AZAZ─░L’─░N KAPISINDA

AZAZ─░L’─░N KAPISINDA

(…) Muhayyilemin zaman─▒n dehlizlerinde dola┼čma g├╝c├╝n├╝ g├Ârmek beni deh┼čete d├╝┼č├╝r├╝yordu: Bir sabah kalkt─▒─č─▒mda ya g├╝ne┼či do─čmam─▒┼č bulursam? Ya geceler bir daha gelmezse? Ya ak┼čam konu┼čtu─čum dili sabah kaybedersem? Ya denizler ta┼č─▒p okyanuslar d├╝nyay─▒ istil├ó ederse? Y─▒ld─▒zlarda neler ya┼čan─▒yordu? B├╝y├╝kbabama oralarda bir yerlerde rastlayabilir miydim?

Bir g├╝n insanlar i├žin ├Âl├╝m├╝n yok oldu─čunu d├╝┼č├╝nd├╝m: ├ľl├╝ler kalk─▒p d├╝nyay─▒ i┼čgal etmi┼čler, d├╝nyadakiler; babalar─▒ndan, dedelerinden, anlat─▒rken yere g├Â─če s─▒─čd─▒ramad─▒klar─▒ tarih├« ┼čah─▒slardan d├╝nyay─▒ kurtarmak i├žin ellerindeki b├╝t├╝n g├╝├žleri seferber etmi┼člerdi. ─░nsanlar d├╝nyaya s─▒─čmaz h├óle gelmi┼člerdi ve pirene bal─▒klar─▒ gibi birka├ž dakikada ne varsa yiyip bitiriyorlard─▒. D├╝nya ya┼čanmaz h├óle gelmi┼čti. ─░nsanlar bu kez ├Âl├╝m├╝ aramak i├žin yollara d├╝┼čm├╝┼čt├╝; b├╝t├╝n mesailerini buna harc─▒yorlar, hayat─▒ devam ettirmek i├žin i┼člerine bakam─▒yorlard─▒. Bilim merkezlerindeki t├╝m ara┼čt─▒rmalar ├Âl├╝m├╝n oldu─ču yere ula┼čmak i├žindi. Zamanla bu ├žal─▒┼čmalar─▒n, kendi ak─▒┼č─▒ i├žinde, insanlara ia┼čelerini sa─člamak i├žin i┼č alanlar─▒ ├╝retti─čini kurguluyordum. Sonunda g├Âklerde, gezegenlerden birinde ├Âl├╝m├╝n varl─▒─č─▒ haber al─▒nm─▒┼čt─▒ ve insanlar bu kez uzaya g├Â├ž etmek i├žin kuyru─ča girip g├Âk dolmu┼člar─▒na s─▒ra numaras─▒ al─▒yorlard─▒. D├╝nyada her insan art─▒k ├Âl├╝m├╝ tatmak i├žin ya┼č─▒yor, bu ama├žla kazan─▒yor ve bu ama├ž i├žin biriktiriyordu.

Buna benzer hafakanlar beynimi kemiriyordu.

Dostum M├╝stantikÔÇÖle zaman zaman bir araya gelir, bir beyin zelzelesi ya┼čard─▒k aram─▒zda. Konu hi├ž de─či┼čmezdi: ÔÇśme├žhule h├╝kmetmeÔÇÖ sondajlar─▒ÔÇŽ Bu beyin zelzelelerinden birini de gelirken vapurda ya┼čam─▒┼čt─▒m. Kamaran─▒n lombozundan i├žeriye h├╝cum etmeye ├žal─▒┼čan k├Âp├╝kl├╝ dalgalar kabar─▒yor, azg─▒n bir timsah─▒n a─čz─▒nda bir lokma bal─▒k gibi kal─▒yor vapur.

Olanlar─▒ se├žmeye ├žal─▒┼čt─▒─č─▒m bir s─▒rada ba┼čka bir kareye ge├žmi┼čtim: Bakt─▒─č─▒m yerde, g├Âzlerimin g├Âr├╝┼č alan─▒n─▒ sonuna kadar a├žan bir pencere. Denizin sonu. Uzaklarda bir yerde sahil; o sahilden sonra ba┼člayan da─člar. Da─člar─▒n g├Âky├╝z├╝yle bulu┼čtu─ču yerde, yaln─▒zl─▒─č─▒n burcunda ÔÇśdipsiz ufuklarÔÇÖÔÇŽ Da─člar─▒n beni ├ža─č─▒ran daveti. At─▒m, u├žsuz bucaks─▒z ├žay─▒rl─▒k alanlar─▒ ge├žerek beni bu da─č─▒n eteklerine do─čru u├žuruyor. Ula┼čt─▒─č─▒m da─č─▒n yamac─▒nda, at─▒mla konaklad─▒─č─▒m yerde da─ča sesleniyorum: ÔÇťS├Âyle bana da─č! Menzil nerede?ÔÇŁ Da─č, bana arad─▒─č─▒m─▒n bu ÔÇśda─č─▒n arkas─▒ndaÔÇÖ oldu─čunu s├Âyl├╝yor. Kalk─▒yorum ve at─▒m─▒ haz─▒rlay─▒p mahmuzluyorum. Kelebek gibi u├žu┼čan, at─▒m─▒n yeleleri de─čil ruhumdu. At─▒m─▒n ├╝zerinde yar─▒p a┼čt─▒─č─▒m mesafelerden geride b─▒rakt─▒klar─▒m─▒ da─č al─▒├žlar─▒ topluyordu. O s─▒rada mesafelerin ├Ân├╝mde un ufak olup erimesi; madde, ┼čekil, mek├ón, varl─▒k ve ÔÇśemniyet duygusuÔÇÖnun ┼čuurumda parampar├ža olmas─▒, ┼ča┼č─▒rt─▒c─▒ bi├žimde, i├žimde ba─čda┼č kurup oturan benÔÇÖin s─▒rt─▒n─▒ tap─▒┼čl─▒yordu. Bin bir me┼čakkatle ula┼čt─▒─č─▒m da─ča vard─▒─č─▒mda o da bana benzer ┼čeyi s├Âyl├╝yordu: ÔÇťArad─▒─č─▒n benim arkamda.ÔÇŁ B├Âyle b├Âyle ├Ân├╝mdeki b├╝t├╝n da─člar─▒ a┼č─▒yorum. Kar┼č─▒ma tekrar bir deniz ├ž─▒k─▒yor.

At─▒m─▒ denize s├╝r├╝yorum.

Aband─▒─č─▒m yerde at─▒n u├žu┼čan yelelerinin y├╝z├╝m├╝ efil efil ok┼čad─▒─č─▒n─▒ hissediyorum. Atl─▒ yakla┼č─▒yor, vapura sokulacak neredeyse; duracak gibi g├Âr├╝lm├╝yor. Son anda, beklemedi─čim bir ┼čekilde ├Ân ayaklar─▒n─▒ t─▒r─▒sa kald─▒rm─▒┼č olarak vapurun ├╝zerinden atl─▒yor. Kar┼č─▒ bordaya ko┼čuyorum pe┼činden. Beni deh┼čete d├╝┼č├╝ren bir kareyle kar┼č─▒la┼č─▒yorum: ─░┼čte, b├╝y├╝kbabam─▒n kestane dorusu atlar─▒ndan Mazlum. ├ťzerinde, engin ufuklardan ├ž─▒k─▒p yeleleri savrularak r├╝zg├ór gibi vapura do─čru gelmekte olan at─▒mla birlikte da─č─▒n arkas─▒ndaki ÔÇśufka do─čru d├╝┼č├╝yorum.ÔÇÖ

Atl─▒ nereye gitti veya nereye d├╝┼čt├╝?

Bu gibi durumlarda hep B├╝y├╝k ─░skenderÔÇÖi d├╝┼č├╝n├╝yorum.

O yere, atl─▒n─▒n ula┼čaca─č─▒ yere vard─▒─č─▒mda bu i├ž zelzele dinecekti. Bundan emindim. Cinnet ge├žirmeye ramak kala fark etti─čim bu ├Ânemli ayr─▒nt─▒d─▒r ki o bana ya┼čad─▒─č─▒m─▒ ve ya┼čayaca─č─▒m─▒ s├Âyl├╝yor; esnememi, bir espriye g├╝l├╝msememi, okumam─▒, d├╝┼č├╝nmemi, ├╝retmemi, ─▒zd─▒rap ├žekmemi, a─člamam─▒, bakmam─▒ ve g├Ârmemi, direnmemi; k─▒saca bir s├╝r├╝ melekenin hayat─▒mda kendine yer buldu─čunu bana ihsas ettiriyordu.

Komedi Soka─č─▒nda, beynimi ─▒s─▒ran g├╝lme sesleri aras─▒nda ad─▒mlar─▒m─▒ h─▒zland─▒rd─▒m.

Koca ┼čehir i├žine b├╝z├╝lm├╝┼č, el ayak ├žekilmi┼čti. Esasen aylard─▒r bu ┼čehirde ya┼čad─▒─č─▒m h├ólde ├ž─▒k─▒┼čta ge├žmek zorunda oldu─čum Komedi Soka─č─▒ndan ve beni kald─▒─č─▒m otele g├Ât├╝ren Sorbon Soka─č─▒ndan ba┼čka iyi bildi─čim bir sokak bile yoktu. Param oldu─čunda ara s─▒ra u─črad─▒─č─▒m GaripyanÔÇÖ─▒n Lokantas─▒ndan ba┼čka ikinci bir mek├ón─▒ da bilmiyordum. Bu ┼čehre her g├╝n g├╝ne┼č do─čuyordu. ┼×ehri de g├╝ne┼či de hi├ž g├Ârmemi┼čtim. Bu ┼čehirde g├╝ne┼č ne taraftan do─čard─▒, nereden batard─▒, kuzeyi ne taraft─▒r, bat─▒s─▒nda ne vard─▒r, o d├╝nyaca ├╝nl├╝ kule ne tarafa d├╝┼čmektedir, tan─▒nm─▒┼č caddeleri nerededir; bu ┼čehirde bir hayat var m─▒d─▒r; varsa nas─▒ld─▒r? Bunlar─▒n hi├žbirini bilmiyordum. Paris benim i├žin kald─▒─č─▒m otel, kald─▒r─▒mlar─▒nda y├╝r├╝d├╝─č├╝m birka├ž sokak, GaripyanÔÇÖ─▒n Lokantas─▒ ve y├╝rek k─▒z─▒n─▒n beni ├ža─č─▒rd─▒─č─▒ kul├╝pt├╝. Gece ge├ž vakitlerde eve geliyordum ve kalkam─▒yordum; dolay─▒s─▒yla haftada ├╝├ž g├╝n ├Â─čleden sonralar─▒ kat─▒ld─▒─č─▒m dersleri de ihmal etmeye ba┼člam─▒┼čt─▒m.┬á

ÔÇťBir g├╝n dedim ki, bu ┼čehrin tiyatrolar─▒ var, sanat galerileri, d├╝nyaca ├╝nl├╝ m├╝zeleri, dans ve konser salonlar─▒, k├╝t├╝phaneleri, bohem kahveleri, meyhaneleri varÔÇŽ Gidecek yer mi yok? ├ç─▒k ┼ču kuyudan, dedim. Bana bakt─▒ bakt─▒ ve dedi ki: Sen dedi, bu gitti─čin yerleri fethedebilir misin? Cins bir kafayd─▒.ÔÇŁ (Burhan M├╝fit- Arkada┼č─▒)

Beni gittikleri yerlere davet eden dostlar─▒m da mahzenlere saklanm─▒┼č meyhanelerin yaln─▒zl─▒─ča a─č─▒t yakan dehlizlerinde; ana caddelerin arka sokaklar─▒nda, ┼čehrin, s─▒rt─▒nda bir kambur gibi ta┼č─▒d─▒─č─▒ eski k├ógir binalar─▒n rutubet ve k├╝f kokulu, lo┼č ─▒┼č─▒kl─▒ odalar─▒nda geceleyen ve g├╝nd├╝zleyen kad─▒nlar─▒n koynunda sabahl─▒yorlard─▒. Arkada┼člar─▒m─▒n ÔÇśtak─▒ld─▒klar─▒ÔÇÖ bu hayat da benim i├žin yapay mutluluk makyajlar─▒yd─▒.

Talebe m├╝fetti┼či Ekrem Nasuh Beyin kula─č─▒na birileri kar suyu ka├ž─▒rm─▒┼č olmal─▒ ki adam nerelere girip ├ž─▒kt─▒─č─▒m─▒, ne yapt─▒─č─▒m─▒ tespit etmekle kalmam─▒┼č; bunlar─▒ AnkaraÔÇÖya rapor da etmi┼čti. Bir g├╝n beni buldu ve uyard─▒: ÔÇťBurada ya┼čamakta oldu─čunuz bu hayat ┼čekli istihkak─▒n─▒z─▒n ├Ânce bir miktar k─▒s─▒lmas─▒, sonra dondurulmas─▒, devam etmeniz h├ólinde t├╝mden kesilmesiyle neticelenecektir.ÔÇŁ Talebe m├╝fetti┼činin bu uyar─▒s─▒n─▒n zaman i├žinde hi├žbir yarar─▒ olmad─▒─č─▒ gibi m├╝eyyide a┼čamalar─▒ da tamamlanm─▒┼č bulunuyordu. ┼×efik AliÔÇÖnin kap─▒s─▒n─▒ ├žalmak istemiyordum. Arkada┼člar─▒na faizle bor├ž para verirken k─▒r─▒k ├Ân di┼člerinin aras─▒ndan sinsice s─▒r─▒tan bu adama bir kez bula┼č─▒rsam arkas─▒ gelir ve t├╝m├╝yle ├ž─▒kmaza girerim diye d├╝┼č├╝n├╝yordum. Ancak, bu da oldu. ┼×efik AliÔÇÖden ald─▒─č─▒m miktar─▒n son kuru┼čunu da bu ak┼čam y├╝rek k─▒z─▒ ald─▒. Son bir ├žare vard─▒; kald─▒─č─▒m otelden ├ž─▒k─▒p daha ucuz ve ├╝├ž├╝nc├╝ s─▒n─▒f bir pansiyonda kalarak aradaki farkla ya┼čamaya devam etmekti.

Ayn─▒ yerlerden ge├žmemek ve yol g├╝zerg├óh─▒n─▒ de─či┼čtirmek i├žin ismini bilmedi─čim dar bir soka─ča sapt─▒m. Dil ├Â─črenmek amac─▒yla g├Ânderildi─čim bu ┼čehirde, kendimle g├╝nlerdir amans─▒z bir sava┼č─▒n i├žinde bo─ču┼čuyordum. ─░├žimde ba─čda┼č kurup oturan Azazil ve onun adamlar─▒yla i┼č birli─či yapan ellerimi ve ayaklar─▒m─▒ g├Ârd├╝m vitrinlerde. Y├╝r├╝meye takati kalmam─▒┼č ayaklar─▒m pe┼čim s─▒ra s├╝r├╝kleniyordu. Bitkindim. Av─▒n─▒ son anda ka├ž─▒rm─▒┼č aslan─▒n b├╝t├╝n enerjisini canh─▒ra┼č bir ko┼čuda t├╝kettikten sonra bitkin ve mecalsiz h├ólde, yenilgi sonras─▒ yalpalayarak y├╝r├╝y├╝┼č├╝n├╝ and─▒r─▒yordu y├╝r├╝y├╝┼č├╝m. Ellerimin ve ayaklar─▒m─▒n bir dayan─▒┼čma i├žinde beni y├╝rek k─▒z─▒n─▒n g├Âzlerine ├žekmelerine su├ž├╝st├╝ yapt─▒m vitrinlerde; y├╝rek k─▒z─▒n─▒n ÔÇśkezzapla oyulmu┼čÔÇÖ ve i├žine cam doldurulmu┼č g├Âzlerinin bebeklerinde g├Ârd├╝m kendimi. Ak┼čam keyiflerinin, u─črun sevi┼čmelerin; ├žocuk a─člamalar─▒n─▒n, kar─▒ koca kavgalar─▒n─▒n, i├ž ├žeki┼člerin, ├Âks├╝rmelerin; zor ge├žirilen sabahlar─▒n a─č─▒rland─▒─č─▒ barok bloklar─▒n; i├žine kapanm─▒┼č, yaln─▒zl─▒─č─▒n ortas─▒nda k─▒vranan evlerin ├Ân├╝nden ge├žtim. G├Âlgem, havagaz─▒ l├ómbas─▒yla ayd─▒nlanan sokakta incelip k─▒vr─▒larak, d├Ârt bir yana dans ederek beni takip ediyor; bir aral─▒k ├Ân├╝me d├╝┼č├╝yor sonra uzay─▒p s├╝nerek tekrar arkamda kal─▒yordu.

Bir araba, geceye homurtusunu bo┼čaltarak yan─▒mdan ge├žip gitti.

G├Âlgem, bir ara kar┼č─▒ma dikildi ve tutu┼čup yanmaya ba┼člad─▒. Konakta y─▒llar ├Ânce ya┼čad─▒─č─▒m bir karenin ayn─▒s─▒yd─▒ g├Ârd├╝─č├╝m: Yemekhanenin arkas─▒nda ├ž─▒kan yang─▒nda g├Âky├╝z├╝ k─▒pk─▒z─▒l bir tavand─▒. A┼č├ž─▒lar, dad─▒lar, m├╝rebbiyeler, seyisler, u┼čaklar, arabac─▒lar oradan oraya ko┼čup duruyorlard─▒. Yanmakta olan e┼čyalar─▒n iniltisi b├╝y├╝kbabam─▒n y├╝re─čine iniyor ve orada ac─▒ya d├Ân├╝┼č├╝yordu. Alevlerin ├ž─▒kard─▒─č─▒ ├žat─▒rt─▒, ├ž─▒─čl─▒k atarak devrilen kolonlar, payandalar, d├Â┼čeme tahtalar─▒; g├Â─č├╝n tavan─▒n─▒ boyayan renk c├╝mb├╝┼č├╝ aras─▒nda ruhumun fokurdayan sesini i┼čitmi┼čtim. Sonra renklerin dans─▒ ba┼člam─▒┼čt─▒; k─▒z─▒l, sar─▒, turuncu, mor, turkuvaz ye┼čili, neft├« renklerÔÇŽKorkup ├╝rpermi┼čtim; b├╝y├╝k day─▒ma sar─▒lm─▒┼čt─▒m. (Yal─▒ya gece h─▒rs─▒z girdi─činde de b├Âyle olmu┼čtu: Ate┼čler i├žindeydim. Perdeler sabaha kadar cinlerle oyna┼čm─▒┼čt─▒ o gece; kula─č─▒ma ├ž─▒─čl─▒klar gelmi┼čti. Halama sar─▒lm─▒┼čt─▒m.) O anda yer yerinden oynam─▒┼čt─▒; arz sara tutmu┼č da yer alt─▒ odalar─▒nda p├╝sk├╝rtme egzersizleri yapan volkanik likit-s├╝lf├╝r par├žalar─▒ homurdanarak ba┼č─▒ma tonlarca y├╝k b─▒rakm─▒┼čt─▒ sanki. Eriyikler, ├ž─▒─čl─▒klar aras─▒nda ├Ânce kaba bir oduna, sonra k├Âm├╝re ve k├╝le d├Ân├╝┼čm├╝┼čt├╝. Her biri sanat harikas─▒ olan biblolar, tavan d├Â┼čemeleri, dedemin astragan kalpa─č─▒, maun ─░ngiliz koltuklar─▒, ┼čamdanlar, ask─▒l─▒klar, t├╝rl├╝ ├že┼čit e┼čyalarÔÇŽ┬á Yang─▒ndan kurtulmam i├žin pencereden a┼ča─č─▒ya sallanan ipe tutundu─čumda ipin urgana d├Ân├╝┼čt├╝─č├╝n├╝ ve o arada boynumun urganla f─▒s─▒lda┼čt─▒─č─▒n─▒ hissettim.

Orada b├╝t├╝n ├žokluklar tek bir maddeye d├Ân├╝┼čm├╝┼čt├╝: K├╝l.

M├╝stantik ilk soruyu sormu┼čtu orada: K├╝llerin i├žinde b├╝y├╝kbaban─▒n dor at─▒ ┼×ahinÔÇÖin eyerini bulabilir misin?

Sadece bu mu?

K├╝llerin i├žinde dad─▒m─▒n pamuk ellerini emen eldivenler, cici annemin yumu┼čak dizlerini a─č─▒rlam─▒┼č minderler, annemin ─░sfahan hal─▒lar─▒na d├Âk├╝lm├╝┼č g├Âzya┼č─▒ damlalar─▒, halam─▒n gelinlik ├žeyizleri, ├žocuk ya┼čta bilinmeyene ula┼čm─▒┼č olan karde┼čim SevdaÔÇÖn─▒n bana verdi─či ─▒s─▒r─▒lm─▒┼č elman─▒n kesmikleri, day─▒m─▒n fesinin p├╝sk├╝lleri, b├╝y├╝kbabam─▒n kestane dorusu atlar─▒n─▒n ko┼čum tak─▒mlar─▒ÔÇŽ Hepsi tek bir nesneye d├Ân├╝┼čm├╝┼čt├╝.
O yang─▒n─▒n ruhuma att─▒─č─▒ ├žentikler i┼čte y─▒llar sonra burada, kar┼č─▒mda, g├Âlgemde tekerr├╝r ediyordu.
(AZaZil’in Kap─▒s─▒nda adl─▒ kitaptaki ayn─▒ ad─▒ ta┼č─▒yan uzun hik├óyeden)