M├╝temeddin ve Eygi Bir adam: MEHMET ┼×EVKET EYG─░

Bir motosiklet ge├žer ans─▒z─▒n yan─▒n─▒zdan, ortal─▒─č─▒ velveleye verir, mahalleyi aya─ča kald─▒r─▒r. G├╝r├╝lt├╝s├╝nden san─▒rs─▒n─▒z ki s─▒rt─▒nda tonlarca y├╝k var. Oysa s─▒rt─▒nda ta┼č─▒d─▒─č─▒ tek ki┼čidir. Ayn─▒ yerden bir otob├╝s ge├žer; sesini son anda fark edersiniz, bir taksi kadar bile ses ├ž─▒karmaz. Oysa tonlarca a─č─▒rl─▒k vard─▒r s─▒rt─▒nda, onlarca insan ve e┼čya vard─▒r.
Kimi insanlar vard─▒r, sessiz ve derinden ya┼čarlar; ┼čamatas─▒z, g├╝r├╝lt├╝s├╝z ve rekl├óms─▒z. Onlar m├╝tevaz─▒; fakat silinmeyen izler b─▒rakarak ilerlerler. Onlar ├žo─ču zaman yan─▒n─▒zdan ge├žip giderler, g├Âremezsiniz; fark etti─činizde ge├ž olur, o gidece─či yere ├žoktan gitmi┼čtir. Arkas─▒ndan ÔÇťBu, o muydu?ÔÇŁ ya da ÔÇťO, bu muydu?ÔÇŁ dersiniz ve onunla ayn─▒ ├ža─čda ya┼čad─▒─č─▒n─▒z h├ólde onu ke┼čfedemedi─činize, son anda fark etti─činizde de arkas─▒ndan yeti┼čemedi─činize, onunla iki kel├óm olsun edemedi─činize hay─▒flan─▒rs─▒n─▒z. Bo┼čunad─▒r bu hay─▒flanman─▒z; birilerinin size ÔÇťge├žmi┼č olsunÔÇŁ demesinin zaman─▒d─▒r.

Onlar alanlar─▒nda (eskilerin tabiriyle,) toplumun g├╝venli eli (eydi-i mutemedi) olan insanlar─▒d─▒r; onlar insanlar─▒n se├žkinleri (ecille-i n├ós), alanlar─▒nda s├Âz├╝ vesika (mevs├╗k├╝ÔÇÖl kel├«m, g├╝venilir), kitaplar─▒n h├óllerine vak─▒f (ilm-i ahval-i k├╝t├╝p) kimselerdir. Onlar─▒n ruhlar─▒n─▒ dingin k─▒lan, onlar─▒ m├╝tevaz─▒, sessiz ve sakin k─▒lan da bu h├ólleridir. Bu nedenle onlar g├Âz ├Ân├╝nde de─čildirler, bundan ho┼članmazlar zaten.

Bunca s├Âz Mehmet ┼×evket Eygi i├žindi. Kendisiyle tan─▒┼č─▒kl─▒─č─▒m─▒z 1978ÔÇÖlere dayan─▒yor. ─░lk tan─▒┼čmam─▒z, bizim kendisini ─░ran Konsoloslu─čuÔÇÖnun alt─▒ndaki Bedir Yay─▒neviÔÇÖnde ziyaretimizle olmu┼čtu. O y─▒llarda, her sabah namaz─▒n─▒ ─░stanbulÔÇÖun farkl─▒ bir camisinde k─▒lma d├╝┼č├╝ncesi vard─▒. Bunu eyleme d├Ân├╝┼čt├╝rd├╝─č├╝ g├╝nlerdi. B├Âylece birka├ž y─▒l sonra dola┼čmad─▒─č─▒ mescit, cami kalmayacakt─▒.┬á Her sabah farkl─▒ bir camide ve ─░stanbulÔÇÖdaÔÇŽ Bu, kolay bir i┼č de─čildir ve sadece a┼čkla a├ž─▒klanabilir. O tarihlerde, ├╝niversite ├Â─črencisiyim ve Yahya KemalÔÇÖin ÔÇťKocamust├ópa┼čaÔÇŁ diye telaffuz etti─či bu g├╝zel semtte bir Osmanl─▒ mescidinde m├╝ezzinim. Bir bakt─▒m, safta Mehmet ┼×evket Eygi. Namazdan sonra, bunun ayn─▒ zamanda bir iadeiziyaret oldu─čunu ├Âzellikle ekledi. (Mescit imam─▒ Ya┼čar Nuri ├ľzt├╝rk idi ve onunla da k─▒sa da olsa selamla┼čt─▒.) Ertesi g├╝nk├╝ B├╝y├╝k GazeteÔÇÖde ismimizi zikrederek bu ziyareti yazd─▒. Orada bir c├╝mlesi hat─▒r─▒mda: ÔÇťGen├žler yoktu camide, hangi s─▒├žan deli─čine ka├žm─▒┼člard─▒ bilmiyorum,ÔÇŁ gibi bir c├╝mleydi.

Giri┼čte iki s├Âzc├╝k kulland─▒m: M├╝temeddin ve eygi. Anlam─▒n─▒ bilmeyenler i├žin yazal─▒m; ilki ┼čehirli, meden├« anlam─▒na; di─čeri edg├╝-ezgu-eyi-iyi anlam s─▒ralamas─▒n─▒ izleyen bir kelimemiz. Mehmet ┼×evket Eygi, ┼čehirli bir insan, bir ─░stanbul efendisi idi. Eygi, estetik hazlar─▒ son derece geli┼čmi┼č, sanatk├ór ruhlu, Bat─▒ k├╝lt├╝r├╝n├╝ de (Galatasaray Lisesi mezunu, ├Âzellikle Frans─▒z k├╝lt├╝r├╝n├╝ iyi bilirdi) bu topraklar─▒n birikimini ve k├╝lt├╝r├╝n├╝ de iyi bilen, se├žkin bir entelekt├╝eldi. Eygi, bize ayk─▒r─▒ gelen d├╝┼č├╝nceleri ile de farkl─▒ ve daima taze (yeni de─čil taze) kalmay─▒ bildi. Onu taze k─▒lan, elli y─▒ld─▒r s├Âyleyegeldiklerinde-├Ânerilerinde (yol al─▒nsa da) toplumun yeterli olmayan kaplumba─ča y├╝r├╝y├╝┼č├╝d├╝r. ─░stanbul kendini ortaya ├ž─▒karmad─▒k├ža, k─▒saca ─░stanbul, tarih├« dokusu i├žinde g├Âr├╝nmedik├že, bu ┼čehirde insanlar ┼čehirli olmad─▒k├ža, binalar binaya; M├╝sl├╝manlar, M├╝sl├╝manÔÇÖa benzemedik├že onun ÔÇťi├žimizden biri ve en medenisiÔÇŁ olarak s├Âyledikleri ve ele┼čtirileri, kendisinden sonra da hep taze kalacakt─▒r.

Yeni ─░stanbul ve B├╝y├╝k Gazete gibi d├Âneminde etkili iki gazete ├ž─▒karan birikimli bir gazeteci, sanat ve kitap dostu, son derece nazik bir g├Ân├╝l adam─▒; iyi yeti┼čmi┼č, samimi bir M├╝sl├╝man idi Eygi. Eski kitaplardan ve hat yaz─▒lar─▒ndan olu┼čan bir koleksiyona sahipti. Yazarlar Birli─čiÔÇÖnin ─░stanbul ┼čubesi ba┼čkan─▒ gayretli gen├ž adam Mahmut B─▒y─▒kl─▒ ve g├╝n├╝m├╝z├╝n ihtifalc─▒ Mehmet Ziya beyi M. Nuri Yard─▒m d─▒┼č─▒nda bir kadirbilirlik g├Âsterildi─čini duymad─▒m. Ger├ži, bu gibi durumlara ÔÇťatlayanÔÇŁ biri de de─čildi Eygi.

Vefat─▒n─▒ ÔÇťGerici M.┼×. Eygi ├Âld├╝ÔÇŁ gibi kaba ve sayg─▒s─▒z bir ba┼čl─▒kla duyuranlar; onun, 1969ÔÇÖda ya┼čanan ÔÇťKanl─▒ PazarÔÇŁ─▒n mimar─▒ oldu─čunu, 6. FiloÔÇÖyu aslanlar gibi kar┼č─▒lad─▒─č─▒n─▒ÔÇŁ bir daha seslendirdiler. Oysa kendisi hayatta iken 21.11.2004ÔÇÖte yazd─▒─č─▒ bir yaz─▒da; ÔÇť6. FiloÔÇÖnun geli┼či sebebiyle d├╝zenlenen olaylarda bir dahlinin olmad─▒─č─▒n─▒, o tarihte bir yaz─▒s─▒ndan dolay─▒ arand─▒─č─▒n─▒ ve yurt d─▒┼č─▒nda oldu─čunuÔÇŁ a├ž─▒k├ža beyan etmi┼čti. Ki┼činin beyan─▒ esast─▒r. Vak─▒a EygiÔÇÖnin -kendi ifadesiyle- ÔÇťciddi bir kom├╝nizm tehlikesinin bulundu─čuÔÇŁ d├Ânemlerde kimli─činde ÔÇťsa─čc─▒ÔÇŁ etiketinin bask─▒n oldu─ču s├Âylenebilir; fakat insanlar─▒n d├╝┼č├╝nceleri de─či┼čmez mi?┬á Kim, 40 y─▒l ├Âncesindeki yerindedir? Eygi 1974ÔÇÖten sonra g├╝r├╝lt├╝l├╝-┼čamatal─▒ d├Ânemin r├╝zg├órlar─▒ndan kendini korumaya alm─▒┼č gibidir. Bu tarihten sonra geleneksel ─░slam zemininde duran fakat ÔÇťnevÔÇÖi┼čahs─▒nam├╝nhas─▒rÔÇŁ farkl─▒ ve ayk─▒r─▒ bir entelekt├╝eldir. Muhatab─▒ da art─▒k Marksistler de─čil -kendi ifadesiyle- ÔÇśS├╝sl├╝manlarÔÇÖd─▒r.

Eygi; derdi olan, ├Âzele┼čtiriyi kurumsalla┼čt─▒ran, mert duru┼člu bir adamd─▒. Derdini ─▒srarla ve b─▒k─▒p usanmadan seslendirdi. ┬áO bir ─░stanbul beyefendisi idi. Bu ┼čehrin ya┼čat─▒lmas─▒na en ├žok kafa yoran birka├ž ki┼čiden biridir Eygi. ├ľyle ki ÔÇś─░stanbul k─▒y─▒c─▒lar─▒ÔÇÖ aras─▒nda MenderesÔÇÖi de zikretmekten ├žekinmemi┼čtir.

Son 40 y─▒lda; canh─▒ra┼č bir feryatla b├╝y├╝k bir da─č─▒n arkas─▒ndan, sesini beri yama├žtaki i┼čitme engellilere ula┼čt─▒rmak i├žin b─▒k─▒p usanmadan ─▒srarla tekrarlay─▒p ├╝nleyen bir m├╝nad├« gibi seslenip durdu; ama tevazuu elden b─▒rakmadan ve sesini hi├ž y├╝kseltmeden yapt─▒ bunu. Son 20 y─▒ld─▒r ise g├╝nl├╝k yaz─▒lar─▒nda hemen her g├╝n feryat ederek (mealen) ┼č├Âyle sesleniyordu:

ÔÇťM├╝sl├╝manlar! Okuyun, k─▒sa yoldan zengin olman─▒n yollar─▒na bakmay─▒n. ├çocuklar─▒n─▒zla ilgilenin; onlar─▒ da kendiniz gibi kafalar─▒ ve kalpleri bo┼č insanlar olarak yeti┼čtirmeyin. Baz─▒ M├╝sl├╝manlar─▒n ├žocuklar─▒ top pe┼činde, kendileri mal toplamakla me┼čguller. B├Âyleleri ┼čehirli de de─čil k├Âyl├╝ de. Bu insanlar, g├╝zel sanatlarla i├ž i├že de─čil. Sinemay─▒ (g├╝nah diye) y─▒llarca ihmal ettiler. Estetik zevkleri yok. Kendilerine ait bir moda ve tasar─▒mlar─▒ yok. Giyinmesini de yemesini de bilmiyorlar. ─░stanbul T├╝rk├žesiyle konu┼čam─▒yorlar, aksanlar─▒ bozuk; ama bu s├Âylediklerim kulaklar─▒na girmiyor birilerinin. Kazand─▒klar─▒ mallar ba┼člar─▒na bel├ó oluyor yine ders alm─▒yorlar. ├ľ─črenci okutmuyorlar; yoksullar─▒ g├Âzetmiyorlar. ─░ktidar sahibi olsan─▒z da ├Âmr├╝nde bir roman, bir tek mesnevi okumam─▒┼č insanlar─▒, ezberinde on beyit bile bulunmayan ki┼čileri, ─░stanbul k├╝lt├╝r├╝n├╝ bilmeyen, bir musiki eserinden haz almayan m├╝tekebbirleri AnkaraÔÇÖda makam ve mans─▒p sahibi yaparak onlar─▒ ┼č─▒mart─▒yorsunuz, kendinizi etraflar─▒na duvar olarak ├Âr├╝yor ve onlara ula┼čmam─▒z─▒ imk├óns─▒z k─▒l─▒yorsunuz. Onlar─▒n eliyle k├╝lt├╝r├╝m├╝z├╝ de tarihimizi de tan─▒mayan, i┼či ehline vermeyen, g├Âsteri merakl─▒s─▒, kaba saba adamlara tepemizde boza pi┼čirtmeyin.ÔÇŁ

ÔÇťEy M├╝sl├╝manlar, ┼čehirli olun, meden├« olun. Sokaklar─▒n─▒z soka─ča, ┼čehirleriniz ┼čehire, evleriniz eve benzesin. Evinizde g├╝zel bir resim tablosu, iyi bir hat yaz─▒s─▒ var m─▒? Sanmam.

ÔÇťEn az bir dili iyi derecede ├Â─črenin, bir musiki atletini ├žalmay─▒ (g├╝nah sayarak) zaman─▒nda ├Â─črenmediniz, h├ól├ó da ├Â─čretmiyorsunuz ├žocuklar─▒n─▒za. Okumu┼člar─▒n─▒z cahil. HugoÔÇÖyu da bilmiyorlar YunusÔÇÖu daÔÇŽÔÇŁ

ÔÇśCemaatsiz camiÔÇÖye kafa yormuyorsunuz; ama minareye gelince ├žok hassass─▒n─▒z. Estetikten yoksun, kaba saba camiler yap─▒yorsunuz. Caminin ├Ânce minaresini yap─▒yorsunuz, minare gibi g├Âr├╝nmek istiyorsunuz her yerden. Yapt─▒─č─▒n─▒z minare camiyle m├╝tenasip de─čil. Esasen yapt─▒klar─▒n─▒z eser de─čil; kaba bir ÔÇťyap─▒tÔÇŁ. M├╝cahitlikten m├╝teahhitli─če terfi edenler namaz─▒ da b─▒rakt─▒lar, varsa yoksa terkiyi doldurmaya bak─▒yorlarÔÇŽÔÇŁ

ÔÇť─░stanbul ke┼čfedilmeyi; m├╝zeler ve kabirler ziyaret├žilerini, k├╝t├╝phaneler ve mezar ta┼člar─▒ okuyucular─▒n─▒, camiler cemaatini bekliyor. Ar┼čivleri okuyacak kimse kalmad─▒. ─░stanbul ├ťniversitesini y─▒llarca cahil profes├Ârler y├Ânetti,┬á ┼čimdi elinizde iktidar var; kap─▒dan giren hocalar ├ťniversitenin kap─▒s─▒nda ne yazd─▒─č─▒n─▒ yine okuyam─▒yorlar. Cehaletin pirim yapt─▒─č─▒ bir d├Ânemdeyiz. Bu adamlar, bilmediklerini sorup ├Â─črenmeyi bile z├╝l sayacak kadar i┼či z─▒vanadan ├ž─▒karan cahillerle iyi anla┼č─▒yorlarÔÇŽÔÇŁ

Osmanl─▒cay─▒ ├Â─črenmeden kendimizle kar┼č─▒la┼čmam─▒z m├╝mk├╝n olmayacakt─▒rÔÇŽÔÇŁ vd.

Mehmet ┼×evket EygiÔÇÖnin inanm─▒┼č bireye y├Ânelik samimi ele┼čtirileri ├Âzetle bunlard─▒. Eygi, dar bir alanda, sesini b├╝y├╝k bir g├╝r├╝lt├╝ ve karga┼čan─▒n ortas─▒na ula┼čt─▒rmak i├žin bunca y─▒l ├ž─▒rp─▒nd─▒, anlatt─▒. Ortal─▒─č─▒ velveleye veren beton delicinin (darbeli matkap) sesini a┼č─▒p da insanlara ula┼čt─▒ramad─▒ sesini. Bu sese kulak verilmeli de─čil mi(ydi)? Bu ses daha b├╝y├╝k kitlelere ula┼čabilmeli de─čil mi(ydi)? Bu son sorunun cevab─▒n─▒ da muhatab─▒ d├╝┼č├╝ns├╝n.

___________________________________

(*) Bu yaz─▒, Mehmet ┼×evket Eygi hayatta iken yaz─▒lm─▒┼čt─▒. Ne ki ├╝┼čendim hep ve bir t├╝rl├╝ yay─▒mlamak nasip olmad─▒. Yaz─▒m─▒z, EygiÔÇÖnin vefat─▒ndan sonra yeniden d├╝zenlendi.