayakl─▒ foto─čraf makinesinin mercek kapa─č─▒n─▒ kald─▒rmas─▒ ile i┼člem tamamlanm─▒┼čt─▒: Cirp. Oysa ne iyi olurdu ikinci ikindi vakitlerinde yukar─▒da and─▒─č─▒m oyuncaklar─▒mla sokaklarda oynarken veya kavak kamyonlar─▒na as─▒l─▒rken yahut mill├« bayramlarda ┼čiir okurken bir resmimin olmas─▒; ama olmad─▒ i┼čte…

Uzak ┼čehirlerde, g├Ârmedi─čim kentlerde, bilmedi─čim adamlar─▒n parlak siyah iskarpinlerinin g─▒c─▒rt─▒lar─▒n─▒ duyard─▒m; sonra bunlardan biri kasabaya gelmi┼čti ve Radyocu MelihÔÇÖin d├╝kk├ón─▒n─▒n ├Ân├╝nde day─▒mla ├žay i├žerken ├Ân├╝m├╝zden ge├žmi┼čti; g─▒c─▒r g─▒c─▒r boyal─▒yd─▒ ve g─▒r├ž g─▒r├ž ses ├ž─▒kar─▒yordu adam─▒n iskarpinleri. Sonra o uzak ┼čehirlerde yine iyi giyimli adamlar─▒n; ┼čapkal─▒, dudaklar─▒ boyal─▒, uzun etekli veya ceket tak─▒ml─▒┬á zarif han─▒mlar─▒n, m├╝kellef sofralarda kar─▒nlar─▒n─▒n doydu─čunu; Ayhan I┼č─▒kÔÇÖ─▒ g├Ârd├╝klerini; sonra o adamlar─▒n, pantolonlar─▒n─▒n ├╝t├╝l├╝ oldu─čunu krauze ceket ve beyaz kolal─▒ g├Âmlek giydiklerini, k├Âstekli saatlerinin zincirinin yeleklerinin cebinden sarkt─▒─č─▒n─▒; daima d├╝zg├╝n ve geriye taranm─▒┼č dalgal─▒ sa├žlara sahip bulunduklar─▒n─▒, d├╝zg├╝n bir T├╝rk├že ile konu┼čurken a─č─▒zlar─▒nda t├╝k├╝r├╝k birikmedi─čini, ellerinin nas─▒rs─▒z ve yumu┼čak, paltolar─▒n─▒n yamal─▒ks─▒z oldu─čunu, i├žinde k─▒r─▒k ve ├ž├╝r├╝k bulunmayan sa─člam di┼člere sahip olduklar─▒n─▒ duyard─▒m. B├╝y├╝k annemin kaza─č─▒n─▒n i├ž cebinde saklad─▒─č─▒ yerden ├ž─▒kar─▒p bana verdi─či halkal─▒ ┼čekerlerin, kasabada bakkallarda bulunan lokumlar─▒n, kuru ├╝z├╝mlerin, bisk├╝vilerin bol oldu─ču d├╝kk├ónlar da varm─▒┼č orada. Bizim orada k├Âyl├╝ kad─▒nlar, ├žama┼č─▒rlar─▒n─▒ s├Â─č├╝tl├╝ dereden akan suyun aya─č─▒ndaki yunakta toka├žla kil ve k├╝lle y─▒karken orada ├žama┼č─▒rlar i├žin makineler icat edildi─čini duyard─▒m. Sonra y├╝ksek y├╝ksek binalar; o binalarda kap─▒lar─▒ boyal─▒ evler varm─▒┼č ve o evlerde sabaha kadar yanarm─▒┼č ─▒┼č─▒klar.

Bir g├╝n okumak i├žin o ┼čehirlerden birine gittim; duyduklar─▒m─▒ bir bir g├Ârd├╝m. Bu hik├óyeyi bir avmÔÇÖnin i├žindeki kafelerden birinde hi├ž tan─▒mad─▒─č─▒m birine anlatt─▒m: Orada, elektronik aletlerin stand─▒nda etrafa bak─▒n─▒yordum. Asl─▒nda ben buraya bir radyo almak i├žin gelmi┼čtim. Adam, bir yerden tan─▒yormu┼č gibi bana bir s├╝re bakt─▒ ve sonra uzakla┼čt─▒. Ko├ž burunlu, uzun boylu, uzun y├╝zl├╝, sa├žlar─▒ a─čarm─▒┼č, hafif kamburluk varm─▒┼č gibi e─čik duran bir adamd─▒. ├ç─▒k─▒┼ča para ├Âdeme kasalar─▒na y├Âneldi─čimde onunla bir daha kar┼č─▒la┼čt─▒k. Bakt─▒m benim ├Âdeme yapt─▒─č─▒m kasan─▒n kuyru─čunda bekliyor. Beni hemen fark etti, yine bakt─▒ bana. Ba┼č─▒yla bir sel├óm verdi, mukabele ettim. S─▒ram gelip de i┼člem bitince bana yakla┼čt─▒:
O hikâyeyi bana anlatsana, dedi.
Efendim, dedim hangi hikâyeyi?
Uzak k├Âylerin hik├óyesini dedi.
B├Âyle oldu i┼čte…┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á ┬á(Metal ├çubuklar─▒n Dans─▒ adl─▒ kitapta)